Oyunun mükemmel maddesi…

31 Mart 2010

Oyunun mükemmel maddesi ve manası, insanın bilerek ya da bilmeyerek  ilgisiyle şekil alır ve sonsuzca sürebilir.

Şimdi hemen bunu unutalım.

Çünkü Yeryüzü yani dişi cinsi, deşifre edilmekten nefret eder.

Ve onun gazabına uğramak istemeyiz.

Bilecek ancak bilmediğinize kendinizi ikna edeceksiniz.

Görecek, görmemiş gibi yapacaksınız.

İsterken istemiyor gibi olacaksınız.

Kendin olmadan kendin olmayı başarmalısınız.

Yani İKİ arada BİR derede kalınız.

(BKÖ’den alıntı)

5 Yorum

  • Sibel 05 Nisan 2010, 08:04

    Kendileri olabilecek denli küçük değiller bence. X kromozomu geçe geçe tüm dünya tarihini içeriyorlar ve bunu bilmek de olası değil. Bir zaman bi şiirde galiba, hala bir havva bir de adem olduğunu iddia etmiştim 🙂
    Gelelim işin oyun kısmına, siz eğer oyunun kurgusunu bilirseniz o oyunu oynamaktan zevk alır mısınız?
    Hatta işi en basitine bir kadına ve bir erkeğe indirgeyelim yine; bir erkek neden deliler gibi aşık olup, zarla zorla birlikte olmayı başardığı kadını kısa süre sonra ikinci plana (ya da daha gerilere) atar? Bu çocuk doğasıdır işte, oyuncak tapılacak kadar istenir ilk aşamada ama ertesi gün modası geçer. Merak arzusu tatmin olur o obje için 🙂 Böylece başka objeler peşine düşer ve oyun da böylece sürüp gitmeyi başarır.
    Oyunun dişi kısmı, keşfedildikçe yeni bölümler doğurur, böylece yine nerdeyse ilk hali gibi bilinmeyen kalmayı başarır.

  • Turan 04 Nisan 2010, 09:18

    Sibel,

    “”Çünkü Yeryüzü yani dişi cinsi, deşifre edilmekten nefret eder.””

    disiler desifre edilmemek icin “oyun” mu oynuyorlar? Neden böyle birseye gereksinim duyuyorlar? Neden kendileri olamiyorlar? veya olmaya calismiyorlar?

  • Sibel 01 Nisan 2010, 16:16

    Rüya görme sanatı sanılanın aksine daha güvenli ve kolay ulaşılabilirdir. İz sürme sanatı için gereken erki toparlamadan o alandaki en basit uygulama bile kişisel önem tarafından refüze ediliyor. İz sürme sanatına çok ılımlı şekilde yaklaşmak lazım ki refüze olunmasın. Ve en sonunda nihai yüzleşmeye sıra gelir. İz sürme sanatında ustalaşmayan savaşçı algının yeni konumlarında dengede duramayacak ve akışkan var oluşunu yönetemeyecektir. Bu eski dönem büyücülerin yok olmasının en büyük nedeniydi. Kişisel önemin silinmesi ile algının yeni konumları arasında akışkan bir var oluşa geçmek arasındaki doğrudan bağı hiçbir zaman göremediler.
    Hürriyet Kalalı

  • Sibel 01 Nisan 2010, 11:18

    Yani ben aslında bilmeden “denetimli deli” olunuz demişim 🙂

  • Sevda 01 Nisan 2010, 09:43

    Nasıl Yani???

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir