İnsanoğlu-kızı neden bu dünyayı yeterli bulmaz? Bilimsel meraki, keşif duygusunu, kendine meydan okuma ihtiyacını anlayabilirim hatta kendimden dolayı çok iyi anlıyorum. Eminim herkesin bu soruya makul cevapları vardır.Ben bu mevcuttan memnun mesut olmama halinin, başlangıç ve son lineer çizgisinin üzerimize ağır bir sis gibi inişi sebebiyle, sonsuzluk arayışına bağlama eğilimliyim. Vallgreen, Denizadamı romanında “Bir başlangıç var ve bir son...

Alan Watts’ın Güvencesizlikteki Bilgelik kitabından alıntılar ve kısa eklemelerim: Bu tipik bir insan sorunudur hem de tüm sorunların ana aksıdır: şu anı bozan şeyler; anıların ve beklentilerin gücü çoğu insan için öylesine önemlidir ki geçmiş ve gelecek şu andan daha gerçektir! Onlara göre geçmiş aydınlatılmadıkça ve gelecek umutla ışıldamadıkça, şu anın tadına varılamaz. İnsanlar adeta kendilerine ceza vermişlerdir düşünmeden ve çoğu k...

Önceki bölüm için tıklayınız Suçluluk duygusu ve kaygı, oyunun gizliliğini devam ettirir. Bir zen deyişi şöyle söyler: Satoriye (aydınlanma) ulaştığın o an, yapabileceğin tek şey iyi bir kahkaha atmaktır. Uyanış konuşmasından tıklayınız. Doğayı nasıl algılayacağımızı bilsek, Tanrıyla doğa arasındaki çatlak anında yok olacaktı. Çünkü diye devam eder Watts; Onları ayrı şeylermiş gibi gösteren tözlerindeki farktan değil, yalnızca kafamızdaki yarı...

Kötü yönetimi içermeyen iyi yönetimi getirebileceklerini, yanlışı içermeyen doğruyu bulabileceklerini sananlar, evrenin temel ilkelerinden haberi olmayanlardır. Chuang-Tzu “İşte ruhun maddeden, bilincin bilinçdışından acımasızca kopartılıp bölündüğü bir kültürden, herşeyi bir bütünlük içinde gören, insana en derin noktasına kadar huzur veren, içini esenlikle dolduran bir dünya görüşüne… Çağımızın en özgün, en kural dışı filozofu ol...

Gizemli bir içgörüye ulaşmak, büyük ölçüde önceden belirlenemezdir ve tıpkı aşık olmak gibi kaprisli ve keyfi, bu yüzden de çılgındır Varolan herşey LUDERİ (oyun) anlamında bir yanılsamadır. Kargaşa ile iyi(!) durum arasında salınmaktayız. Ev bitirilince iskele sökülür, ortadan kaldırılır. Öyleyse iskelelere niye takılıp kalalım. Tüm bu şeyler bize birşeyler öğrettikten sonra basit bir şekilde ortadan kalkacak olan birer destek sapı olabilirle...

Her tür ve kategorideki fiziksel olayı maddeyle karıştırıyoruz. Madde, bir kavramdır, bir düşüncedir. O özdeğin, tutup bir kalıba koyabileceğiniz kalıcı ve sürekli bir şeyin sembolüdür; ancak gerçek fiziksel dünyayı tutup bir kalıba koyamazsınız! Fiziksel dünya karşımızda duran en kaçıcı ve yanıltıcı süreçtir. O belirlenemezdir. İşte tam bu yüzden ruhun bütün gereksinimlerini karşılar. Alan Watts Madde ve mana hayatı veya dünyası adı altında y...

Sorum şu: Kuantum mekaniği konusunda belli başlı dört görüşten siz hangisini yeğliyorsunuz? ve Dünya genelinde fizikçilerin en çok desteklediği hangisi? Benim bildiğim kadarıyla bu dört ana görüş şöyleydi: 1) Kopenhag Yorumu: Herkes biliyor (Einstein’ı çileden çıkarak diyelim) 2. Gizli Değişkenler Teorisi: Basitçe, bu işin arkasında bazı sebepler var ancak biz bilmiyoruz, bir gün bilebiliriz belki! Bohm ve muhtemelen Einstein savunuyor b...

Fiziksel ya da moral fark etmez kurallar ve kanunları ve onların ait olduğu sistemleri, olayların kontrolümüzde olduğu hissini bize verdikleri için seviyor ve destekliyoruz. Pek de yanlış sayılmaz zaten. Fakat beni güldüren bu değil. Beni güldüren, tüm gücümüzü o sistem ve içeriklerini sabitlemek için kullanıyor oluşumuz. Bunu yaptığını bilmeyen çok büyük nüfusa gülmüyorum tabi, bile bile lades olanlara -örneğin benim gibi- gülüyorum. Çok abzü...

Hayvanlar, kurban ritüeli ve vejeteryanlık konuları: Besin zinciri önemli ve komplike bir konudur fakat bilimsel incelemeler haliyle her birinin AYRI varlık oluşu inancı üzerine temellendirilir . Böyle olunca da çıkan sonuçlar insanları pek tatmin etmiyor. Çok çeşitli düşünsel prensiplerin hemen hepsinde (istisna içeriyor), insanın içindeki hayvandan kurtulması gerektiği vaz ediliyor! O halde onu öldürerek ya da yiyerek bunu başarmaya çalışanl...

Fantastik edebiyatta gönüllülerin kulubü
Basında / 03 Kasım 2008

Sabah gazetesi – haber Fantastik edebiyatta gönüllülerin kulübü Romanlar ve filmlerle bütün dünyada fırtınalar estiren fantastik edebiyatta Türk yazarlar, yayınevlerinden üvey evlat muamelesi görüyor. Onlar kitaplarını kendileri basıyor. Okul filmi genç bir yazarın, Doğu Yücel’in kitabından senaryolaştırıldı. Ancak bu genç yazar daha birkaç yıl önce yayınevlerinin kapısından geri çevriliyordu. Çünkü fantastik edebiyatta y...

İnsan Bilinci Projesi

Don Beck ve Christopher Cowan’ın  Spiral Dinamik adını verdikleri bir yaklaşımda, insanın gelişmesinin sekiz genel evreden geçtiğini kabul eder, bunlara mimler de denilmektedir. Spiral Dinamik için basitçe mim, herhangi bir harekette açıklanabilen temel bir gelişim evresidir. Beck ve Cowan, mimlerin (evrelerin) katı düzeyler olmadığını, sonuçta bir ağ örgüsünü ya da göz önüne serilen bilincin dinamik spiralini oluşturan, üst üs...

Yaratıcı Sıçramalar
Kitap Özetleri / 03 Kasım 2008

Reklam/yaratıcılık konusunda kısa anekdotlar:   Bir metin ormanı bu. “Sembol, sembol, her yerde semboller var, manzarayı kapatıyorlar, aklımı çiziyorlar”. Günde 24 saat, haftada yedi gün karmaşa var. Dünya servetinin üçte birinden fazlasının-markalar halinde- insanların akıllarında bulunduğunu biliyor muydunuz?! Şirketlerin geleneksel işletme değeri, milyonlarca müşterilerinin algılamalarına göre cüzi kalıyor. (örneğin; F...

Bilinç, Niyetlilik ve Arka plan

Arka plan tezi basitçe şöyledir: Anlamlar anlayışlar, yorumlar, inançlar, istekler ve deneyimler gibi niyetli fenomenler sadece kendiliklerinde niyetli olmayan bir Arka plan yetileri kümesi içinde işlerler. Bu nedenle, ortada farklı Arka plan yetileri bulunduğunda, aynı niyetli durum farklı karşılama şartlarını belirleyebilir. Ve eğer uygun bir arka plan ile bağıntılı olarak uygulanmaz ise, niyetli bir durum hiçbir karşılama şartını ...

İkibinyirmi2
Öyküler / 03 Kasım 2008

İkibinyirmi2   Bir Düğün Töreni – 1. Bölüm-   “Aşkım bundan emin misin?” “Eminim Beyhan. Sen değil misin?” Gülücük işareti ardından hayret eden adam işareti “Tabi, evet, eminim tabi. Ben ilk günden beri eminim sevgilim.” “O zaman ne duruyoruz?” “Haklısın Tansu. Çok heyecanlıyım. Dün gece annemleri arayıp söyledim.” “Yaa… Ne dediler?” “Aman ne di...

Bir Kadını Öldürmek
Basında / 03 Kasım 2008

“BİR KADINI ÖLDÜRMEK”   Çok-fonksiyonlu bir araçtan layıkıyla yararlanabilmek için, kullanma kılavuzuna bakmak gerekir… Sibel Atasoy’un “Bir Kadını Öldürmek” adlı son ‘roman’ı da, alışılmadık biçimde çok-fonksiyonlu / çok-boyutlu anlatımlar içeriyor. Yani, okumadan önce aşağıdaki ‘kılavuz’a göz atmakta yarar var.   Önce, bir tavsiye: Beklentiniz yalnızca ilginç bir aşk, macera ve entrik...

Fantezi Edebiyatı – röportaj
Basında / 03 Kasım 2008

Bir Yazarın Perspektifinden Türkiye’de Fantezi Edebiyatı ve bu Edebiyatın Alımlanması Üzerine Ø Çeviri ve telif eserler bağlamında düşündüğünüzde, Türkiye’de fantezi edebiyatı ve yayıncılığı sizce nasıl bir noktada? Çeviri bazında bakıldığında bir hayli eseri Türkiyede bulmak mümkün oluyor; ancak yine de best seller düzeyinde takip edebiliyoruz gibi geliyor bana. Ø Neden az sayıda fantezi yazarımız var? Bundan beş altı yı...

Fethiye haber
Basında / 03 Kasım 2008

SİBEL ATASOYU TANIYALIM?   Merhaba   ÜRETKEN BİR YAZARSINIZ. OKURLARINIZLA ARANIZ NASIL?   Okuyabilenlerle aramın iyi oldugunu sanıyorum.:) Güzel yorumlar almak herhalde bir işe emek vermiş herkes için hoş bi mükafaat olsa gerek.   NASIL ve NE ZAMAN YAZIYORSUNUZ? GÜNÜNÜZÜN NE KADARINI YAZMAK İÇİN AYIRIYORSUNUZ?   Ah bu soruya Simenon gibi cevaplar verebilmeyi ne kadar isterdim bilemezsiniz J (kendisi çok disiplinliydi ve çok sayıda g...

Radikal Kitap Eki -haber
Basında / 03 Kasım 2008

Kim bir kadını öldürmek istememiştir ki?! “Bir Kadını Öldürmek” kitabında birçok açıdan yenilikler var. Yazar hem içerik hem de aktarım şekli açısından farklı yöntemler deniyor. Kitabı okuyup bitirdiğinizde belki bunun farkına varmayabilirsiniz, ancak bana öyle geldi ki Sibel Atasoy gözlerinizden beninize ulaşarak onların odak noktasıyla oynuyor. Aslında bu işlemi yaparken bir art niyeti de yok, çünkü ne yaptığını net biç...