Noel ve Nardugan

26 Aralık 2011

Noel ve Nardugan
Doç. Dr. Haluk Berkmen
Yeni yılda pek çok ülkede Noel Agacı gelenek olarak süslenir. Bu gelenegin kökeninde
hediye getiren Noel baba inancı bulunmaktadır. Yeni yıl yaklasırken bir çam agacı süslenir ve
altına hediyeler yerlestirilir. Bu gelenegin kökeninde !slamiyet öncesi Asya Türklerine ait
Hayat Agacı inancı bulunmaktadır. Asya halkının süslemek için seçtigi akçam, kısın dahi
yapraklarını dökmeyen ve daima yesil kalan özelliginden dolayı “hayat agacı” olarak
isimlendirilmisti. Halen ülkemizde istek ve beklentilerini bir kâgıda yazıp yatır oldugu inanılan
kisilerin mezarlarındaki agaçlara takmak gelenegi devam etmektedir.
Asya Türkleri gecelerin kısalıp günlerin uzamaya basladıgı dönemde akçam agacını süslerler,
ates yakıp etrafında dans ederlerdi. Bu gelenek halen devam etmekte ve Nardugan
Bayramı adıyla bilinmektedir. ‘Nar’ ates ve ‘dugan’ dogan demek oldugundan Nardugan
“dogan günes”, yani uzayan gün anlamını tasır. Hayat agacına baglı bir diger inanç da bu
agacın gögü tuttugu ve gögün insanların üstüne çökmesine engel oldugudur. Noel agacı
süslemesi de Asya kökenli olup, Türklerin Avrupa’ya hediye ettigi bir kadim inançtan
türemistir.
Hayat Agacı inancının Asya kökenli oldugunu Amerika yerlilerinde de bulunmasından
anlıyoruz. Amerikan Navajo halkına ait alttaki çizimde kutsal agaç merkezde bir kare içinde
bulunuyor. Kareyi çevreleyen küçük boyda çizilmis olan kadınlar ellerinde demetlerle agaca
dua ediyorlar. Asya’dan Amerika kıtasına göç etmis bu insanların bir doga dini sayılabilecek
olan samanlıga inandıkları biliniyor. Kızılderili dedigimiz bu insanların günes dogarken
yaptıkları ayinler ve tüm bitkilerin ruh tasıdıklarına inanmaları Asya samanlıgının devamıdır.
Altta sagda görülen akçam agacı bir Asya Türkünün isledigi halıdır. Üzerinde süsler ve
etrafında uçusan kuslarla kutsal birçok kavram içeriyor. Agaçtaki süsler gökteki yıldızları
simgeliyor. Böylece, dümdüz bir direk gibi yükselen agaç gögü tutmakta oldugu kavramını
aktarılıyor. Ayrıca agacın çevresindeki kuslar manevi saman uçusunu da hatırlatıyor.
Noel sözü Fransızca ‘nouvelle’ yani ‘yeni’ sözü ile ilgili oldugu ve ‘Yeni Yıl’ kavramının
Nardugan bayramından batıya geçtigi anlasılıyor. Bu gelenegin Asya halkları tarafından
Anadolu’ya tasınmıs oldugunu da görüyoruz.
Anadolu’da kutsal hayat agacının kadim dönemlerden beri önemli bir simge olarak devam
ettigini görüyoruz. Alttaki resimde solda (1) görülen Hitit kabartmasında iki boga-insanın
arasında hayat agacı görülüyor. Basları üzerinde de kanatlı günes simgesi bulunuyor.
Kabartmanın çizimi ayrıca belirtilmistir (Kaynak: Hitit Günesi, Sedat Alp, Tübitak yayını,
2002, sayfa 27).
Ortada (2) görülen hayat agacı bir Selçuk kabartması olup, Erzurum’daki çifte minareli
medresenin duvarını süslüyor (Kaynak: Anadolu’nun Selçuklu Çehresi, Semra Ögel,
Akbank yayını, 1994, sayfa 113).
Sagda ise (3), dogu Anadolu’da ileri bir kültür gelistirmis olan Urartu inancında hayat
agacından meyve toplayan iki kisi görülüyor (Kaynak: Anadolu Arkeolojisi, Veli Sevin, Der
yayını, 2003 sayfa 221). Bu çizimde toplanan nar meyvesi ile Nardugan sözündeki ‘nar’
kavramı arasında iliski düsündürücüdür.
Fuzuli Bayat’ın Ana Hatlarıyla Türk Samanlıgı baslıklı kitabının 92. sayfasında hayat
agacının aynı zamanda bir saman agacı oldugundan söz eder:
Cennette yerlesen iyi ve kötüyü idrak etme agacının meyvesini
yemekle insan, yasagı bozmus ve ölümsüzlükten ölüme terk
edilmistir. Saman agacı ilk mükemelligi simgeleyen cennet
agacıdır ki, inisyasyonda baslangıç bilgiye sahiplenmek anlamı
içerir.
Hayat agacının Osmanlılardaki anlamını anlatan Nevill Drury (Kaynak: Shamanism,
Element yayını, 1996, sayfa 39) söyle der:
Osmanlı Türkleri bir-milyon yapraklı hayat agacından söz
ederler. Her bir yaprakta bir insanın kaderi kayıtlıdır. Bir insan
öldügünde bu agaçtan bir yaprak düser.
Ayrıca Viking inancında Yggdrasil agacı vardır ki, bu da Hayat Agacı kavramının kuzey
Avrupa kültüründeki devamı olması mümkündür. Alttaki çizimde Hayat Agacı olan Yggdrasil
agacının yanında duran tanrı Odin görülüyor. Odin, Asya tanrısı olan Ülgen olabilir.
Her ne kadar resimdeki agaç bir çam agacına benzemiyorsa bu agacı anlatan kaynakta
sürekli yesil kaldıgı ve ‘urd’ üzerinde durdugu yazılıdır. Urd sözü de ‘yer’ ile iliskili olup
Yggdrasil’in Yggd sözü ile Yurd  Urd  Erde  Earth sözleri arasında yakın iliski oldugu
görüsündeyim. Yurd aynı zamanda çadır demek olup zamanla ülke anlamlarına dönüsmüs
olabilecegi kuvvetle muhtemeldir. THE PROSE EDDA adlı eserinde Snorri Sturluson, !zlanda
dilinde Yggdrasil agacından söz eder. Bu eser !ngilizceye 1916 yılında ARTHUR GILCHRIST
BRODEUR tarafından çevrilmistir.
Kitabın önsözü su cümle ile baslıyor: “Near the earth’s centre was made that
goodliest of homes and haunts that ever have been, which is called Troy, even that
which we call Turkland.” Çevirisi: “Dünyanın merkezine yakın, avlanmaya uygun
olan mükemmel insanların yasadıgı, adı Troy olarak bilinen fakat bizim Türk-Ülkesi
dedigimiz bir bölge vardı.”

Yazının aslı ve özellikle resimler için bakınız:

http://www.halukberkmen.net/pdf/158.pdf

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir