İlahi Matrix

03 Kasım 2016

Kendimizi yaşam gibi zamanın kısa bir diliminde sadece evrenden gelip geçen kişiler olarak değil yaradılışa katılanlar olarak düşünmemiz kozmozun ne olduğu ve nasıl işlediği konusunda yeni bir algı biçimi gerektirir.
Gerçeklik seviyelerinin altında yatan yaratıcı operasyona dikkat yöneltelim.

Eğer kadim uygarlıkların daha gelişmiş olduklarına dair bir fikir beyan edilirse, “Madem o kadar gelişmişler teknolojinin izleri nerede?” diye sorar uzmanlar “Tost makinaları, mikrodalga fırınları ve videoları?” Gregg Braden
Dikkatimizi odaklama eylemi yaratıma ortak olmaktır.
14721711_1313054222049660_5480538625975137091_n
İnsanın en büyük gafleti kendi bilinç durumunun dışında nedenler aramasıdır. der neville goddard
Dünyamız, bedenlerimiz ve yaşamlarımız varolurlar çünkü biz kuantum dünyasının olasılıklarının içinden seçilmişizdir (hayal edilmişizdir.) Bunların herhangi birini değiştirmek istiyorsak onları başka bir şekilde GÖRmeliyiz (birçok olasılığın olduğu kuantum çorbasından istediğimizi çekip almalıyız).
Geleceğin rüyasını şimdide olur kılmak için, onun aslında ÇOKTAN OLDUĞUNU hayalimizde görmeliyiz ve duygu ve inancımız tüm hücrelerimiz onun hakikaten zaten olduğuna onay vermeli. Bu yapılması hem kolay hem de zordur. Deneyin kendiniz karar verin.
“En gerçek inançlarımız, en yakın ilişkilerimizde bize yansıtılırlar” der bu kitapta Braden
İlişkiler, kendimizi hayal edebileceğimiz her şekilde görmenin fırsatıdır.
Sıklıkla bu sayfalarda ele aldığımız urban şamanı da tek cümleyle ifade etmek gerekseydi ona “İlişki Sağaltıcı” denebilirdi.
Peki, hangi ilişkiler? Bunları; zihin ve beden arasındaki, insanlar arasındaki, insanlar ve durumlar arasındaki, insan ve doğa arasındaki ve madde ile mana (ruh) arasındaki ilişkiler şeklinde özetleyebiliriz.
shamans-profile300forblog
*
Bu haftanın dizilerinden kesitler de şöyle:

Bugün yeni dizi arayışlarına er saatte başlamış bulunuyorum 🙂

İlki Travelers- Zaman gezginleri dizisiydi, ilk bölüm hoşuma gitti. Zaman zaten has konumuz, yapım da dandik değil, hatta oldukça oturaklı, 3 bölüm yayınlanmış, devamında daha iyiye de gidebilir.

Az sonra ikinci keşfimin ilk bölümünü test edeceğim (tester oldum yaw!); Eyewitness dizisi Norveç dizisi olduğu için dikkatimi çekti, ara sıra amerikadan dışarı da çıkmak lazım :))))

Eyewitness ilk bölümü ümit verici, beğendim. arka plan da çok güzel.

*

Haftanın filmi: Julieta

Almodovar gerçekten iyi bir hikaye anlatıcısı. Ben ne diyorum ki adamın oscarı var zaten 🙂
Çok güzel anlatmış bu hikayeyi, kıskandıracak ölçüde şiirsel, resim gibi.
Herhalde trenle yarışan o geyiğin görüntüsünü de unutamam.

Not: Bu arada my best film albümümü görmek için tıklayınız

 *
Bir diğer muhteşem film de The Avıator
Bazen böyle önemli filmleri kaçırdığım oluyor. Aslında bazen bile değil çok oluyor 🙂 2004 yılı ilgimin belirgin bir konu tarafından bütünüyle ele geçirildiği bir yıldı.
Neyse böylece Scorses abimizden özrümü dilemiş olayım. Muhteşem bir film olmuş. Ayrıca biyografik bir yanı olması da şimdilerde ilgimi çeker oldu. Eskiden safi kurgu olmayan bir şey bana pek de ilgi çekici gelmiyordu ne yalan söyleyeyim.
İnsanın çok parası olmasından çok onu kullanma zarafeti olması akılda kalıcı şeylere sebep oluyor. Bu 3 saatlik filmde Howard Hughes’a dünyanın en zengin adamı olduğu için kızamıyorsunuz 🙂

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir