İlişkiler -4

17 Şubat 2012

Konunun öncesi için tıklayınız

Henüz yaşayan (yere düşmemiş) kar taneleri neden çığ yapamıyor?

Aydın S: daha çiğ olduklarından olabilir mi?

Sibel A: Çok hoş bi betimleme, şiirsel 🙂

Turan E: Yere düsmemis kar tanelerinin arasinda yapistirici “su” olmadigi icin, diye düsünüyorum. Yere düsün kar taneleri kendi agirliklari nedeni ile sivilasirlar ve bu su tekrar sogudugu zaman kar tanelerini birbirne yapistirirlar. Kar tanelerinden artik bir kütle olusmustur. Bu kütlenin sinirlari da vardir. Cig iki sinirin birbiri arasinda kayma ile olusur.

Fer Yal Kar taneleri havada birbiriyle birleşemiyor, birbirini itiyor

Sibel A: Peki bu örneği, dünyaya doğan insanların durumu ile nasıl karşılaştırabiliriz?

Elvan E: kar tanelerinin birimsel yolculukları devam ettiği için..yere düştüklerinde yolculukları biter , bütünleşirler çığ potansiyeli oluşur :))

Fer Yal Her insan biriciktir:)

Sibel A: Yani çocuklar daha çiğ’dir, çığ olamazlar;çünkü biriciklikleri yitmemiştir diyebilir miyiz?

Fer Yal ‎”Yani çocuklar daha çiğ’dir, çığ olamazlar;çünkü biriciklikleri yitmemiştir diyebilir miyiz?” Ben bunu sevdim:) Bana kendimi daha çok çocuk gibi hissettirdi.

Turan E: Onlar dünyanin nasil betimlendigini henüz ögrenmemisler :-)))

Fatih I: Kar tanesi bireyin, çığ da toplumun simgesi olabilir.

Sibel A: Fatih evet benzetme akla yakın ancak yere düşen ve birleşen (toplumsallaşan) kar kütleleri çok nadir ÇIĞ olur, normalde güneş ve yağmur onları dağıtır 🙂 Hangi nadiratta çığ oluyor, olmayanlar neden olamıyor? her iki durumunda ne tür sonuçları oluyor?

Hanife A: gökyüzündeki kar tanelerine “çiğ” yakıştırmasını çok sevdik hepimizin bilgi bankasında kodlanmış haliyle çiğ kelimesi olumsuz bir anlam içeriyor.tıpkı “omurgasız” gibi..

Sibel A: hahahahahahaha bravo Hanif, omurgasından tutup çıkardın walla!

Fer Yal Çocukların ki farklı bence:) Onlar hem çiğ hem çığ hem de biricik kar daneleri:)

Sibel A: Eğer çocuklar çığ ise o halde yağmakta olan kar tanelerini çocuklara benzetme metaforumuz çöker! Bi daha düşün Feryal 🙂

Fatih I: Çığ, genellikle bitki örtüsü olmayan engebeli, dağlık ve eğimli arazilerde, vadi yamaçlarında tabakalar halinde birikmiş olan kar kütlesinin, iç veya dış kuvvetlerin etkisi ile başlayan bir ilk hareket sonucu, yamaçtan aşağıya doğru hızla kayması olarak tanımlanıyormuş. Yani çığ meydana gelmesi için iç veya dış bir kuvvetin etkisi, aynı zamanda da bir eğim olması gerekiyormuş. =)

Sibel A: Çığ için eğim şart ve bu eğim ya iç ya da dış bir etki ile tetiklenmeli… Hımmmmmm Bu metaforu bizim toplumsal hareketlerin hangisi için kullanabiliriz?

Fer Yal Dünya’ya düştükten sonrasını betimledim ben çocuklarla ilgili:))

Sibel A: a tamam o halde elimizde hala sağlam bi önerme var :

Fatih I: Bence herhangi bir toplumsal hareket için kullanmamak daha iyi olur. Çünkü çığ denilen şeyin meydana gelmesi, yaşayan varlıklar için sıkıntı demek. Örn: Çığ düşüyor, kaçın! =)

Sibel A: Doğada ne varsa bizde de o vardır, bundan kaçılmaz. Bilim yöntemi de bunu kullanır ve teknoloji uzantısı da tabi. Yani şimdi insan başarısı diye övündüğümüz tüm medeniyeti inkar mı edeceğiz?

Fer Yal Aslında tüm toplumsal hareketler çığın oluşumu gibi farklı koşullar ve etkileşimlerle oluşmaz mı zaten.

Sibel A: Eğer öyleyse Feryalcim o çığ olmadan eriyip giden çoğunluk kümelerini hangi toplumsal hareketle özdeşleştireceğiz?

Fer Yal Tek bir hareketle değil, spesifik, özel olarak değil de genel anlamda düşünebilirim diyeceğim ancak; toplumsal hareketlerde zaman çok önemlidir. Eriyip gitti sanılıp sonra yeniden ortaya çıkan ya da çığ gibi bir anda büyümeyip, aheste beste çoğalan hareketler de olabiliyor.

Hanife A: eğim dedin aklıma eğilimler geldi.toplumsal bağlamda konuşursak öncelikli olarak siyasi eğilimler diyebilirim..kitleleri bir araya getirir ve kütlesel bir ağırlık oluşturarak eğimi yaratır..bu da tarihsel süreçlerimizde de görüldüğü üzere bi çok çığ felaketine sebep olur:) bi yerde çığ oluşabilmesi için toplam kar miktarının -eğimle birlikte elbette- kritik bir kütleye ulaşması gerekiyor.

Sibel A: Müthiş! Evet ve iç ya da dış bi tetikleyicisi de olurmuş Fatih öyle söyledi.

Fer Yal Tabii bir kar tanesinin içindeki değişmez gerçeklik, töz, öz, özdek, atom, iyon mutlak; yere düşünce; biçimsel değişim, dönüşüm başlıyor; koşullara, eğimlere göre; insanın içindeki töze, öze bakmak gerek.

Fer Yal Toplumsal olarak en kolay büyüyebilen çığlardan biri korku olsa gerek.

Sibel A Evet pür sevgi olmayınca en işe yarayan ivmelendirici korku imiş .. derler. En korkulu ilerlemeyi gerçekleştirenler de “orta sınıf” olsa gerek! Henüz doymamış ama kaybedecek şeyleri olanlar!

Bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir