Kelimeler-2

20 Ağustos 2011

Taraftarlığın tersi taraf olmamak değil, duruma göre o anda taraf olmaktır.

**

Bütün görülemez de varlığı bilinebilir. Nasıl bilinir? Doğduğunuzdan beri size biçilmiş rol-noktanın dışına defaaten çıkılabilmişse, başka noktaların varlığına iman edilir, böylece sonsuz başka noktalar, görülemese de bilinir.

**

Dünyadaki çeşitlenmenin güzelliğine iman etmekle başlar bu güzel oyun.

Sana ahmakça gelse bile o çeşitlenmenin ne büyük bir zerafet oluşturduğunu, tüm varlıkların tekamül etmesi için zengin bir ortak rüya oluşturduğunu bi gördün mü, artık bi şeye kızamaz olursun, hatta minnet duymaya başlarsın biri ahmak rolünü ya da hitler rolünü oynamayı kabul etmiş diye :)))

**

Bu dünya benlik bilincinin oluşması için görülen bi rüya 🙂

**

Kör olduğumuz halde görüyor olduğumuzu varsayarak yaşadığımız,sonuçlar/yargılar ortaya koyduğumuz için yeni nesillerin de pek şansı olmuyor.

Yani hem kekeme hem gevezeyiz diyebilirim.:)

**

Bütün yayınlar siz o kanalı açın ya da açmayın bulunduğunuz ortamdalar! onların hepsini çekebilecek alet/rado de sizde.

Ne kadarını/hangisini dinleyeceğiniz ise özgür iradenize bağlı. Seçimleri yapan sizsiniz, everen sadece yumuşacık baş eğiyor.

Evren olmuş everen! Eh Allahın parmağı var işte :))))

**

Korkulması gereken Allah değil, birey olamamış BEN-BEnciler. Korku enerjinizi yanlış yönlere salıp durmayın yaw!

**

Onun (Allah), ne kadar latif, sevecen, kucaklayan, merhametli olduğunu etkilerinden anlayabilirim ama O tanımsızdır bu sebeple iltifatlarım sadece bana geri döner.

Tıpkı celalini,hiddetini etkilerinden görsem de bana döneceği gibi.

**

Dünya annenizdir; dünyaya ne olursa, dünyanın oğullarına da aynısı olur. Eğer insanlar yere tükürürse; kendi üzerlerine tükürürler.

Bunu biliyoruz biz; dünya insana ait değildir; insan dünyanındır. Bunu biliyoruz. Bütün her şey bir aileyi bağlayan kan gibi birbirine bağlıdır. (Şef Seattle)

**

Holistik, hollografik,hümanistik(3H) bişeyler diyebilmek için ya Mevlana, İbnArabi vs gibilerin yaptığı şekilde egemenlerle anlaşacaksın, ya da Anadolunun ozanları gibi ruhun telini titrete titrete diyeceksin!

Hangi yolu seçtilerse de razıyım, yeterki 3H DEsinler.

**

Ümit, ona bel bağladığın takdirde celladın da olur. Tüm kavramlar üzerine basılacak birer taştır sonsuz nehirde, yapışıp kalma! Bas ve sek!

***

2 Yorum

  • Sibel 21 Ağustos 2011, 11:16

    İnanç, bilme haline geçmek için yakıcı bir istektir bence. Fakat biliyoruz ki; insanların çoğu istekleri olmuyor! Sebebini geçen gün yine burda bir yorumda belirtmiştim. Niyetli ağ bağlantısında bu isteği nötr kılan başka bir istek ya da niyet var ise, ritüel filan kar etmez diyebilirim.
    Ritüellerin hem iyi hem de ters etkileri var her şeyde olduğu gibi. İyi tarafı, insanı belli bir niyete doğru sürükleyici ve disiplin verici etkisi. Ters etkisi ise, ritüeli yapan, “bilme haline” ulaşamadıkça onda farkında olmadığı hoşnutsuzluk ve aldatılmışlık etkisi yaratmasıdır. Böylece kişinin ritüel için harcadığı enerji karşılıksız gibi göründüğünden kişi de bu boşluğu dolduracak başka duygular uyanır; örneğiin kişi ritüeli yaptığı için kendini kıymetli ve ayrıcalıklı hissetmeye başlar ve bu da onun ritüel uygulamayan insanları yargılama, onları kendinden aşağı görme olarak ortaya çıkabilir.
    Oysa ritüel sadece bi araçtir. Bu unutulur gider!

  • turan 21 Ağustos 2011, 09:12

    Tum inançların yolları aynı kapıya çıkıyor galiba. Ritueller insanları inançlı kılar mi? Veya ritüelleri harfi harfine uygulayan biri inançlı birimidir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir