Dünyada özellikle son 30 yıldır giderek artan oranlarda manevi alanlara yönelindiği biliniyor. Bunların içerikleri, dinler, uzak doğu öğretileri, şamanik olgular ya da amerikanın modernize ettiği ve bir çok başlık altında öne sürülen tüm yöntemler dahilinde değişse bile amaç aynı; maneviyata yöneliş. Fakat bu “manevi  yönelişin”hangi amaçla böylesine hızlandığına dair gerçek bir araştırma var m...

Fotoğrafı ilk gördüğümde fotomontaj ya da fantastik bir filmden sahne zannettim fakat meğer Polonyada bir ormanmış (adı Çarpık orman) üstelik neden böyle olduklarına dair bir açıklama da bulunamamış! * Döngüsel Evren Döngüsel evren, 10 boyutlu uzay-zamanda titreşen kütle/enerji sicimleri olarak gören sicim kuramını esas alıyor. Evrenimiz 10 boyutlu uzayzamanda yüzen 3 boyutlu bir ada mı? #popularsciencetürkiye foto...

“OYUN BİR de kaza eseri olur ve ölür” Demiştim Bir Kadını Öldürmek kitabımda. Biraz açıklamaya çabalarsam: Oyun, tüm kapsayan ve kapsanan oyunlar, BİR olanın içinden gelir. “Bir” ise kısaca potansiyeller denizi diyebileceğimiz, kuntumsal adıyla vakum’dur. BİR amaç taşımadığından oyunların ilki kaza eseri olmuş olmalıdır. Malum kaza beklenmeyen ve istenmiyen bişeydir ancak evrime sebep olandır da aynı zam...

Lawrence Kohlberg çocuklara ikilemler sunarak ahlaki gelişimlerini incelemiştir. Bu ikilemler özellikle iki ya da daha fazla ahlaki ilke arasındaki çatışmayı içermektedir. Çocukların verdikleri yanıtların ardındaki mantığı değerlendirerek katılımcıları ahlaki gelişim seviyelerine göre sınıflandırmıştır (Jarette,2013). Kişinin normatif yükümlülükleri bir bilinçle yerine getirmesi, kendi normlarına sahip olma...

Lanıakea bu kitabı mutlaka okuyun bakış açınız değişecek, bu kitap severek okuduğum ve bir defa daha okuyacagım kitap. Kendinizi parelel evrenlerin izdüşümünde hissedeceksiniz Mari Peri Aryn Her gün uyanır, yüzümüzü yıkar, kahvaltımızı yapar ve işe gideriz. Beş duyumuza çarpan gerçekliği hissederiz. Her şey ne kadar da nettir. Üzerimize gelen bu somut imgelerden, maddelerden sıyrılıp daha fazlasını düşünmek...

Bu konuda altı aşamalı bir süreç izleyeceğiz: 1.Dikkat önemli. Her gün yeni bir şey okuyun,izleyin ya da dinleyin. Aşina olmadığınız konular, beyninizin yeterince kullanılmayan bölgelerini uyarır, toplam dikkatinizin artmasına sebep olur. Kısa molalar verin, bu dikkatinizin dağılması olasılığını azaltır. Çok dikkat gerektiren işlerin öncesinde yirmi dakika egzersiz yapın. Doğrusu bana yürüyüş çok iyi geliyor ...

Şamanla sezgiselliği öğretmezler, bunu üstlenirler. Bunu nefes almak kadar kolay ve doğal yaparlar. Aslında bu durum ilk 3 prensibin (İke-Dünya düşündüğün şeydir, Kala-Limit yok herşey birbiriyle bağlantılıdır, Makia-enerji dikkatin gittiği yere akar) doğal sonucudur.  3 prensibin doğal sonucu insana zaten sezgiselliği yaşatır. Sadece nefes alarak sezgisellik rafine bir şekle getirilebilir. Sezgi kelimesinin aktif ve...

İnsan bedeni kadar fantastik bir oluşumla karşılaşmadım daha. Hayal dünyamızla yaratabileceğimizden çok daha komplike üstelik sosyal insanın bilinen tarihteki yerinden çok daha gelişmiş bir yönetim tarzıyla idare ediliyor, Heterarşik bir yapı. Hiç bir organ örneğin beyin ya da kalp bu ormanın kralı benim filan demiyor! Her biri kendi işine bakıyor, her biri diğerlerinin işini kolaylaştırmak için var. Bilinç altı d...

12-19 aylık bebekleri bir oyun odasına alıp oyuncaklar filan koymuşlar ve habersizce videoya almışlar. Bebekler bir saatte ortalama 2400 adım atmışlar! Bu ortalama sekiz adet futbol sahası eder. Bu bazen 4000 adıma kadar da çıkıyormuş. Ben çok şaşırtıcı buldum 🙂 * Çoğu koku araştırmacısı koku alma duyumuzun yalnızca koku moleküllerinin burnumuzdaki reseptörlere uyumluluğu ile çalıştığını söylüyor. Ama Dr...

Hayat Sayacı-dizi film hikayesi
Öyküler / 03 Kasım 2008

Hayat Sayacı   Ana Karakterler:   Nedret: 40 yaşlarında, şişmanca, uzun siyah saçlı, hiç evlenmemiş bir kadın;                         Babası deniz subayı, vefat etmiş. Annesi Heybeliada’da yaşıyor. Kendisi onbeş sene kadar hosteslik, kabin amirliği yapmış daha sonra sinirsel yapısının hassaslığı nedeniyle istifaya zorlanmış. O zamandan beri çalışmıyor ve babasından aldığ...

Özgür bir toplumda bilim
Felsefe ve Kuantum / 03 Kasım 2008

İki SORU Bilim konusundaki her tartışmada ortaya çıkan iki soru vardır;   (A) Bilim nedir? • nasıl ilerler, sonuçları nelerdir, standartları, usulleri, sonuçları öteki alanların standartlarından, usullerinden, sonuçlarından ne bakımdan farklıdır? (B) Bilimi bu kadar yüce yapan nedir? – bilimi öteki varoluş biçimlerine kıyasla daha yeğlenir yapan ve bunun sonucu olarak da farklı standartlar kullanması...

Kuantuma giden yol
Felsefe ve Kuantum / 03 Kasım 2008

Bu aralar hep kuantum bilinciyle meşgulüm ya, insanlığı kuantuma getiren yolu merak ettim. Şu ana kadar kuantumun geleceğe uzantılarına bakmıştım oysa onun bir de geçmişe uzantıları var.   Çok çok gerilere uzanacak kadar işin uzmanı olmadığımdan, yakaladığım ilk ipucundan başlayacağım: Newton klasik fiziğinden Einstein’ın görecelik kuramına nasıl geçtik?   1900 yılında Einstein üniversiteden...

Zihinsel projeksiyon-2
Felsefe ve Kuantum / 03 Kasım 2008

Bununla birlikte, Metafizik fenomenlerle ilgili araştırmalarda “deneyci etkisi”adı verilen bir etkinin varlığı ortaya çıkmıştır. Yani, deneyi gerçekleştirenin bu deneyin sonucunu belli bir oranda etkilemesi. Eğer deney inançsız bir araştırmacı tarafından gerçekleştiriliyorsa, oldukça düşük sonuçlar elde edilirken, inanan bir bilim adamı tarafından yapıldığı takdirde bu, hem performansı hem d...

Zihinsel projeksiyon -1
Felsefe ve Kuantum / 03 Kasım 2008

Zihinsel projeksiyon kuramı ile yakından ilgili gördüğüm PLASEBO etkisine birlikte göz atalım: Plasebo; beden üzerine hiçbir etki yapmayan, herhangi bir tıbbi tedavi şekline verilen addır. Buna biz kısaca şuurun bedene hakim olduğu güç de diyebiliriz. Ancak evrende bir şeyin varlığının kendi başına hiçbir anlamı olmayıp nedeni olduğu evrendeki geri kalan nesnelerle olan ilişkisi dolayısıyla, aynı etkiler...

Kuantum Denemeler
Felsefe ve Kuantum , Kitap Özetleri / 03 Kasım 2008

Kuantum Hakkında Denemeler 1. Temelde kuantum denen şey aynı anda hem dalga hem parçacıktır. 2. Fakat ölçmeye veya gözlemlemeye kalkarsanız ya dalgayı ya da parçacığı bulursunuz. İkisi aynı anda saptanamazlar! 3. Dalga ve parçacığı aynı anda net bir şekilde saptayamama durumu, Heisenberg’in ünlü belirsizlik İlkesinin özüdür. Bu olgu, tıpkı koca bir kazan çorba içindeki şeyler gibi, hiçbir şeyin ...

Doğmamış olabilir miyiz?!
Blog / 03 Kasım 2008

Gerçekten de böyle bir olasılık var. Sizler düşündünüz mü bilemiyorum. Reenkarnasyon var/yok başlığında düşünce dizgem bu noktaya kadar ilerledi, yani henüz doğmamış olabilir miyiz? Bu düşüncemi açımlayabilmek için hemen herkesin bildiği bir örnek üzerinden harekete geçmek istiyorum. Yanlış anlaşılmasın Matrix filminden etkilenmiş değilim, sadece anlatacaklarımın göz önüne getirilebilmesi için...

Yeni Dünya
YENİ DÜNYA / 03 Kasım 2008

Öyle bir yer olsun ki yaşadığım yer; Göz alabildiğine yeşil ve mavi Kelebekler de tabii, gökkuşağı renginde Vücudum bana ağır gelmesin, Sürüklemeyeyim onu ardımdan. Her neyi beğenirsem ona Konukluk edeyim bir süre Bazen bir ağaca, bir tavşana Ya da bir adamın içine Taşınayım. Oh ne güzel dünya Kira yok, kontrat yok. Aşk olsun yine yapıştırıcımız Dirimin sevinci, annemin şefkati Çocuklar hepimizin ol...

Herşey hatırlamakla ilgili
Blog / 03 Kasım 2008

Herşey hatırlamakla ilgili  Düşünün doğduğumuzdan bu yana ne kadar çok şey gördük, duyduk, okuduk, kokladık ve okşadık. Hatırımızda kalan ise çok ama çok az şey bütünle karşılaştırdığımız takdirde. Geçen akşam şöyle bir düşündüm, neden bazı şeyler aklımızda kalmış da diğerleri ortada yok diye. Sanırım bütün bu bilgiler kaydedildiği duygunun yoğunluğu ile orantılı hatırlanabiliyor....