Dragonfly Projesi Nasa’nın 2026 yılında başlayacağı Titan’la ilgili görev. Güneş sisteminin ikinci büyük ayı olan Titan, Satürn’ün uydusu ve şartları itibariyle dünyanın ilk zamanlarını andırıyor. Kalın bir buz tabakası ile kaplı olsa da metan ve etandan oluşan çok sayıda nehir,göl ve denizlere sahip.Buralarda henüz bilmediğimiz bir tür yaratık türemiş olabilir. Ya da belki ünlü Solaris, Tita...

Dünyada özellikle son 30 yıldır giderek artan oranlarda manevi alanlara yönelindiği biliniyor. Bunların içerikleri, dinler, uzak doğu öğretileri, şamanik olgular ya da amerikanın modernize ettiği ve bir çok başlık altında öne sürülen tüm yöntemler dahilinde değişse bile amaç aynı; maneviyata yöneliş. Fakat bu “manevi  yönelişin”hangi amaçla böylesine hızlandığına dair gerçek bir araştırma var m...

Fotoğrafı ilk gördüğümde fotomontaj ya da fantastik bir filmden sahne zannettim fakat meğer Polonyada bir ormanmış (adı Çarpık orman) üstelik neden böyle olduklarına dair bir açıklama da bulunamamış! * Döngüsel Evren Döngüsel evren, 10 boyutlu uzay-zamanda titreşen kütle/enerji sicimleri olarak gören sicim kuramını esas alıyor. Evrenimiz 10 boyutlu uzayzamanda yüzen 3 boyutlu bir ada mı? #popularsciencetürkiye foto...

“OYUN BİR de kaza eseri olur ve ölür” Demiştim Bir Kadını Öldürmek kitabımda. Biraz açıklamaya çabalarsam: Oyun, tüm kapsayan ve kapsanan oyunlar, BİR olanın içinden gelir. “Bir” ise kısaca potansiyeller denizi diyebileceğimiz, kuntumsal adıyla vakum’dur. BİR amaç taşımadığından oyunların ilki kaza eseri olmuş olmalıdır. Malum kaza beklenmeyen ve istenmiyen bişeydir ancak evrime sebep olandır da aynı zam...

Lawrence Kohlberg çocuklara ikilemler sunarak ahlaki gelişimlerini incelemiştir. Bu ikilemler özellikle iki ya da daha fazla ahlaki ilke arasındaki çatışmayı içermektedir. Çocukların verdikleri yanıtların ardındaki mantığı değerlendirerek katılımcıları ahlaki gelişim seviyelerine göre sınıflandırmıştır (Jarette,2013). Kişinin normatif yükümlülükleri bir bilinçle yerine getirmesi, kendi normlarına sahip olma...

Lanıakea bu kitabı mutlaka okuyun bakış açınız değişecek, bu kitap severek okuduğum ve bir defa daha okuyacagım kitap. Kendinizi parelel evrenlerin izdüşümünde hissedeceksiniz Mari Peri Aryn Her gün uyanır, yüzümüzü yıkar, kahvaltımızı yapar ve işe gideriz. Beş duyumuza çarpan gerçekliği hissederiz. Her şey ne kadar da nettir. Üzerimize gelen bu somut imgelerden, maddelerden sıyrılıp daha fazlasını düşünmek...

Bu konuda altı aşamalı bir süreç izleyeceğiz: 1.Dikkat önemli. Her gün yeni bir şey okuyun,izleyin ya da dinleyin. Aşina olmadığınız konular, beyninizin yeterince kullanılmayan bölgelerini uyarır, toplam dikkatinizin artmasına sebep olur. Kısa molalar verin, bu dikkatinizin dağılması olasılığını azaltır. Çok dikkat gerektiren işlerin öncesinde yirmi dakika egzersiz yapın. Doğrusu bana yürüyüş çok iyi geliyor ...

Şamanla sezgiselliği öğretmezler, bunu üstlenirler. Bunu nefes almak kadar kolay ve doğal yaparlar. Aslında bu durum ilk 3 prensibin (İke-Dünya düşündüğün şeydir, Kala-Limit yok herşey birbiriyle bağlantılıdır, Makia-enerji dikkatin gittiği yere akar) doğal sonucudur.  3 prensibin doğal sonucu insana zaten sezgiselliği yaşatır. Sadece nefes alarak sezgisellik rafine bir şekle getirilebilir. Sezgi kelimesinin aktif ve...

İnsan bedeni kadar fantastik bir oluşumla karşılaşmadım daha. Hayal dünyamızla yaratabileceğimizden çok daha komplike üstelik sosyal insanın bilinen tarihteki yerinden çok daha gelişmiş bir yönetim tarzıyla idare ediliyor, Heterarşik bir yapı. Hiç bir organ örneğin beyin ya da kalp bu ormanın kralı benim filan demiyor! Her biri kendi işine bakıyor, her biri diğerlerinin işini kolaylaştırmak için var. Bilinç altı d...

Fethiye haber
Basında / 03 Kasım 2008

SİBEL ATASOYU TANIYALIM?   Merhaba   ÜRETKEN BİR YAZARSINIZ. OKURLARINIZLA ARANIZ NASIL?   Okuyabilenlerle aramın iyi oldugunu sanıyorum.:) Güzel yorumlar almak herhalde bir işe emek vermiş herkes için hoş bi mükafaat olsa gerek.   NASIL ve NE ZAMAN YAZIYORSUNUZ? GÜNÜNÜZÜN NE KADARINI YAZMAK İÇİN AYIRIYORSUNUZ?   Ah bu soruya Simenon gibi cevaplar verebilmeyi ne kadar isterdim bilemezsiniz J (kendisi çok disiplin...

Radikal Kitap Eki -haber
Basında / 03 Kasım 2008

Kim bir kadını öldürmek istememiştir ki?! “Bir Kadını Öldürmek” kitabında birçok açıdan yenilikler var. Yazar hem içerik hem de aktarım şekli açısından farklı yöntemler deniyor. Kitabı okuyup bitirdiğinizde belki bunun farkına varmayabilirsiniz, ancak bana öyle geldi ki Sibel Atasoy gözlerinizden beninize ulaşarak onların odak noktasıyla oynuyor. Aslında bu işlemi yaparken bir art niyeti de yok...

Radikal Gazetesi -haber
Basında / 03 Kasım 2008

Müstakbel katil kim? Başak ÜMİT     Bir Kadını Öldürmek, bir erkeğin bir kadın öldürme niyetini açık eden oldukça sarsıcı cümlelerle başlıyor. Kahraman, bu kadının nesi olduğunu söylemekte gönülsüz olmakla birlikte onun neden öldürülmesi gerektiğini ve öldüreceği kadının tarifini net olarak yapıyor. Sonra sahneye öldürülmesi gereken kadın dahil oluyor. Müstakbel katil ile kurbanın ilişkileri...

Özgür Pencere -Röportaj
Basında / 03 Kasım 2008

1. Anladığım kadarıyla bu kitap bir puzzle gibi. 2 kitap içiçe bir bütünü aktarmış. Birinin eksikliği diğerini algılamanın tam olması bakımından etkileyebilir ama tek ve çift bölümler kendi içlerinde özgür… Bu kitabı yazarken 2 ayrı kitap yazarak mı yola çıktınız, yoksa herşey kendiliğinden mi gelişti?   Aslında kitap dört ayrı bölüm halinde ilerliyor. Tek ve çift sayılı bölümler büyü...

Cumhuriyet – Röportaj 25.04.06
Basında / 03 Kasım 2008

Cumhuriyet – Röportaj 25.04.06 Sırıtkan Kırmızı Ay, sizin ilk romanınız… Okurun Sibel Atasoy’un adı ve kurgusu ile tanıştığı ilk roman… Ama uzun yıllardan bu yana yazıyordunuz. İlk roman fantastik bir gerilim romanı olmasının yanında, bir yanıyla da gerçek hissi uyandıracak kadar etkileyici bir kurguya sahip… İlk romanın fantastik-gerilim türünde olmasının bir tesadüf olmadı...

Rüya ve SırMISIR
Blog / 03 Kasım 2008

Az önce merak edip dedektif kelimesine baktım sözlükten, acaba dilimize tam olarak nasıl aksetmiş bu yabancı kökenli kelime diye ve aynen alıntılıyorum: Suç sayılan bir işi veya bu işi yapanı ortaya çıkarmakla görevli kimse, hafiye, polis hafiyesi Hımmm… Peki suç nedir dedim ardından: 1 .     Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış. 2 .    hukuk  Yasalara aykırı davranış, cürüm   Tabi...

Rusya-2007
Gezi Notları / 03 Kasım 2008

Moskova -2007    Yıllardan sonra Rusya’ya gitmek nasıl olacaktı? Son iki haftadır gözüme uyku girmiyordu, biraz sevinç biraz gerginlik. Seyahatlerimde beni geren en büyük unsur, gittiğim ülkenin farklı bir alfabe kullanıyor olmasıdır. Dilini bilemediğin gibi yol bile bulamıyorsun. Geçen yıl aynı durum Mısır’da geçerliydi. Hayırlısı bakalım. Tahmin edebileceğiniz gibi yola çıkacağım günün g...

Mısır – RA’nın Ülkesi
Gezi Notları / 03 Kasım 2008

Egypt 2006   İlk gün…   Havaalanına iki saat kadar önce geldim. Checkin yaptırabilmek için kontuarın açılmasını bekledim. Yarım saat geçmesine rağmen EgyptAir kontruarı bi türlü açılmıyordu, hatta kalkış saati bizden epey sonra olan uçuşların bile kontuarları açıldıktan çok sonra Mısırlılar da masayı açtılar. Bunu çok normal kabul ettim hatta içimden epeyce güldüm. Mısırlıların çok ra...

Dün gece zaman eridi mi?
Blog , Şiirimsiler / 01 Kasım 2008

Nereye gidiyoruz, zaman erirken çikolatalı dondurma tadıyla Geniş, çok geniş delikler dün gece düştüm içeri birinden! Pek manalıydı, yavaşlatılmış uzun bir öpüşme duygusu karışırken geniş zamana topladı birden kendini Liflerinin arasında kalakaldım hızlandırılmış güne merhaba! yine çırpılacağım yine muzlu süt kıvamında! 22.10.03 Baktım da günlüklere, daha öncede olmuş böyle şeyler. Dilekle...