İki dünya arası

12 Nisan 2012

Ola ki sen GÖRMENİN insanın yalnızca iki dünya arasına, sıradan insanla büyücülerin dünyası arasına sokulduğu zaman gerçekleştiğini öğrenmişsindir. Sen şu anda o iki dünyanın tam ortasındasın. Görmeyen herhangi bir büyücü de senin gibi çakalla konuştuğunu sanır. Ama GÖREN bir kimse bilir ki buna inanmak, büyücüler aleminde çakılıp kalmaktır. (DJ)

Öyle kritik unsurlar içeriyor ki bu saptama. Sanırım temel husus, “iki dünya arasına sokulma” edimidir. Şüphesiz bunu ulaşılacak bir merhale olarak lanse etmek de hamlığın bir başka çeşidi olacaktır. Herkes GÖREN olmak durumunda değil, işlevlerimiz farklı evrelerimiz çok farklı.:)

**

Öylesine hayati bir konudur ki Öncelik Sırası (Tıklayınız), sık sık kendime unutturmamak için çabalarım.

Lütfen sizler de isterseniz bu mesajı paylaşarak isterseniz kendi özgün kelimelerinizle bu konuyu kendinize çevrenize hatırlatın.
Bu konuyu gerçekten ANlamış kişiler bir daha asla şikayetlenemezler, kendilerini ya da yakınlarını boğamazlar; çünkü ilacı bizdedir bunun.
Öncelik sırana BAK. İstersen o anda DEĞİŞTİR.
İçinden değiştirmek gelmediğinde bile DEĞİŞECEKSİN, artık kurban rolüne bürünemeyeceksin. Çünkü öncelik sıralarını kendi özgür iraden ile belirlediğinden EMİN olacaksın. Seninle birlikte yakınların ve uzakların da değişecek. Bütün dünya değişecek.
Minnacık bir çaba buna yeter.
Ancak bunun sürdürülebilir olması için büyük çaba gerekir, hatırlatma hep hatırlatmak gerekir kendimize.
Ve sonunda öyle bir gün gelir ki artık eski halimize dönmek söz konusu değildir, dönüşüm gerçekleşmiştir.
KENDİMİZİN sözcüsü olmuşuzdur.

Hala hatırlatma ihtiyacı duyduğuma göre dönüşümüm tamamlanmamış ama sık hatırladığıma göre kendimden ümidim var 🙂

Burada ve her yerde o ya da bu şeklinde aristo mantığından tamamıyla uzaklaşıyoruz artık. Bu bir skaladır. Yani “öncelik sırasını” uygulayanlar ya da uygulamayanlar diye iki durum söz konusu değil. Bu bir skaladır, ve her birimiz bu skalanın değişik aşamalarındayız. Örneğin ben bu skalanın uygulayanlar kısmına oldukça yakınım. Bunu nerden anlayabiliyorum? Çünkü şikayet etmiyorum, rahatsızlık duyduğum bir durum olduğunda bunu hemen halledebileceğimi biliyorum. Şartlar benim dışımda belirlenip bana dikte edilmiyor, bunun nerdeyse %95 farkındayım, uygulamalarımın sonucundan görüyorum.

Öncelik sıralarımla ilgili bilgim varsa, gidiyorum önceliklerimin sırasına bakıyorum. Onların sırasından hala memnunsam değişimi sağlayacak KARARı vermiyorum fakat bu kez artık o rahatsızlık duyduğum konudan şikayet edemiyorum, biliyorum ki bu benim değiştirmek istemediğim öncelik sıralarımın sonucudur. Sonuca ve kendi kararıma saygı duymayı öğreniyorum. Bazen de öncelik sıramı değiştirebileceğimi görüyorum ve hemen sıralamayı değiştirecek KARARı veriyorum (ışın kılıcımı her an kullanırım). Bu durumda rahatsızlık duyduğum konu hemen kısa süre içinde değişir.

**

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.