Özgün olun-Gerçek olun

16 Ocak 2009

İki Önemli Anahtar

–Özgün Olun

Özgün olmak demek, özgün olmaktır. Geçmişte yaptıklarınıza ya da başka insanların sizin yaşamınızın kalıbını yaratmak için yaptıklarına dayanmaktan ya da güvenmekten vazgeçin. Özgün, yeni anlamına, daha önce hiç yapılmamış anlamına gelir. Özgün demek, içinizin derinliklerinden – yaratıcılığınızdan, benzersizliğinizden, Benliğinizle olan birliğinizden geliyor demektir.

Şimdi, bu, yaşamınızda herşey özgün olmak zorunda, demek değildir, ama yaşantınıza özgünlük katmaya başlayın, lütfen. Sizden ve yalnızca sizden gelen bir şey. Diyorsunuz ki, “Peki ama nasıl bileceğim?” Çünkü sizin gibi, kendiniz gibi hissedilecektir. Özgün hissedilecektir. Size heyecan verecektir. Kopyalamak, o belli etkinliğin ya da yaratının heyecanını ve coşkusunu azaltır. Bu, büyük laf etmek oluyor ama, şu anlama geliyor, kopyaladığınız zaman, o akan, genişleyen yaşam enerjisi nasıl olabilir? Sadece kopyalıyorsunuzdur. Güvenceye oynuyorsunuzdur.

Size meydan okuyacağım – iyi yaşamları olan sizler, sıkıcı yaşamları olan sizler – ben, özgün olmanız konusunda size meydan okuyorum. Özgün bir şey yapın. Bu, garip ya da tuhaf anlamına mı geliyor? Belki, ama öyle olması gerekmiyor. Sizden, kendinizden geliyor olması anlamını taşıyor. Bu sizin tanrısallığınızın sesi ve enerjisi ve bilincidir, ve o oynamak istiyor – oyun değil – ama yaşamın içinde sizinle oynamak istiyor. Özgün olmakla, bu zarif, basit enerjiyi yaşamınıza sokarsınız.

–Gerçek/Otantik Olun

Gerçek olun. Gerçek olun. Dünya üzerindeki örtücü-katmanlar şu anda öyle bir halde ki, gerçeğin, otantikliğin ne olduğunu hatırlamak bile zor. Bu, kendinize karşı gerçek/içten olmak, hislerinize karşı gerçek/içten olmak anlamına gelir. İnsanların birçok hissi örtbas ediliyor ya da gömülüyor. Size, kimse alınmasın ya da kızmasın diye sulandırılmış şeylerin nasıl söyleneceği öğretildi. Güvenli oynuyorsunuz. Ama bu, gerçek değildir.

Biliyor musunuz, birinden hoşlanmadığınızda bunu ona söyleyebilirsiniz. Gerçekten söyleyebilirsiniz. Yorgunsanız ve gitmek istiyorsanız, bunu söyleyebilirsiniz.

Şimdi, bazılarınıza bu dayanılmaz derecede zor gelecektir, çünkü çoğu insan aslında insanları memnun etmeye (programlanmıştır). Kendileri hakkında böyle öğreniyorlar – “Eğer başka insanlar beni severse, ben de kendimi sevebilirim.” Böylesine otantik ya da gerçek olmaya başlarsanız… bu, acımasız olmak anlamına gelmiyor. Bakın, zihin hemen bu tür şeylere kayıyor ve diyor ki, “İyi de, eğer ben gerçek olursam, insanları çok kızdıracağım açık.” Aslında değil. Onlar sizin gerçek ya da içten olmanıza saygı duyacaklar. Artık örtücü-katmanlarla, meli-malılarla, uygun biçimde bir şeyler söyleme kaygısıyla, filtrelerden geçmeyen sese saygı duyacaklar. Onlar gerçek sizden gelen rezonansı hissedecekler.

Gerçek olmak, şeffaf, açık olmaktır. İnsan biçimindeyken şeffaf olmak zordur. Aslında şu anda Dünya’daki eğitimler ve örtücü-katmanlar, şeffaf ya da açık olmamak üzerinedir. Kanunlardan tutun da eğlenceye ve iletişime kadar, dinlerden tutun da hemen herşeye bir göz atacak olursanız, amacın şeffaf olmamak olduğunu fark edeceksiniz – hiç şeffaflık, açıklık yok. İşte bu, insanları o uyuşuk halde, o ipnotik örtücü-katman halinde bırakıyor. Bir kez gerçek olmaya başladığınızda, insanlar bunu hissedecektir. Ve hemen de bundan hoşlanmayabilirler, ama önemli değil. Siz, eskiden yapmaya alışık olduğunuz gibi, başkaları sizden hoşlansın diye burada değilsiniz.

Tobias


Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir