Kerteriz ya da nirengi noktaları

25 Eylül 2010

Yön bulmak ve kaybolmamak için kerteriz noktalarına ihtiyacımız var.

Kerteriz noktalarının nasıl olması gerektiğiyle ilgili bulabildiğim bilgi aşağı yukarı birbirine benzer,  şöyleki:

“Deniz üzerinde herhangi bir noktayı belirlemek için birbirinden farklı açılarda iki doğruya ihtiyaç vardır. Bu doğruların her biri için de aynı doğru üzerinde yer alacak olan iki farklı noktaya ihtiyaç olacaktır. Dolayısıyla deniz üzerinde herhangi bir noktanın kerterizini almak için iki farklı doğru üzerinde toplam dört farklı noktanın seçilmiş olması gerekir. Kerteriz noktaları uzaktan görülebilecek, önü kapanmayacak, sabit ve çevredeki diğer şekillerden ayırt edilebilecek özellikte olmalıdır. Aynı doğrultudaki noktalardan arkada olanı önde olandan daha yüksekte olmalıdır. Oluşturulan kerteriz doğrularının kesişme açıları en az 60° olmalıdır. Hata payını ortadan kaldırmak için bir başka nokta daha bulunmalı ve onun da diğer doğruyla açısı en az 60° olmalıdır. Kardaki kerteriz noktalarının yanı sıra, o nokta için derinlik değerinin de muhakkak biliniyor olması gerekir…”

Bu sonsunsuzluk denizinde bir insan olarak bizim de yaptığımız-belki farkında olmadan-aynı kerteriz alma işlemi ile kaybolmamaya çalışmak. Ancak benim görebildiğim bazı farklılıklar ya da eksiklikler de var.

Örneğiin tek referans noktalılar var, bu kişiler kendilerini açık denizde seyahat ediyoruz sanabilirler belki fakat muhtemelen, güvenli bir havuzda dolanıp durmaktalar.  Örneğin din, milliyet kültürü, fizik, spirütüalizm vs vs…

Bunların her biri kendi başına bir kerteriz noktası olabilir. Fakat tek başına sadece liman içinde kalınır.  Limandan  dışarı çıkınca bize dört kerteriz noktası -en az- gerekirmiş. Ve bunlar kolay değişmeyen, uzaktan rahatça görünen heybetli noktalar olmalı ve Doğruların açıları da en az 60 derece olmalıymış.

Şimdilerde dini referans almış kişilerin, özellikle genç ve orta yaş guruplarının karşı kerteriz noktası olarak bilimi kullanmaya çalışmaları ve aynı şekilde bilim yöntemini referans almış olanların bilgilerini sağlamak için herhangi bir dini kerteriz almaya çalıştıklarını hem de bunu can havliyle yaptıklarını sizler de fark ediyorsunuzdur. Can havliyle diyorum çünkü herkes yaklaşan fırtınadan bilinçli ya da bilinçsiz haberli. Öyle ileri safhada bi eşleşme var ki, aldığınız kitabın ya da tıkladığınız sitenin üst başlığı her ne ise -örneğin Bilim yazıyorsa, içeriği okuduğunuzda din referanslı olduğunu ya da tam tersini- içeriğin farklı olduğunu görmek olağan hale geldi. Üzülerek söylemeliyim ki, kerteriz noktaları da iyi incelenmemiş, kulaktan dolma çoğu kez. Fakat çok iyi ve sağlam basanlar da var.

Din ve bilim şeklinde genelleyişim aslında anlatmak istediğime uygun bir örnek değildi,  ben daha  spesifik ve somut konulara dikkat çekmek istiyorum. Aslında konudan bile değil, konuyla ilgili beğendiğin bir uzmana süreli-teslimiyetle oluşan bilgi değil de daha çok bilinç aktarımı sağlayan kerterizler bunlar.

Gelelim dört kerteriz noktasını da derin ve en sağlam şekilde edinmiş olanlara, bu kişiler limandan çıkıp kıyı kıyı dolaşmaya başladılar. Ve fakat okyanusta korkarım ki bunlar da yeterli olmayacak.

Sanırım orada holistik bir salınım gerekecek. Bu ise bağlanışın tam tersiyle yani kaybolma korkusunu kaybetmekle mümkün olabilir.

Sık sık kendime yüksek sesle hatırlatırım; “nereye kadar?!”

Bunun anlamı “daha ne kadar korkacaksın”dır muhtemelen 🙂

Önemli Not: Haberleri, yöneticileri dinlerken düz anlamlarından başka simgelerine de dikkat ediniz lütfen. Örneğin Başbakan Erdoğan, en az üç çocuk derken (ve kendisi dört yapmışken),   genç nüfusu koruma, güçlü olma  gerekçesinin ardında kendisinin bile bilmediği dört kerteriz noktasını işaret etmektedir.  Bildiğimiz gibi 3 sayısı sentezle ilgilidir ve bireyselliğe geçmek için olmazsa olmaz bir aşamadır. Ne demiştik; çocuk, evrimin doğal sentezidir. (Lütfen bakınız)

Benim önerim; evrimin sentezini bilinçli konuma taşımaktır. Çocuk yerine sentez yapınız.
Bu yazı size hitap etmediyse, ya da hiç rastlamadıysanız, hiç olmazsa çocuk yapmaya devam ediniz; çünkü belki çocuklarınızdan biri sentez yapmayı başarır.

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir