İsimler, fraktaller

13 Haziran 2012

İsimler hakkında daha önce konuşmuştuk. Pek çoğunuz– bazılarınız – isimlerinizi değiştirdiniz. Bu kesinlikle anlaşılır bir şey, çünkü diğer isim genellikle ailenizin size verdiği bir isim. İsminize bir bakın. Kendinize o ismi verir miydiniz? Muhtemelen hayır. İsminiz kötü olduğu için değil, ama muhtemelen siz kendinize o ismi vermezdiniz.(A)

Bilirsiniz büyücüler, isimlerinin bilinmesini istemezler! Çünkü ismi bilinemiyene büyü işlemez! İsim; düzenli bir yapıdır, hedef. :)))

Belki fraktaller(Tıklayınız); düzenli yapıdan, herşey ya da hiçbişey olana (Tanrı) giden yolda bir ara duraktır.

Sevgili Don Juan, öğrencilerine “kendilerini tanımlamamalarını” önerir; çünkü sen kendini bilemezsen, hangi olay karşısında ne tepki vereceğini önceden kesinleştirmediysen bunu karşındaki kişi de bilemiyecektir! Bilemediği için sana karşı komplo kuramaz. Yani spontan olmayı, benim her zaman dediğim gibi ANda olmayı öneriyordu.

Kısaca, Don Juan ya da Castaneda, büyücünün sırrını; fraktale bağlamıştı.

Bir yorum

  • Turan 13 Haziran 2012, 10:55

    Bu söyledigin mekanizmaya “kendini savunma” mekanizmasi da denebilir galiba. Bu aksiyona reaksiyon gösterir. Pekala aksiyon yapmak icin ne gerekir?

    Isimlerin tutsagi oldugumuza da inaniyorum. Olgulara verilen isimlerle o olgular cogu zaman karistirilir. Isimler olgular diye zannedilir. Ama isimlerin olgulari betimlemekten haric cok daha görevleri vardir. Mecazi anlamda kullanilan isimlerin olgularini aramak Mevlanin da dedigi gibi bir kuyuya yansiyan ay isigini ay zannetmeye benzer.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir