Istenc Nedir?

05 Nisan 2013

Evet sözlüğe baktım da irade diyor bu kelimeye. Ama DJ’nin kullandığı anlamı iradeden daha başka bi şey.En iyisi bu konuyu anladığım kadarıyla özetleyeyim. (bu cümlenin açılımı aslında şu; özetleyeyim ve anlamış olup olmadığımı test edeyim!)

Istenc, istenilen, sağduyuya meydan okurcasına yapılan akıl almaz başarılı işlerle ilgilidir. Düşüncelerin sana yenildiğini söylerken seni muzaffer kılan şeydir istenç.Kişiyi, hiçbir şeyden incinmez duruma sokan, bi büyücüyü duvardan geçirten, uzayı aşırtan, isterse aya götüren bi şeydir istenç.Bir büyücüye göre istenç, içimizden çıkan ve dışarıdaki dünyaya sarılan bir güç demektir. O göbeğimizdeki yarıktan, saydam telciklerin bulunduğu yerden çıkar.Sıradan insan dünyadaki şeyleri elleri, gözleri ve kulaklarıyla algılar; ama bir büyücü bunlardan başka burnu, dili ve özellikle istenci ile algılar.İstenç, görme de değildir, bir güçtür.GÖRME ise bir güç değil, bir şeyin iç yüzünü ortaya çıkaran yetenektir.Güçlü bir istence sahip olup da göremeyen büyücüler olabilir.Bir bilgi adamı, dünyayı hem duyularıyla ve istenciyle hem de görmesiyle sezebilir.Bakın burada duyu+istenç+görme birleşerek büyük bir fark yaratıyor.İstenci güçlü ama göremeyen bir büyücü hayatı boyunca savaşçı gibi yaşamak zorundadır. Oysa bir görücünün, artık savaşçı gibi yaşaması gerekmez. O zaten her şeyi OLDUĞU gibi görür.İnsan bi kez görmeyi öğrendi mi, hiç bişey olmadan her şey olmuş sayılır. Yani yok olmuş demektir ama yine de ortadadır.Bir savaşçı için iki önemli merhale var; Birincisi kendi ölümüne dair keskin bir bilinçlilik içinde olması gerekir. İkincisi iseyansızlıktır. Böylece bir savaşçı, ölümün bilinciyle ve yansızlığıyla ve kararlılığının verdiği güçle tüm eylemlerini belirli bir noktaya yönelterek yaşamını düzenler.Sabırlılığı öğrenen savaşçı istence yönelir.Ve bekler savaşçı! Bir savaşçı acele etmez; çünkü istencini beklediğini bilmektedir.Ve bir gün gelir olağan durumlarda yapılmasına olanak bulunmayan bi şey yapıverir.Arı yaşam sürdürenler içindir görmek.

Duskunlugun en kotu bicimi isteklerine gem vurmaktir bence der DJ, cunku bunu yapan kisi, buyuk bir seyler yapmakta oldugu kanisina saplanir. Oysa kendi dunyasina kapanmaktan baska bi sey yapmis olmuyordur. Duskunluklerimize karsin istencimiz gelisir. ISTENC icindeki yarigi azar azar genisletmeye baslar! Hepimizin icinde bi yarik bulunuyor der DJ, bi bebegin basindaki bebek buyudukce kapanan bi bingildak gibi bir bosluk; iste bu yarik da, istencimiz gelistikce daha da genisler.

(Sibelin notu: tahminimce bahsedilen karindaki bu yarik erkeklerle ilgilidir, disilerin istenci muhtemelen rahimde ve acilmasina gerek olmaksizin dogal olarak faaliyette. Sanirim bu sebeple kadinlar her zaman daha tehlikeliler cunku istenclerini bilincsizce oldugu kadar cok da kolayca kullanmaktalar)

2 Yorum

  • Sibel 25 Nisan 2013, 07:33

    Şubaşlığa dabi şeyler söylemek isteyebilirsiniz:
    http://sibelatasoy.com/?p=3407

  • osmanziya 23 Nisan 2013, 07:53

    İrade (istenç) reddebilme olduğu kadar “ready” olabilmedir.. hazır hale gelebilme ile parelel kabul edebilmedir. Daire-i idaren altında olan her şeyi ihtiyar edebilmen ve böylece iktidar olabilmendir. Eğer hakimiyetin kadar hürriyetin varsa bu başkalarıyla var olabilme san’atıdır. Tüm bu hem natameli hem tantanalı işlerin eşiği ŞİMDİ ve BURADA yapıp edebildiğin istencin ve iradendir. Bu gün dışında DOĞRUDAN kullanamadığın istencini.. geçmişte işletemeyip gelecekte çalıştıramadığın ancak DOLAYLI sorumlu ve etkili olan iradeni.. tüm bilgi içeriklerinden, anı dolgularından ve beklenti duygularından sıyırdığında elinde sadece VEHİM olarak kalacaktır ki HEDEF değil. Bu yüzden bu nesnenin benim (söyleyenin) mi yok senin mi (dinleyinin) olduğundan ŞÜPHELİ bir kimseyim. Ortada sadece din ve dünyalarımız arasında gidip gelen diyalektik bir elektirik var.. Öyle ise şu dört gerçekten birini seçeceğiz iz.. im.. ir.. is… zmr.. s. Sin’in zamirindeki istek.. bel ki… Kapalı değil de açık söylersem ömür dağınıN zirvesinde vezir olmakla padişah bulunmakta arasında bir seçim yapmak isterseM istencimi gür ve güç birlikteliği olan işimi yapmayı sürdürmekten başka seçeneği görmüyorum. Korku, kuşku, keşke ve kızgı karanlığından kurtuluşum, kartuşu kurutuşum ve kuşunun kurtuluşunun kurşunudur.. KİBEL.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir