Rüya, sembollerin dilini kullanır

11 Temmuz 2012

‘Venüs Bağlantısı’, ‘Bir Kadını Öldürmek’ ve ‘Yeni’den Doğanlara’ adlı kitapların yazarı Sibel Atasoy, aynı zamanda bir ‘rüya görüşmecisi’. Rüyalar üzerine çalışmalar yapan Atasoy, kişinin rüyalarını dinliyor ve sorular sorarak çözümlemesini sağlıyor.

Sibel Ateş YENGİN
sibel.ates@aksam.com.tr

Sibel Atasoy, yıllarca büyük şirketlerde üst düzey yöneticilik yapmış. İşletme doktoru Atasoy’un ihtisası hasta işletmeleri iyi etmek üzerine kuruluymuş. Üst düzey yöneticilik yapmanın çok zor ve çok yorucu olduğunu dile getiren Atasoy, çok iyi para kazandığını ancak buna karşılık hayatının 24 saatini elinden aldıklarını anlatıyor. “Birinin 24 saatini almak o kişinin kendini yüzde yüz satması demektir. Bu korkunç bir olay. İnsan dolup dolup taşabiliyor, ben de böyle olmuştum…” Her şeye aşk duygusuyla yaklaştığını anlatan Atasoy’un, mesleğine duyduğu aşk da bitince görevinden istifa etmiş.

Durumunu ‘bal yiyen baldan usanır’ sözüyle açıklayan Sibel Atasoy, “Ekonomi dilinde de ‘işletme körlüğü’ diye bir kavram vardır. Dört yıl aynı işte ve aynı konumda çalışıyorsanız çok başarılı, çok zeki olsanız dahi en basit şeyi bile göremez hale gelirsiniz. En uzun süre Çukurova Makine’de çalıştım, onun dışında hem şehir, hem ev hem de iş değiştirerek hep bu kurala uydum” diyor. Onca yorgunluğun ardından rotasını Fethiye açıklarında bir adaya çeviren Atasoy, Robinson Crusoe hayatı yaşamaya karar vermiş. Çok az kişinin kaldığı ıssız adadan kasabaya gidebilmek için de kendine bir deniz bisikleti alan Atasoy, ihtiyaçlarını bu şekilde karşılıyormuş.

“Çocukluktan beri çok uydurukçu biriyimdir” diyen Atasoy, adadayken yazmaya başlamış. Yazar kimliğinin yanı sıra rüya görüşmeciliği de yapan Atasoy, katıldığı felsefe derslerinde rüya çözümleme dersleriyle karşılaşır karşılaşmaz sisteme âşık olduğunu fark etmiş. O gün bugündür rüyalar üzerine çalışan Atasoy, kişilerin rüyalarını dinliyor, onlara sorular soruyor ve kişinin kendi rüyalarının çözümünü kendine buldurtuyor. Atasoy’la rüyaların dilini konuştuk.

– Rüyalarla ne zaman ilgilenmeye başladınız?
Katıldığım felsefe derslerinin bir bölümünde rüya çözümlemesi yapılıyordu. Sistemi görür görmez âşık olmuştum. “Bu muhteşem bir şey” dedim. Sonra bu yöntemi uygulayan Jung’cu (Carl Gustav Jung) psikiyatr Gayle Delaney’in ‘Rüyalarla Problem Çözme Tekniği’ kitabını buldum. Hemen bu rüya çözümleme işini çevremdeki birkaç kişiye uygulamaya başladım.

– Rüya görüşmecisi ne demek?
Rüya, sembollerin lisanıyla çalışır. İşte ben de bu sembolleri kullanıyorum. Soru sorma yöntemiyle o kişinin bilinçaltındaki simgelerle kendisine verdiği mesajları bulmasına yardımcı oluyorum. Kendi rüya dilinizi öğrenmeniz olağanüstü bir gelişmedir. Rüyamın çözümlenmesi gündelik hayatımda bir iyileşmeye sebep olmalı, aydınlanmamı sağlayıp hayatı daha zevkli geçirmemi sağlamalı.

– Nasıl yapılıyor?
Bu çalışmayı öğrenmek için belli bir süre seyretmeniz gerekir. Kişi rüyasını anlatır, anlatılan rüyayı en ince ayrıntısına kadar yazarım. Sonra ona birtakım sorular sorarım ve o sorularla kendi kendine sembol lisanını itiraf ettiririm. Asla yorum yapmam. Siz onu kendiniz bulmadıkça, ben onu size buldurtmadıkça bunun hiçbir yararı olmaz.

– Rüya tabirleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Genel rüya tabirlerini kullanmıyorum. Ama diş görmek şuna, fare görmek buna işaret eder gibi bilgilere de yüzde yüz inanırsanız bu bilgiler de çalışır. Çünkü bir sözcüğün üzerine aynı anlam yüklenir ve siz inanırsanız bu bilgi zamanla doğru hale gelir.

– Genelgeçer semboller var mı?
Kolektif bilinçaltında tüm insanların bazı simgelere aynı anlamları verdiği durumlar var. Mesela ev, araba gibi… Jung hayatı boyunca 80 bin rüya çözmüş. Ortak birkaç şey bulmuş. Ortaklardan birine göre rüyada görülen kapalı alan, bir bina kişiliği anlatıyordur ama o hangi kişidir, nasıl birinden bahsediyordur bütün bunlar genel kişilik çerçevesinden söz eder. Mesela rüyada görülen bir araba genel olarak hayat yolundan bahsediyordur. O arabanın ne şekilde olduğu, cinsi, kişinin arabanın neresinde oturduğu önemlidir.

– Araba kullanmayı bilmediğim halde kendimi araba kullanırken görürüm ve çok korkarım…
Hayatınızın kontrolünü kendi elinize almak istemediğinizi gösterebilir bu rüya. Muhtemelen evlisiniz ve hayatın tüm kontrolünün bütünüyle sizde olması sizi endişelendiriyor ve korkutuyordur.

HABERCİ RÜYALAR DA OLABİLİR
– “Rüyamda gördüm çıktı” denir ya bunun gibi haberci rüyalar var mı?
Bazıları haberci rüyalar görebiliyor. Bu o kişinin 0-4 yaş arasında oluşmuştur. Çünkü o yaşlarda dünya algımızın yüzde doksan beşi tamamlanıyor. Diyelim ki o yaşlardaki bir çocuğun annesi sohbet ederken “Şunun olacağını görmüştüm rüyamda” dediyse çocuk rüyayı o şekilde algılamaya başlıyor ve rüya gelecek hakkında bilgi verir diye öğreniyor. Artık hayatında gördüğü rüyaların çoğu haberci rüya oluyor.

– Rüyalar gelecekten bilgi verir mi?
Gelecek dediğiniz şu anda oluşuyor. Şu ana hâkim olduğun an gelecek önündedir. Gelecek kesinleşmiş bir şey değildir ki. Şu anda yaptıklarına bak, o yaptıklarının devamıdır gelecek. Geçmiş ve gelecek yok, zaman diye bir şey de önümüzden akıp geçmiyor sadece hayat denen oyun spiral bir biçimde önümüzde dönüyor. Öncesi ve sonrası olmayan zamanız ve sonsuzca buradayız. Olaylar tren kompartımanı gibi geçiyor önümden ve hayat denen şey dönüyor.

http://www.aksam.com.tr/ruya,-sembollerin-dilini-kullanir–125831h.html

Bir yorum

  • yılmaz 18 Temmuz 2012, 12:58

    Evet rüyalar ikiye ayrılırlar:
    1-Sembolize edilerek şifrelenmiş, analiz edilmesi gereken rüyalar.
    2-Dandik rüyalar.

    Neden bilmem bana 46 senedir %99 hep dandik rüyalar denkgeldi. Kalan %1’in de analiz edilebilecek türden olduğu belki de benim kuruntumdur…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir