Küçük Prens ve kendini beğenmiş adam-5

28 Temmuz 2011

İkinci gezegende kendini beğenmişin biri oturuyordu. Küçük Prens’i uzaktan görünce:
– Ha, ha! İşte hayranlarımdan biri ziyaretime geliyor, diye bağırdı.
Öyle ya, kendini fazla beğenen insan, dünyada herkesi kendine hayran sanır.
– Günaydın, dedi Küçük Prens şapkanız ne garip!
– Selam vermeye yarar. Beni alkışladıkları zaman, şapkamı çıkarır, selam veririm. Ne yazık ki buralara uğrayan yok.

Küçük Prens:
– Ha, öyle mi? dedi, ama anlayamadı.
– Ellerini çırp!
Küçük Prens ellerini çırptı. Kendini beğenmiş adam da alçak gönüllü bir tavırla şapkasını çıkarıp selam verdi.
Küçük Prens de:
“Burası kralın gezegeninden daha eğlenceli bir yer” diye düşündü ve alkışlamaya başladı. Kendini beğenmiş, şapkasını çıkarıp yine selam verdi. Bu oyun beş dakika böylece sürüp gidince, Küçük Prens’in canı sıkıldı:
– Peki, şapkanızı aşağıya indirmeniz için ne yapmalı? diye sordu.
Ama öteki bu soruyu duymadı bile, onun gibi kendin ibeğenmişler yalnız alkışları duyarlar.
– Bana çok mu hayransın? diye sordu.
– Hayran olmak ne demek?
– Hayran olmak, benim, gezegenin en güzel, en iyi giyinmiş, en zengin, en zeki adamı olduğumu kabul etmektir.
– İyi ama gezegeninde yapayalnızsın!
– Ne olacak, hatırım için, bana hayran ol.
Küçük Prens omuzlarını silkerek:
– Peki, dedi, sana hayranım. Ama ne işine yarayacak?
Sonra da kalktı gitti. Yolda: “Büyükler amma da tuhaf insanlarmış” diye düşündü.