İlişkiler-5

18 Şubat 2012

Konunun öncesi için tıklayınız

“İster azizlere ya da tanrılara, isterse de gurulara ya da bilinmeyene olsun, her gün pek çok dua okunuyor. Ama okunan duaların pek çoğu şu şekilde çıkıyor “ Sevgili Tanrım, mutlu olmak istiyorum.” Sanki bu Tanrıya kalmış gibi. Sanki seni Tanrı mutlu edecekmiş gibi.  Bu ilginç.” diyor Adamus.

Evet ben de duyuyorum o duaları ve aynen öyle.
Halk arasında şöyle bir deyim var: “işin allaha kaldıysaaa…”
Hepimiz biliriz bunun anlamını, konu Allahla ilgili değil zaten.
Neyle ilgili?

Elvan E: İnsanlar nasıl mutlu olacaklarını bile bilmedikleri için, iyimser olasılıkla bu işi Allahın çözmesini bekliyorlar.Poğaça veya ekmek istiyorum yerine Mayalı hamur istiyorum demek gibi birşey:) bir yandan yemek tarifi okuıyorum da :))

Sibel Atasoy Mayalı hamuri stemek gibi mi gerçekten?

Hanife A: bence sorun şu: hepimiz “mutlu” olma konusunda şartlanmışız, programlanmışız.ama mutluluk denilen halin gerçek kaynağına dair bilgi saklı tutulmuş.bu nedenle 1 in devamı için yapay mutlulyk kaynakları inşa edilmiş.bizler de habire üstüne yeni gecekondular kondurmaktayız.. yukarlarda bi yerde buluna güce hiç bi zaman mutluluk dileğiyle yakarmamış biri olarak her zaman schopenhauer un sözünü kulağıma küpe ederim.( gerçek mutluluk acısızlıktır.)

Nilufer O: Ne/kim oldugunu bilmekle ilgili.

Elvan E: Çok sorduğum olmuştur insanlara:Mutlu olmak için neye ihtiyacın var? ve cevap yok..İhtiyaç duyulan daimi bir hal ise eğer geldiğini nasıl anlayacaksınız? Tümdengelim..E peki hadi birşeyler yapalım ” Ne olursa mutlu olursun” ve yine cevap yok…Tümevarım.Pazara çıktığınızda havuç satana sebze istiyorum demiyoruz.Havuç istiyorum diyoruz.O yüzden ya mutlu olmayı seçeceğiz her haliyle,dua ediyorsakta ne istediğimizi bileceğiz diye düşünüyorum. naçizane 🙂

Hanife A: tanrıya edilen dualar, söylenen sözler, sanıyorum ki, yüksek benliğimize seslenişler..biz aslında kendi kendimizle konuşuyor ve talep ediyoruz.elbette bu noktada sibel in yazılarında sıkça belirttiği arka plan yetileri önemli rol oynuyor.

Sibel Atasoy Oturduğun yerde karnım doysun diye dua etmiyorsun, pazara çıkıyorsun, bazen elinde bi liste var, bazen de o an ne istediğin konusunda serbest bırakmışsın kendini. Neticede bi pazarcının önünde duruyorsun, “abla ne vereyim sana?” diyor adamcağız. Dolmalık biber diyorsun hatta miktarını da söylüyorsun:)

Abdullah M: Dua beyindeki güçleri harekete geçiren bir mekanizmadır. Siz o domatescideki Allah isimlerine dua ettiğiniz gibi sizdeki ve onda esmalar rızkı size ulaştırıyor. Dua edenlerde beyinlerinde bu mekanizmayı kullanıyor ha kimi duasında ısrarcı d…eğil beyine ekilen tohum meyve vermeden kuruyup gidiyor. Ancak yakından gözlemişimdir sadece dua ederek hayatında mutluluk bulanlarda olduğunu. Her şey duadır. İstektir isteyiştir.”Duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var” demiş Allah.

Sibel Atasoy Ben de oyunların prensi istek’tir demişim eski yıllarda. Katkı için teşekkürler Abdullah bey.

Gülen D: Sadece kendim olabildiğimde mutlu olabiliyorum ya da o hissettiğim her ne ise, tepelerden gökten, dağlardan yıldızlardan,sessizlikten sessizce akıyor, o kadar yumuşak işte onu hissettiğinde veya yakaladığında artık dalga mı dersiniz , sihir… mi ,izin verdiğiniz oranda sizi çevreliyor , onunla beraber mutsuz olmak olanaksız zaten mutsuzluğun adını ve tanımını bile unutuyorsunuz;Ancak sadece kendiniz olduğunuz zamanlarda ve sürede bu mümkün.

5 Yorum

  • Sibel 14 Eylül 2012, 08:08

    Devamı için tıklayınız:http://sibelatasoy.com/?p=7427

  • Sibel 18 Şubat 2012, 10:22

    Harika

  • Turan 18 Şubat 2012, 10:16

    Mutlulugu biz baskalarinda görüyor zannettigimiz icin bize bir “avuc” mutluluk bile verseler biz onun mutluluk oldugunu fark etmeyiz. Cünkü ne oldugunu bilmiyoruz. Mutluluk aramak yerine insan severek yaptigi seyi aramali. Neyi severek yapiyorsa orada mutlu olur. Dahasi bir de insan herseyi sevebiliyorsa o zaman o kisi herseyden mutlu olur….

  • Turan 18 Şubat 2012, 10:13

    Mutluluk
    Mutluluğu aradığın sürece,
    Mutlu olacak kadar olgun değilsindir,
    Ve ulaşacak kadar her istediğine.
    Kayıplara yakındığın sürece
    Ve hedeflerin varsa durmadan yöneldiğin,
    Bilemezsin huzur nedir diye.
    Vazgeçersen şayet her arzudan,
    Ne hedef, nede istek tanıyıp
    Mutluluğu artık adıyla anmıyorsan,
    O zaman olup bitenlerin akışına
    Dayanamaz yüreğin ve ruhun erişir huzura..

    Hermann Hesse

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir