Ölçüyü tutturmak – SATÜRN TERAZİ’DE

31 Ekim 2009

 Satürn astrolojide en büyük öğretmen kabul edilir. Her şeyin gerçekliği ile ilgilidir. Kendimizi aslımıza uygun biçimde yapılandırma prensibini simgeler. Bu yapılandırma esnasında kendi sorumluluğumuzu üstlenmek, bazı seçimler yapmak, bu seçimler doğrultusunda somut adımlar atmak, engellere rağmen yolumuza devam etmek, sonra bu seçimlerin ve adımların sonuçlarıyla yüzleşmek, öğrenmek ve olgunlaşmak durumunda kalırız. Bu nedenle Satürn’e karmanın gezegeni denir. Yani ektiğimizi biçeriz. Satürn Yaşlı Bilge Adam’dır. Yaşantıladıklarımızdan öğrendiklerimizle olgunlaşırız, doğru zamanda doğru seçimleri yapabilecek hale geliriz.

 

Satürn aynı zamanda yokluğun, kısıtlanmanın gezegenidir. Bir diğer yüzüyle ölümdür, karanlıktır, depresyondur. Yanlış seçimler bizi bu hallere sürükler. Onun işaretinin çok vurgulandığı zamanlarda içinde bulunduğumuz yapının gerçekliği sınanır. Bütün teferruatlar silinir ve durumun gerçekliği ile baş başa kalırız. Bazen bazı şeyleri yitiririz. Bu kayıp bizi asıl olanla yüzleştirir. Bu yüzleşme hüzün yaratır. Hüznümüz bazen depresyona dönüşür. Depresyon, bir bakıma, yapılması gerekenlere direnci gösterir.  Satürn söz konusu olduğunda bu değişiklik bazen diz çökmeyi gerektirir, çünkü Satürn dizleri simgeler. Bazen ancak diz çöktükten sonra yeni adımlar atmak mümkün olur. Tüm bu nedenlerle Satürn genellikle zorlu zamanların temsilcisidir. Ancak Satürn’ün dersi tamamlanınca kazanılanlar bir daha asla yitirilmezler.

 

Satürn ve Terazi

Satürn bir burçta 2-2,5 yıl kalır. Bundan önce 2007 yılının Eylül’ünde Başak burcuna girmişti. Buradaki yolculuğu boyunca Başak’ın simgelediği konuları vurguladı. Ekonomik krizle de birleşen bu dönemde işsizlik, çalışma koşullarının kötülüğü, günlük hayatın düzeninin altüst oluşu ve son olarak domuz gribi Satürn Başak’tanın öne çıkan konuları oldu. Öte yandan sahte, şişirilmiş bütün yapılar çöktü ve herkes bileğine güvenmek zorunda kaldı. Yokluk insanlarda yaratıcılığı, sorunlara çözüm bulma kapasitesini geliştirdi. Savurganlık bitti, tasarruf yine yaratıcılığı geliştirdi. Az ile çok işler başarmak gerekti. Bunu yapabildiğini görmek, dış koşullardan ziyade kendine güvenmeyi sağladı.

 

Şimdi Satürn Terazi burcundaki yolculuğuna hazırlanıyor. Türkiye’nin doğum günü olan 29 Ekim’de Terazi’ye geçiyor, ancak Nisan-Temmuz aylarında tekrar Başak’a dönecek. 2010 Temmuz’undan sonra 2012 yılının Ekim ayına kadar Terazi’de kalacak.  

 

Terazi karşıtları uzlaştırmanın, işbirliğinin, paylaşmanın, denge ve uyum yaratmanın, öteki tarafın ya da insanın farkına varmanın, onu desteklemenin ve karşıtlar arasında arabuluculuk yapmanın burcudur. Satürn Terazi’ye girince bu konularda ne kadar gerçekçi olunduğu sınanır. Barışı simgeleyen Terazi’deki Satürn, barış niyetlerinin ne kadar dürüst ve gerçekçi oluşu ile yakından ilgilidir.

 

Ortaklıklarda ve ilişkilerde yaşanan deneyimler kanalıyla olgunlaşılır. İnsanın bağlanma, taaahütte bulunma kapasitesi sınanır. Verip alma arasındaki dengesizlikler su yüzeyine çıkar ve bazı adımlar atılması gerekir. Sağlam temellere oturan ortaklıklarda sorunları aşma gücü vardır, ancak zar zor ayakta tutulan ilişkilerin bu sınavlara dayanabilmesi zordur. Bu güne kadar bağlanmaktan kaçanlar koşulların dayatması ile taahütte bulunmak durumunda kalabilirler. Tek başına hareket etmesi gerekirken ortaklıkların arkasına saklananlar yalnız kalabilirler.

 

Terazi burcu hakkı, adaleti simgelediği için Satürn hakların eşit dağılımı konusunda adım atılmasını dayatır. Eşitsizliklerde ciddi sorunlar ve kopuşlar yaşanır.

 

Kişinin özel, iş veya toplumsal yaşamında işbirliği yapmayı, öteki insanların isteklerine saygı duymayı öğrenmesi gerekir. İşbirliğinin, karşılıklı uzlaşının ve hakkaniyetin önemi iyice ortaya çıkar.

 

Tüm bu açıklamalardan sonra Satürn’ün Terazi’deki yolculuğunun ülkeler ve insanlar arasında, iş ortaklıklarında, evliliklerde ciddi bir sınavı simgelediğini anlamak çok kolay. Bu sınavı geçebilen ortaklıklar daha da güçlenecekler, ancak uzun süredir sorun yaşayan ve bu sorunu çözmek için somut adımlar atmayanlar sorunlarla karşılaşacaklar. Dolayısıyla bu dönemde uzlaşı umutlarının, ortaklıkların sona erdiğini, boşanmaların arttığını görebiliriz. Öte yandan işbirliği yapmak, ortaklıklara girmek durumunda olup da bir süredir bundan kaçınanlar, nihayet bunun gerekliliğini düşünmeye başlayabilirler.

 

Bundan önce Satürn 1980 yılının Ekim’i ile 1982’nin Kasım’ı arasında Terazi’deydi. O dönemde başlayan bir döngü artık sona ermek üzere. Bir sayfa kapanıp yeni bir sayfa açılmak üzere. Dolayısıyla doğru değerlendirmeler yapılarak uygun adımların atılması gerekiyor. Aslında Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda da Satürn Terazi’deydi. Yani önümüzdeki dönemde Türkiye bir Satürn döngüsü deneyimleyecek. Başlangıçtaki hak, adalet ve eşitlik sorunları çözülmek üzere tekrar öne çıkacak.

 

Türkiye’de Satürn-Terazi

Satürn Terazi’deki yolculuğuna Türkiye’nin doğum haritasında vatanı simgeleyen evde başladı. Burada özellikle içteki çatışmaları simgeleyen Mars bulunuyor. Önümüzdeki yıllarda Mars çeşitli gökyüzü hareketleri ile sık sık tetiklenecek. Bu tetiklenmeler daha önce hiç deneyimlenmemiş tetiklenmeler ve derin dönüşümlere işaret ediyorlar. Özetle şunu söylemek hiç de yanlış olmaz, bu hareketler sona erdikten sonra Türkiye bir daha asla aynı Türkiye olmayacak. Ya içinde uzlaşıyı, barışı sağlamış, kökleri sağlamlaşmış bir Türkiye olacak, ya da uzlaşı sağlanamadığı için iç sorunlara gömülmüş, belki de sınırları (Satürn) yeniden belirlenecek bir Türkiye olacak. Dolayısıyla tek tek bütün ülke vatandaşlarına uzlaşıyı sağlayacak yaklaşımlar sergileme sorumluluğu düşüyor.

 

 

 

“Barış zorla muhafaza edilemez; sadece anlayışlılıkla başarılır.”

Albert Einstein

Barış İlhan

http://www.barisilhan.com/Saturn-Terazide.htm

 

 

Bir yorum

  • didem 06 Kasım 2009, 15:19

    terazi burcuyum yükselenim terazi satürnün laneti azaltılamazmı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir