Manipülasyon

31 Mart 2009

ZİHİN YÖNLENDİRENLER- Herbert Schiller 

Amerika Birleşik Devletleri’nde medya menajerleri, imajların ve haberlerin yaratılması, işlenmesi, rafine edilmesi ve bunlara riyaset edilmesi; dolayısıyla inaçlarımızı ve tutumlarımızı, sonuç itibariyle davranışlarımızı belirleme işini kendilerine iş edinmişlerdir. Sosyal gerçekte karşılığı olmayan mesajlar ürettiklerinde, medya menajerleri zihin menajerleri olup çıkmaktadırlar. Gerçeğin farklı algılanmasına, yaşamın gerçeklerinden yoksun bırakılmış zihinlerin oluşmasına neden olan mesajlar zihin menajerleri tarafından kasıtlı olarak üretilirler. Bunlar manipülasyon amaçlı mesajlardır. Paulo Freire, “insan zihninin manipülasyonu bir çeşit fetih aracıdır” der(9). Toplumsal güç ve iktidarı elinde bulunduran seçkinler, kitleleri kendi amaçları doğrultusunda kullanmak amacı ile bu yönteme sıklıkla başvururlar.

Manipülatörler, egemen düzenin koşullarını açıklayan, meşruiyet kazandıran, bazen methiyeler döktüren mitleri kullanarak, seçkin azınlığın çıkarları doğrultusunda düzenin devamını sağlamak için halkın rızasını alırlar(10). Bunun için fark ettirmeden onları manipüle ederek rızasız rıza üretimini gerçekleştirirler. Manipülasyon, baskı yöntemleri ile istenilen sonuçların alınmasının mümkün olmadığı durumlarda kullanılan bir yöntemdir. Bu durum genellikle eşitsiz sosyal bölüşümün bir sonucudur.

ABD’de manipülasyon bir numaralı sosyal denetim aracıdır. Manipülasyon işinde çalışacaklar toplumun en akıllıları arasından seçilir, bunlara yüksek ücretler ödenir. Bu gelişmeler, ‘Serbest Pazar’ ekonomisinin ilkeleri ile uyum içindedir. Manipülasyonla bir yandan çoğunluğa, olup bitenlerde kendisinin de aktif bir şekilde yer aldığı duygusu aşılanır, diğer yandan ise, bu insanların, gelişmenin imkanlarından yeterince faydalanmasının- rıza üretimi ile- önü kesilmeye çalışılır(13).

Manipülasyonun pek çok yolu vardır. Haber akışını denetim altında tutmak, beyinleri amaca uygun ideallerle doldurmak, bu yollardan en etkin olanıdır. Pazar ekonomisinin prensipleri bu alanda çok işe yarar. Yazılı ve sözlü basına sahip olmak bu nedenle çok önemlidir. Bunlar manipülasyon sürecinde aktif olarak kullanılan araç ve gereçlerdir(14). Sahip olunan gazete ya da televizyon kanalı kendi çıkarları doğrultusunda çalışmak zorundadır. Televizyon kanalları, gazeteler, radyolar, yayınevleri vb. ya holdinglere bağlı ya da bunlara aittirler.

Sovyetler Birliği’ne, Pepsi Cola’nın varışı, Kuzey Amerika’nın tüketim ideolojisinin en son semptomlarından birisidir. Amerikan kültür endüstrinin ürünleri, kendilerine özgü spesifikasyonlarla donatılmış, ögeleri kültürün motifleri ile süslenmiştir. ABD içinde ve dışında, okuyan, izleyen, dinleyen, insanlar, bu süslenmiş kültürel öğelere özendirilirler(16).

Zihin yönetimi endüstrisi, bilinç paketleme işi ile insanları, ikna etme yoluyla kontrol etme ve yönlendirme tekniğini çok iyi kullanmaktadır. Bunun için beş temel mitten yararlanılır. Bunlar:

Bireyselcilik ve kişisel tercih miti,

Yansızlık miti (manipüle edilenlerin olayların tabii akışında akıyor olduğunu sanması gerekir),

Değişmeyen insan doğası miti (insan doğasının saldırgan yanının ve değişmezliğinin ön plana çıkarılması),

Sosyal çatışmanın olmadığı miti,

Medya pluralizmi miti (enformasyon seçimi ile ilgili yanılgı sürdürülür).

George Geroner, “Esas mesele kitle iletişim organlarının özgür olup olmama meselesi değildir. Esas mesele kim tarafından? Nasıl? Hangi amaçla? Denetim mekanizmasının uygulandığı ve bunun etkisinin ne olduğudur?” der(38). Çünkü seçkinlerin çıkarı, sosyal gerçeğin göz ardı edilmesini ve statükonun sürdürülmesini gerektirir. Kitle iletişim araçlarının birbirinden bağımsız olarak ilettikleri enformasyonel malzemenin ve kültürel mesajların benzerliği, iletişim sistemlerinin bir bütün olarak ele alınıp incelenmesini gerektirir.

Medya iki yönlü ve sürekli olarak gelişmektedir. Ticari kurallara göre çalışmaktadır ve geliri itibari ile de reklamlara bağımlıdır. Gerek yapısı, gerekse destekçileri itibari ile genel ekonomiye bağlıdır. Medya, başlı başına bir endüstridir. Biri diğerinden bağımsız çalışan birimler bütünü değildir. Farklı ürünler sunmaz. Verdikleri imajlar ve mesajlar, tasarımları ve hedefleri itibari ile amaçları diğer işletmelerden farksızdır. Bu amaçlar, kârlılık ve özel mülkiyet esasına dayalı tüketim düzeninin kabulünü ve devamlılığını sağlamaktır(40).

Televizyonun en etkili yayın organı olduğu ve toplumun değer yargıları üzerinde etkisi olduğu bilinir. Diğer medya araçları gibi statükonun güçlendirilmesine katkıda bulunduğu inkâr edilemez. Doğduğu günden itibaren her Amerikalı, bu araçlardan kendisine verilen kendi ülkesi ile ilgili enformasyon akışını, bilinçli ya da bilinçsiz olarak emmektedir. Bu enformasyon onun referans çerçevesini oluşturur. Ülkesi ile ilgili her türlü değerlendirmesini bu referans çerçevesine göre yapmaktadır. İletişimin iddia edildiği gibi çoğulcu olması halinde, bu referans çerçevenin olmaması ve sokaktaki Amerikalı tarafından güvenilir bulunmaması gerekirdi.

Bilinci Biçimlendiren Teknikler

Bilinci biçimlendirirken iki teknikten yararlanılmaktadır. Bunlardan birincisi, iletişim formudur. Mitler, insanlara hükmetmek için kullanılmaktadır. Kültürel mitler, halkın bilincine ustaca yerleştirildiğinde insanlar manipüle edildiklerinin farkına bile varamamaktadır. Bölünmüşlük ya da odaklama terimi ile de adlandırılan bu teknik, ABD’de enformasyon ve haber akışında çok sık kullanılan bir formattır. Enformasyon iletiminde görülen bölünmüşlük, tüketim ekonomisinin her bir boşluğu reklamlarla doldurma ihtiyacının bir sonucu olarak yoğunluk kazanmaktadır. Her türlü haberin, her türlü enformasyon akışının arasına reklamların sokulması, halkın bütünü kavramasını zorlaştırmakta, böylece rahatça manipülasyon yapılabilmesine de olanak sağlanmaktadır.

İkincisi ise, enformasyonun güncelliğidir. Güncellik olgusu bölünmüşlüğe hız kazandırmaktadır. Olup bitenlerden anında haberdar kılma olgusu, enformasyon sisteminin manipülasyon gücünü artırmaktadır. Haberlerin güncel olması, ömrünün uzun olamaması, olayların kavranmasını güçleştiren bir başka faktördür. Haber, geçimini bu işten temin edenler için bir emtiadır. Bu nedenle haberi ilk iletip yayına sokan bu işten kazançlı çıkar. Zihin menajerlerinin nihai hedefi izleyiciyi (okuru ya da dinleyiciyi) pasifize etmektir. Pasiflik eyleme geçmeyi engelleyen bir durumdur. Bu medyanın ve düzenin düzenbazlarının ulaşmak için uğraştıkları bir durumdur. Çünkü pasiflik, statükoyu sürekli kılacaktır. Pasiflik, kendi kendini besleyen, katılımcılığı engelleyen, bir durumdur. Gelişmiş Pazar ekonomilerinde pasifliğin bir fiziksel, birde entelektüel olmak üzere iki boyutu vardır. Bunların her ikisi de zihin yönetim sisteminin menajerleri tarafından sömürülmektedir(50). Özellikle televizyon yayınları zihin yönetimi ve bireylerin pasifize edilmesi konusunda çok etkilidir. Özü kasıtlı olarak emilip alınmış programlarla ve araya sıklıkla giren reklamlarla bireyin zihni uyuşturulmaktadır.

Manipülasyonun Enformasyona Yansıması

Manipülasyonun enformasyona yansıtılmasının çeşitli boyutları vardır. Bunlar:

Bilgi endüstrisinin hükümet boyutu: Hükümetler enformasyon yapımcısıdırlar ve yerine getirmekle yükümlü oldukları görevlerin doğal sonucu yapıp ettikleri enformasyon olarak medyaya kaynak teşkil eder. Bu nedenle devlet, kendi mesajlarını, kendi çıkarları doğrultusunda ve kendi çizdiği çerçeve içinde basın kuruluşları aracılığı kamuya iletir.

Bilgi endüstrisinin ordu-şirketler ilişkisi boyutu: Hızla büyüyen bilgi pazarı kendisini sömürecek birçok uzmanın, özel sektörün ve askeri kurumların işbirliği ile hareket etmektedir. Amerikan askeri, Amerikan ekonomisinin hamisi konumundadır. Amerika, kendi çıkarları ile çatışan ülkelerdeki farklılıkları kışkırtarak iç çatışmayı alevlendirir. Daha sonrada demokrasi adına müdahalede bulunarak kontrolü eline geçirir. Bu durum Amerikan ekonomisinin çıkarları doğrultusunda işleyen bir anlayışa sahiptir.

Eğlence ve rekreasyon yoluyla statükonun güçlendirilmesi boyutu: Rekreasyon yoluyla iletilen mesajlar, bir yandan biçim ve içerik yönünden hoş ve eğlendirici olmaları nedeniyle yoğun izleyici çekerek ticari kazanç sağlarken, diğer yandan bilinçli bir şekilde statükonun devamını sağlamayı amaç edinmiş şekilde kodlanmış propaganda araçlarıdır. Amerikan kültür endüstrisi, tüm dünyaya pazarladığı paket programlarla hem para kazanır, hem de Amerikan ideolojisinin propagandasını yapar.

Seçim endüstrisi ve kamuoyu oluşturma ve araştırma boyutu: İster siyasi isterse ticari amaçlarla yapılıyor olsun, kamuoyu araştırmaları, insanların tercihleri ve alışkanlıkları hakkında güç ve iktidarı elinde bulunduranlara bilgi temin etmeye yarar. Kamuoyu araştırmaları, uygulama esnasında uygulanan bireyi, daha sonra ise, kamuoyuna açıklanması ile kamuoyunu manipüle etme fonksiyonu işlevi görür. Ayrıca, egemen güç ve iktidarın hoşuna gitmeyen aykırılıkların ortaya çıkmasında da rol oynar.

İkna teknikleri ihracatı boyutu: Medyanın denetimi az sayıda kuruluşun elindedir. Bu şirketler aynı zamanda elektronik ürün pazarını da ellerinde bulundururlar. Enformasyon sürecinin hemen hemen tamamı reklam endüstrisi tarafından yönetilmektedir. Reklam endüstrisi ise, tüketim maddesi ve hizmet üreten belli başlı ulusal şirketler tarafından desteklenmektedir.

Yeni bir zihin yönetim boyutu: Amerikan yerel kuruluşları, dünyanın her tarafına el atarak dev büyük şirketler şeklinde küresel ekonomiyi kendi denetimleri altına almışlardır. Uluslar arası iletişimin ve enformasyon akışının hem üretimini hem de dağıtımını ellerinde bulundurarak, zihinlerin şekillenmesinde, dünya fotoğrafının oluşmasında etkili olurlar.

Sonuç ve Değerlendirme

Herbert Schiller’in, Zihin Yönlendirenler adlı kitabında; küresel ekonominin işleyiş mantığı çok iyi betimlenmektedir. Dünya ekonomik yapısının işleyiş şekline bakarsak; Avrupa ve Ortadoğu ülkeleri ürettikleri malları ABD’ye ihraç etmektedir. Buna karşılık ABD, bu ülkelerin başka büyük pazarlara açılmasına engel olmakta ve dünyadaki enerji kaynaklarını kendi denetiminde tutmaktadır. Amerikan medya yöneticileri, ülke içinde ve dışında istedikleri etkiyi yaratabilmek için yoğun ve bilinçli bir çaba içinde çalışmaktadır. Amerikan kültür endüstrisi, Amerikan kültürünü dünyaya pazarlayarak, hem ticari anlamda kazanç sağlamakta, hem de kendi ideolojisinin propagandasını yapmaktadır. Çıkar uyuşmazlığı olan durumlarda ise, ihtilaflı olunan ülkedeki farklılıklar öne çıkarılmakta ve taraflar kışkırtılmaktadır. Bunun sonucunda ortaya çıkan çatışmaya, demokrasi adına müdahale edilerek denetim ele geçirilmektedir. Böylece ABD, -ekonomisi, hükümeti ve ordusu işbirliği içinde- dünya egemenliğini sürdürmeye çalışmaktadır.

 

SCHILLER, Herbert, (1993), Zihin Yönlendirenler, Çev. Cevdet Cerit, Pınar Yayınları, İstanbul.

http://www.yeniakademya.org/toplum_zihinyonlendirme.htm

4 Yorum

  • davut 26 Nisan 2010, 00:22

    merhabalar ben bitirme tezi yazıyorum ama kaynak bulamıyorum konum spor muhabirliği ve manipulasyon bana bu konuda yardımcı olana çok minnettar kalırım

  • efra 01 Nisan 2009, 12:59

    Bu yazınızı okuduğumda aklıma,İsa’yı çarmıha gerdirten(Tabii ben çarmıha gerildiğini düşünmüyorum..buna Tapınak Şövalyeleri de inanmaktadır mesela..)Pontius Pilatus’un ünlü sorusu geldi..:)
    ‘Quid est veritas’:Gerçek Nedir?
    Cevap:
    Bir yığın saçmalık işte..:)
    Selamlar..

  • Sibel 01 Nisan 2009, 10:34

    Bu kitapta anlatılan manipülasyon daha ziyade eril uygulamalardan oluşuyor, bu sebeple anlaşılması nispeten kolay ve yüzeysel gibi görünebilir, oysa dişil manipülasyonlar çok daha gizli ve derindir, hani allah bizi korusun cinsinden 🙂
    Solaris Gezegeninin o mavi mor ışıklı mağmaya benzer denizinden duygularınızı saklamanız mümkün olamıyordu. Sizin zihin/duygu bileşkeniz onunkiydi aynı zamanda. Üs’te hapis kalmış bilim kadını şöyle diyordu; “burada sonuca varılamaz, yalnızca seçim yapılabilir!”

  • efra 31 Mart 2009, 22:58

    Dünya bir Komplo yumağıdır.Fakat bunu herkesin dilinde olan manada söylemiyorum!.mesela bana,her şeyi ANLAMAK dinginlik vermiyor!Neden?!.çünkü, tecelli denen vesile,aynı Tanrı( ‘O’ ) ile yaşadığımız dünyada,mistik anlamda sömürmeye çalışan mahlûkların komplosu beni öldüremiyor,o yüzden!?Bence tecelliyi yani yazgılarımızı sevmeliyiz..sevmeliyiz ama onu başı boş bırakmalıyız aynı zamanda;nehrin devinimli yollarında,üzerinde şenlik havasında bir o yana bir bu yana sallanan saman çöpü gibi..belki de bir çok şeyi anlayamamışımdır,kim bilir..yani muammanın bir pasajı;bir boşluğu eksik kalmış sanki?!.İnsan bu alemde Bilge olabilir..ama gerçek bilgeliğin,Bilge oluşunu,o vakitten çok ama çok sonra fark ettiğini bilememesi sonucu yanımıza ‘Düş’müş arkadaşlar tanıyorum,görüyorum..aramızdalar onlar!..
    Bir kitapta okumuştum,oradan gelmişti tüm bunlar zihnime:Gerçek bilmece,gerçek Sır,’Vücut’ değil ‘Var Olmamaktır’..
    Katılıyorum..
    Sizin burada anlatmakta olduklarınıza da katılıyorum..fakat bu bahsi geçen vakanın yüzeysel olduğunu söylemeliyim..
    Zihin kontrolü vardır elbette..
    Ama gerçek konumuz bunun çok daha diplerinde mevcut..lakin yukarıda söylediğim gibi,ben ve benim gibiler yanlış bir planın eseri de olabiliriz;bir çok şeyi anlayamamışızdır belki de?!.
    Ama inanın bana,bu bahsini sürekli vurgulayarak geçtiğiniz Zihin Kontrolü,çok değil,15-20 sene sonra aleni olarak uygulanacak..o tür çipler bazı kişilerin üzerinde uzun bir süredir mevcut zaten..yeni jenerasyonun çağı Ağır Vaka olacağının altını da buradan çizmek isterim!..
    Ama yine benim de düşündüğüm gibi:Giz,Varolmamaktır
    .:)
    Selamlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir