Akaşınız geçmişin lineer temsili değildir. Akaşik kayıt İnsanın aktiviteleri hakkında değildir. İnsanın enerjileri ve duyguları hakkındadır ve bir kitaptaki sayfalar gibi lineer tarzda hatırlanmaz. Bunun yerine, hepsi bir arada guruplanır. Bu güçlü olan hatıralar sistemidir! Tek sayfası olan Akaşik bir kitabı açmayı hayal edebilir misiniz? Tek sayfa! Tek sayfa, yapmış olduğunuz her şeydir. Bu sadece tek sayfadır, çünkü o çok boyutludur. Tek sa...

Bugün politikada ve dış ilişkilerde gördüğümüz sefil senaryonun sadece bir detayını kendi içimizde, günlük yaşamımızdaki yansımasını bulup bunu değiştirmeye kesin karar verip uygulasak, dünya o anda makul bir miktar değişir. Burada iki sorun var gibi görünüyor; Birincisi o senaryonun farkına varmak, ikincisi değiştirmeyi istemek. Fakat üçüncü ve ilk ikisini içeren sorun, farkına varıp, değiştirmek isteyip bunu dışarıdaki kişileri değiştirmek,y...

Pirincin içindeki siyah taşlardan korkma beyaz olanlardan kork Japon atasözü Komşun kötü olursa, bütün yasaları bilirsin. Fin Atasözü Tek bir elle boğa yılanı sarılmaz. Afrika atasözü Boş bir sepet yüksek sesle sallandı. Kore Atasözü İki Yahudi bir araya gelse şirket, iki Türk bir araya gelse Devlet kurar. Çin Atasözü 🤣😎🙄 Aç gözleri iyilikle doyurmak olmuyorsa geriye kum dökmek kalıyor. Fin Atasözü Fidan ekmek için en i...

Hep bilinçaltı ya da bilinçdışını merak eder,onu irdelemeye çalışırız ya, aslında bilinç konusu da oldukça müphem! Bilinç nedir? Ona kısaca farkındalık desek bu kez farkındalık nedir diye sormamız gerekir. Şöyle bir tanımlama yapılmış (sanırım felsefe sitesinden), ki okuyunca oldukça makul geliyor: Bilinçlilik olduğunu düşündüğümüz kimi durumlar: – Uykuda olmamak ve ya çevreye karşı farkındalığı kaybetmemek   – Psikotrop ilaçlar al...

Dikkat, başlangıçtan beri var olan zekadır, bilincin ta kendisidir. O kavramsal düşünce tarafından yaratılmış bariyerleri ortadan kaldırır ve bununla birlikte hiçbir şeyin kendi başına var olmadığı farkındalığı gelir. O algılayanı ve algılananı birleştirici bir farkındalık alanı içinde birleştirir. O ayrılığı ortadan kaldıran ŞİFACIdır. Eckhart Tolle Şimdi anına amacımıza ulaşacak bir araç olarak bakmadıkça bu alana giren herkesi ve her şeyi i...

Arrival, Hayatının hikayesi öyküsünden bu alıntının ikinci paragrafı büyük şeyler ifade ediyor. Ayrıca ben kişisel olarak deneyim ve ifade şekillerinin burdaki gibi ikiyle sınırlı olmadığını da söylüyorum. Burada heptapotların zaman kavramı olamayacağını da anlıyoruz aslında ama Ted belki okuyucunun anlaması için belki bunu yazdığı 97 yılında bunun tam olarak farkında olmadığından altını kalın kalın çizmedi.   İkinci dikkat, lineer olmak zorun...

Eşi deniz kuvvetlerinden emekli bir arkadaşım vardı. Oğullarımız aynı yaşlarda olduğundan mümkün oldukça görüşürdük. İlginç bir evleri vardı, her yer ve duvarlar batmış ünlü gemilerden çıkarılmış parçalarla doluydu. Ayrıca bir oda dolusu da sergilenemeyen gemi kalıntısı vardı, öyle hatırlıyorum. Salona girdiğinizde tam göz hizanıza pek güzel ve kaliteli bir çerçeve içine yazılmış şu yazıyla karşılaşırdınız: “everybody make mistakes excep...

İnsan Varlıklar daha büyük hakikate uyanıyor ve bu sadece mesajların içinde değil. Daha büyük hakikat çocuklar için ve onların çocuklarının çocukları için gezegendeki diğer uygarlıklar ile uyuşabilir bir barış dünyası vizyonudur. Bu, “Yaratıcı hakkında bizim inançlarımız farklı, ama sizin inançlarınızı da onurlandırıyoruz. Sisteminizde yaptığınız şeyi onurlandırıyoruz, çünkü bu tek kaynak ile bağlantılı” diyecek olan gelecekteki kültürler hakk...

“gerçek bizim hakikat olarak aldığımızdır. bizim hakikat olarak aldığımız bizim inandığımızdır. inandıklarımız bizim algılarımıza dayanır. algıladıklarımız bizim aradıklarımıza dayanır. bizim aradıklarımız bizim düşündüklerimize bağlıdır.   ne düşündüğümüz ne algıladığımıza bağlıdır. ne algıladığımız neye inandığımızı belirler. neye inandığımız neyi hakikat olarak aldığımızı belirler. neyi hakikat olarak aldığımız bizim gerçeğimizdir....

Bir Kadını Öldürmek
Basında / 03 Kasım 2008

“BİR KADINI ÖLDÜRMEK”   Çok-fonksiyonlu bir araçtan layıkıyla yararlanabilmek için, kullanma kılavuzuna bakmak gerekir… Sibel Atasoy’un “Bir Kadını Öldürmek” adlı son ‘roman’ı da, alışılmadık biçimde çok-fonksiyonlu / çok-boyutlu anlatımlar içeriyor. Yani, okumadan önce aşağıdaki ‘kılavuz’a göz atmakta yarar var.   Önce, bir tavsiye: Beklentiniz yalnızca ilginç bir aşk, macera ve entrik...

Fantezi Edebiyatı – röportaj
Basında / 03 Kasım 2008

Bir Yazarın Perspektifinden Türkiye’de Fantezi Edebiyatı ve bu Edebiyatın Alımlanması Üzerine Ø Çeviri ve telif eserler bağlamında düşündüğünüzde, Türkiye’de fantezi edebiyatı ve yayıncılığı sizce nasıl bir noktada? Çeviri bazında bakıldığında bir hayli eseri Türkiyede bulmak mümkün oluyor; ancak yine de best seller düzeyinde takip edebiliyoruz gibi geliyor bana. Ø Neden az sayıda fantezi yazarımız var? Bundan beş altı yı...

Fethiye haber
Basında / 03 Kasım 2008

SİBEL ATASOYU TANIYALIM?   Merhaba   ÜRETKEN BİR YAZARSINIZ. OKURLARINIZLA ARANIZ NASIL?   Okuyabilenlerle aramın iyi oldugunu sanıyorum.:) Güzel yorumlar almak herhalde bir işe emek vermiş herkes için hoş bi mükafaat olsa gerek.   NASIL ve NE ZAMAN YAZIYORSUNUZ? GÜNÜNÜZÜN NE KADARINI YAZMAK İÇİN AYIRIYORSUNUZ?   Ah bu soruya Simenon gibi cevaplar verebilmeyi ne kadar isterdim bilemezsiniz J (kendisi çok disiplinliydi ve çok sayıda g...

Radikal Kitap Eki -haber
Basında / 03 Kasım 2008

Kim bir kadını öldürmek istememiştir ki?! “Bir Kadını Öldürmek” kitabında birçok açıdan yenilikler var. Yazar hem içerik hem de aktarım şekli açısından farklı yöntemler deniyor. Kitabı okuyup bitirdiğinizde belki bunun farkına varmayabilirsiniz, ancak bana öyle geldi ki Sibel Atasoy gözlerinizden beninize ulaşarak onların odak noktasıyla oynuyor. Aslında bu işlemi yaparken bir art niyeti de yok, çünkü ne yaptığını net biç...

Radikal Gazetesi -haber
Basında / 03 Kasım 2008

Müstakbel katil kim? Başak ÜMİT     Bir Kadını Öldürmek, bir erkeğin bir kadın öldürme niyetini açık eden oldukça sarsıcı cümlelerle başlıyor. Kahraman, bu kadının nesi olduğunu söylemekte gönülsüz olmakla birlikte onun neden öldürülmesi gerektiğini ve öldüreceği kadının tarifini net olarak yapıyor. Sonra sahneye öldürülmesi gereken kadın dahil oluyor. Müstakbel katil ile kurbanın ilişkilerine kısaca göz atma fırsatı buluyoruz. Fakat...

Özgür Pencere -Röportaj
Basında / 03 Kasım 2008

1. Anladığım kadarıyla bu kitap bir puzzle gibi. 2 kitap içiçe bir bütünü aktarmış. Birinin eksikliği diğerini algılamanın tam olması bakımından etkileyebilir ama tek ve çift bölümler kendi içlerinde özgür… Bu kitabı yazarken 2 ayrı kitap yazarak mı yola çıktınız, yoksa herşey kendiliğinden mi gelişti?   Aslında kitap dört ayrı bölüm halinde ilerliyor. Tek ve çift sayılı bölümler büyük bir elips çiziyorlar, sonraki renk ve nota...

Cumhuriyet – Röportaj 25.04.06
Basında / 03 Kasım 2008

Cumhuriyet – Röportaj 25.04.06 Sırıtkan Kırmızı Ay, sizin ilk romanınız… Okurun Sibel Atasoy’un adı ve kurgusu ile tanıştığı ilk roman… Ama uzun yıllardan bu yana yazıyordunuz. İlk roman fantastik bir gerilim romanı olmasının yanında, bir yanıyla da gerçek hissi uyandıracak kadar etkileyici bir kurguya sahip… İlk romanın fantastik-gerilim türünde olmasının bir tesadüf olmadığını düşünüyorum. Ne dersiniz?...

Rüya ve SırMISIR
Blog / 03 Kasım 2008

Az önce merak edip dedektif kelimesine baktım sözlükten, acaba dilimize tam olarak nasıl aksetmiş bu yabancı kökenli kelime diye ve aynen alıntılıyorum: Suç sayılan bir işi veya bu işi yapanı ortaya çıkarmakla görevli kimse, hafiye, polis hafiyesi Hımmm… Peki suç nedir dedim ardından: 1 .     Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış. 2 .    hukuk  Yasalara aykırı davranış, cürüm   Tabi ben sözlükteki anlamıyla suçun peşinde ...

Rusya-2007
Gezi Notları / 03 Kasım 2008

Moskova -2007    Yıllardan sonra Rusya’ya gitmek nasıl olacaktı? Son iki haftadır gözüme uyku girmiyordu, biraz sevinç biraz gerginlik. Seyahatlerimde beni geren en büyük unsur, gittiğim ülkenin farklı bir alfabe kullanıyor olmasıdır. Dilini bilemediğin gibi yol bile bulamıyorsun. Geçen yıl aynı durum Mısır’da geçerliydi. Hayırlısı bakalım. Tahmin edebileceğiniz gibi yola çıkacağım günün gecesi sadece iki saat uyuyabildim...