Masallar, mitler aynen rüyalar

08 Mayıs 2012

Masallar, mitler aynen rüyalar gibi çok ihmal edildi. Batının 300 yıllık mantık ve analitik rüzgarı bizlere de sert bi rüzgar gibi çarptı. Para kazanmadığın bi faaliyet faydasız bulunuyordu yıllardır. Bundan sonra ne olur bilmem.

Turan Erdal Maslowun ihtiyaclar pramidine gore karın doyurmak ilk basamaklardan biri. Karın doyurma korkusu olmayanlar “felsefe” yapabilirler.

Sibel Atasoy Masallar mitler ve rüyaların (MMR) felsefe yapmak denilebilecek özelliği onların yarar sıralamasında çok arkalarda gelir. MMR’nin ilksel faydası; mümkün olduğunca acısız karın doyurmak ve yaşamayı öğretmektir zaten.

Turan Erdal Hani bazıları derler ya, insanoglu aya gitmeyi becerdi ama birbirleri ile gecinmeyi beceremedi. Keşke birbirimizle gecinmenin bir yolu olsaydı…
Sibel Atasoy Var. bu soruyu yalnızken ve tercihen gece kendine yüksek sesle sor lütfen. Cevabı kafanın içinde gayet net bir sesle duyacaksın. Benim merak ettiğim, bakalım o yolu tercih edebilecek misin?
  • Turan Erdal Ben henuz ogreniyorum Sibel. O yol galiba cok tehlikeli bir yol…

    Sibel Atasoy Kim diyor?

    Turan Erdal Tercih edebileceğini sormussun da ondan öyle dedim. İyi bir yol neden tercih edilmesin ki?

    Hanife Altuntas az önce sabah şekerlemesinden kalktım..rüyada uyanmak, sonra uçmayı isteyip yükselmek, o uçuşu ve rüyayı yönlendirmek olağanüstü bişi..:)

    Sibel Atasoy Turan, sen daha baştan ona tehlikeli deyip yolunu kestin bile. Söylediğim uygulamayı denemeye bile kalkmayacaksın sanırım :
“Öykü anlatmak, yalnızca algı sınırlarını genişletmek için öncü koşucu göndermek değil aynı zamanda, kusursuzluğa, erke ve tine bir geçit, bir kapı açmak demektir. Calixto Muni’ninki gibi bir öyküyü alıp sonunu değiştiren bir büyücü bunu tinin doğrultusunda ve onun desteği altında yapar. Çünkü o, niyet ile olan eşsiz bağını kullanarak gerçekten bir şeyleri değiştirebilir. Öykü anlatıcı büyücü şapkasını çıkarıp yere koyar ve onu saat yönünün tersi doğrultusunda üç yüz altmış derece döndürerek buna niyet ettiğini ima eder. Tinin desteği altında, bu basit eylem onu tinin kendisine daldırır. Böylelikle düşüncesinin kavranamaza doğru bir perende atmasına izin vermiş olur. Öyküyü anlatan büyücü içinde kuşkunun zerresi olmadan bilir ki, orada sonsuzlukta, tam şu anda, tin inmektedir.” (Sessizliğin Erki)

Aranızda öykü severler vardır hatta anlatmış olanlar da vardır, siz hiç burada söylenildiği gibi bi öykünün yönünü değiştirdiniz mi?

  • Turan Erdal Oykunun yonunu degistırmekle ne elde ediyoruz?

    Sibel Atasoy unusözcüklere dökünce sihrinden kaybedeceğini düşünüyorum. Eminim senin içine bişeyler doğmuştur ve o şimdilik sana ulaşabilendir muhtemelen.

    Turan Erdal Soylediklerinden anladogım kadarıylan oyluler hem anlatanı kendi sihri icine buruyor hem de dinleyeni…

    Sibel Atasoy ve üçüncüsü dünyayı bile eğip büküyor!

    Turan Erdal Anlatmanın dunyayı nasıl degistirdigini anlatırmısın?

    Sibel Atasoy Bu soruyu sormanın sebebi muhtemelen bir tane dünya, 7 milyar da insan var kabulünden kaynaklanıyor 🙂

    Turan Erdal Bence iki turlu dunya var. Birincisi fiziksel, digeri ise psikolojik.

    Hanife Altuntas ‎”öykü anastmak yalnızca algı sınırlarını genişletmek için öncü koşucu göndermek değil aynı zamanda kusursuzluğa, erke ve tine bir geçit, bir kapı açmak demekmiş.”

    Hanife Altuntas süper.. ben kişisel öykülerimizin yönünü de böyle değiştirebildiğimize inanıyorum.

    Sibel Atasoy İşte iki dünya 7 milyar insan kabulüyle yola çıkılırsa, üçüncü etkiyi yani öykü anlatıcının dünyayı değiştireceğini anlamakta güçlük çekersin.

    Hürriyet Kalalı Muhteşem…
  • Turan Erdal İstedigimizi olma luksune sahip miyiz?
  • Sibel Atasoy onu lüks diye tanımladığımız sürece cevabım hayır 🙂
  • Turan Erdal Ya digerlerinin bizi yargılamalarını ne yapacagız?
  • Sibel Atasoy o yargılar büyük ölçüde, diğerleri üzerinden kendine yolladığın öz be öz kendi yargılarındır 🙂
  • A.O. :
    Alien serisinin en değerlisi ve onu kültleştiren Alien 1′ i çeken Ridley Scott Alien öyküsünü başlangıcını çekiyor. 30 küsür yıl sonra film “Prometeus” ismiyle 1 haziranda sinemalarda gösterime girecek. Serinin çok fena bir hayranı olarak, Senaristin Bu güçlü simgeyle alien’ı nasıl harmanladığını delicesine merak ediyorum. Lafı şuraya getireceğim, bazende öyküler sondan başlıyor…Murathan Mungan’ın cenk hikayeleri elimde bu ara, Şahmeran öyküsünü cemşap’ın büyüyüş hikayesi üzerinden okadar güzel ele almış ki çok sevdim. Öykünün sonunda bir değişiklik yok…Birde meddahlar geliyor aklıma, onların da sihri şu, bir hikayeyi onbin farklı durum için uyarlıyarlıyabiliyorlar söz ettiğin büyücüler gibi…Benim bazen kendimi iyi, zihnimi duru hissettiğimde, meddahlık damarım tutar. kendi minik hayatımdaki minik öykülerin manasını, temasını, zedelemeden, ki kendiliğinden uyumlanır meseleye ben bile şaşarım buna çoğu zaman…Bazen başı değişir bazen sonu..
  • Sibel Atasoy Yapabildiğine hiç şaşmadım, sen de bi öykü anlatıcısısın

Bir yorum

  • Serap 18 Mayıs 2012, 21:18

    Hanife hanım, bence kişisel hikayelerimizin yönünü degistirebildigimizi saniyoruz. Aslında her şey olacağına varıyor er ya da geç. Bu sanı kötü bir şey mı? Olmayabilir,nihayetinde kisiye kendini bu evrende önemli olduguna inandiriyor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir