Jodorowsky’s Dune

15 Ocak 2019

Jodorowsky’s Dune

bu belgeselde dünya çapında bir romandan dünya çapında bir film yapmak için dünya çapında bir yönetmen nasıl düşünür nasıl hazırlık yapar, ne tür dehalar işin içine girer Bütün bu süreçleri izliyoruz yaratıcılık nedir gerçek manada bunu öğreniyoruz. 😘🐞gerçekten ufuk açıcı, şaşırtıcı.

Jodorowsky’s Dune, Yönetmen Alejandro Jodorowsky’nin 70’li yıllarda ufuk açıcı bir bilimkurgu romanını beyazperde uyarlamaya çalışmasını ancak tek bir sahnesi bile çekilemeyen Dune filmini anlatıyor.
Jodorowsky’nin kurduğu hayalleri, yaptığı hazırlıkları, anlaştığı insanları ve prodüksiyon öncesi planlanan her şeyi anlatan bu belgesel sayesinde insan ister istemez “keşke çekilebilseydi” diyor. Gerçi belgeselin sonunda ifade edildiği gibi bu film çekilemese dahi (Holywood’un projenin görkeminden ve halkı fazla aydınlatma ihtimalinden korkulduğu çıtlatılıyor) sonra gelen en büyük Bilimkurgu filmlerinde, gerek objelerin gerekse kahramanların dizaynında Jodorowskinin devasa bir kitap şeklinde hazırladığı çizimlerden yararlanıldığı söyleniyor.

*

The Good place,20 dakikalık komedi dizilerinden, iki sezonunu izledim,bunlar rahatça psikoloji, etik, mistik, teolojik ekollerde ders niteliği taşıyor 🙂 Ödüllü bir dizi ve 3.cü sezonu devam ediyor.

*

Karanlık Labirent-Kitap

Sana acı veren yük aşırı duyarlılığın yükü değil, onun sorumluluğunu taşımayı reddetmenin çapındadır. Gerginliğe ve çatışmaya yol açan bu işte.
L.Durrel

Sırrı ortaya çıkarmaya takılıp kalmak, aydınlanmanın başlıca engeli gibi görünüyor.

Esinlendirici ve derinlikli bir kitap. Yazarı Lawrence Durrell’in edebi ünü bana göre de gerçekmiş.

Entellektüel bir ingiliz grubu gemiyle bir akdeniz turunaa çıkarlar. Yolculuk öncesi bu kişiler bize yazar tarafından incelikli bir üslupla anlatılır. Sonrasında bir ada durağında küçük bir kafile olarak günlük bir geziye kaydolurlar, Hiç de güvenli sayılmayan bir labirenttir bu fakat içinde arkeolojik buluntular vardır. Ve bir kaza olur!

Girit’teki koca bir kaya kütlesine oyulmuş labirentin çıkmazlarıyla, insanların kendi yaşamları konusunda aldıkları kararlar sonucunda saptıkları labirentler arasında görkemli bir koşutluk kuruyor.

*

Green Book

Oldukça ünlü bir piyanistin konser turlarında ona şoförlük yapan Tony ismindeki adamın hikayesini anlatan filmde,  Siyahi dahi piyanist Don Shirley ile Tony birlikte güneye doğru yola çıkarlar. Hem kendi aralarındaki tatlı çekişmeye, hem de o yılların oldukça katı siyahi kurallarının yarattığı engellere şahit oluruz. Film gerçekten de kaliteli. Gerçek bir hikayeden alındığı için biyografi de sayılır.