Ruhun Anatomisi

21 Aralık 2016

“Ölüm iyileşmeyi başaramamak değildir.Hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır. Bir çok insan duygusal ve psikolojik fırtınalardan iyileştikten sonra şifa bulmuş olarak ölebiliyor.” Ruhun Anatomisi

Başarmak-başaramamak, holistik düşünce biçiminin tartışmalı bir konusu olarak varlığını sürdürmekte.
Zihnimize ait bir mekanizma her durumu kazanmak/kaybetmek ya da iyi ve kötü gibi iki kutupta görmekte ısrar ediyor. Birinin bedeni bir hastalıktan iyileşemediğinde ya da öldüğünde, yeterince gayret göstermediği gibi lineer bir sonuca varılabiliyor.
Bilinçlenmenin hedefi ne ölümü atlatmak ne de hastalıklara karşı bağışıklık kazanmak. Amaç yaşam esnasında ekstra yükleri mümkün mertebe boşaltabilmek, huzurlu mutlu anlar yaşayabilmek ve hem yaşarken hem de ölürken hafif olabilmek.

*

Bir iyileşme planımız olmadığında destek ve şefkat olduğunu düşündüğümüz şeyin bağımlısı olma riskiyle karşı karşıya kalıyoruz.

15541043_1361220763899672_2136554679061114001_o

*

 

Tibet’in Yaşam ve Ölüm kitabının yazarı Soyal Rinpoche ruhsal ustalığı şöyle tanımlamış:

“Kişinin, İlahi olanla çatışma olmayacağını bildiği bir bilinçliliğe ulaşma hali.” Böylece kişinin seçimleri Tanrı’nın seçimleriyle aynı oluyordu. Sogyal’ın ustası, bir seçimin diğerinden iyi olup olmayacağına dair seçim yapma ikileminin ortadan kalktığı bir bilinç halinde yaşamıştı. Ustasının ulaştığı mükemmellik halinde her seçim doğru seçimdi.

Benzer şekilde Castaneda öğretisinde Don Juan Matus’a göre, bilgi insanı olmanın (ona göre en yüksek bilinç hali) belirtisi, kişinin tinin isteklerinin zaten kendi isteği olduğuna kendini ikna etmiş olmasıydı.

 

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir