Nasıl Uyuyorsunuz?

25 Temmuz 2012

“Nasıl uyuyorsunuz?”

Öncelikle, uykuya dalmadan önce onların(tv,müüzik vs) dinlemesi oldukça yorucu. Bir ritüelden geçmek zorunda olmanız, uyuyabilmeniz için bir şeyler düşünmek zorunda kalmanız, ne hakkında rüya göreceğinizi bile kendinize söylemek zorunda olmanız. Kendinize söyleseniz de söylemeseniz de güzel şeyler göreceğinizi bilmiyor musunuz? Evet, kendinize örneğin, insan şunu söyleyebilir, “ Bugün çok yorgunum. Gerçekten de uyumam gerekiyor” çünkü pek çok kereler bu rüya haline geçiyorsunuz. Onlar gerçekten de inanılmazlar ve  oraya gidiyorsunuz. Sadece hatırlamıyorsunuz.

Nasıl uykuya dalıyorsunuz? Televizyonda Tarih Öncesi Uzaylıları seyrediyorsunuz. Bilgisayar oyunları oynuyorsunuz. Pek çok farklı şey yapıyorsunuz. Bu biraz doğal değil. Bu biraz garip. Yapmak zorunda olduğunuz bu şeylere, hadi açıkça sapıkça diyelim. (Adamus kıkırdar)

Söylemek istediğim şu. Uyku doğaldır. O şekilde tasarlandı. Onu o şekilde siz tasarladınız. Rüyalar çok ama çok doğaldır. Şuan sizler, yaklaşık bir düzine ya da daha fazlasında var oluyorsunuz. Sadece burada olduğunuzu sanıyorsunuz, ama orada, yakında sizlerin de giriş yapabileceği pek çok rüya âlemleri söz konusu. İşe gitmeye çalışırken bu bayağı bir kafanızı karıştıracak.

Bu uyumadan önce bir şeyler yapmak zorunda kalma durumu, hiç de doğal değil. Çünkü uyku durumu, doğası gereği çok doğaldır. Onu siz tasarladınız. O sizi tamamen kaybolmaktan koruyan küçük bir şey. Uykuya dalıyorsunuz ve doğal bağlantıların tekrardan kurulmasına, doğal yolla izin veriyorsunuz. Diğer âlemlere seyahat ya da deneyimleme diyeceğiniz doğallık. Geçmiş yaşamlarınız ve gelecek potansiyellerinizi içeren, doğal bir ara yüz. Ruhunuzla doğal bir etkileşim – sessiz bir etkileşim –  gerçekleşmekte.

Uyku olmasaydı burada kaybolma ihtimali gerçekten, gerçekten çok yüksekti. Bu nedenle bu akıllıca şeyi yarattınız. “Bütün kalmak için, yaşamımın bir kısmını vereceğim” dediniz. Ama şuan, insan uyumakta – uykuya dalmakta  – sorun yaşıyor. Doğal uyku durumuna müdahale ediyor. Nasıl uyuyabildiğini bile, şuan anlamıyor.

Bu konuya basit bir nedenden dolayı değiniyorum. Uykuya dalmak, insan için, şimdiye kadar yaptığınız en korkutucu şey olmalı. Öyle olmalı. En korkutucu şey. Niçin? Çünkü kontrolü bırakıyorsunuz. Tam anlamıyla kenardan aşağı atlıyorsunuz. Serbest bırakıyorsunuz. Bazen bunu aşırı yorgunluktan yapıyorsunuz. Aksi takdirde zihin çalışmaya devam ediyor ve olayları çözmelemeye çalışıyor. Ama sonunda, yorgunluktan uyuya kalıyorsunuz.

Diğer tarafa geçtiğinizde dostlarım, bu insanın yaptığı en korkutucu şey olmalı. Ama değil. Niçin? Sadece bu yaşamda, kaç yaşında olduğunuza bağlı olarak, bunu 18 000 kereden daha fazla yaptınız. Bu çok. Ona güvenmeyi öğrendiniz. Muhtemelen tekrar uyanacağınızı biliyorsunuz. Muhtemelen. Her zaman değil. Uykuya dalmak konusunu düşünmüyorsunuz bile. Sadece yatağa gitme konusunda çaba sarf ediyorsunuz.

Ama zihnin üzerinde çalışmaktan yorulmadığı bir şey var – “Peki ya şimdi ne olacak?” Neden? Çünkü onu hiç bu âlemde deneyimlemediniz. Onu tam burada hiç deneyimlemediniz. Bu nedenle, size bunu yaptıran pek çok endişe, dehşet, pek çok programlama, hipnoz, üstünü örtme ve alışkanlık mevcut.

Bunu bir dakikalığına düşünün. Uykuya dalma ile ilgili bu şeyi, bir düşünün.

Bu tamamen serbest bırakma. Bu tamamen serbest bırakma ve güvenme. Bu tamamen derin bir nefes almak ve ahhh, sadece serbest bırakmaktır. Diğer âlemlere gitmektir. Rüyalarınıza girmektir. Bunu yapacak kadar rahat hissediyorsunuz. Bunun olmasına neredeyse her gece izin veriyorsunuz.

Aydınlanma gerçekten de neredeyse aynısıdır. Onun için çaba sarf etmek zorunda değilsiniz. Onun için bir hap almanız gerekmiyor. “Bu gece nasıl uyuyacağım?” diye üzerinde düşünüyor musunuz? “Şu beni yorar ve uyumak istememi sağlar.” Hayır, sadece olmasına izin veriyorsunuz. Her gece, uykuya dalma tecrübesini yaşıyorsunuz.

Tam uykuya dalmak üzereyken, ne kadar harika olduğunu biliyorsunuz. Bir şekilde     “ Yapıları serbest bırakıyorum. Kontrolü serbest bırakıyorum.” diyor ve hemen uyku durumuna geçiş yapıyorsunuz. Aydınlanmada da aynı şey oluyor; ama uykuya dalmak yerine, siz gerçekten de uyanıyorsunuz.

Adamus

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir