İçinizden ne Geliyor?

17 Şubat 2017

Gerçekliğin ne olup olmadığı ile ilgili rüya görme çalışmalarımızla ilgili olarak bu videonun özellikle 1lk 20 dakikasını izleyerek başlamak sanırım faydalı olur.
Lütfen izlerken siz de kendi sorularınızı duyun! Çünkü olacak. ve mümkünse hiç yadırgamadan yorum kısmına yazın.
Örneğin;
O halde algılayan kim?
O halde tüm gerçeklik zannımız YORUMLAMA sistemlerinden ibarettir!
YORUMLAMA SİSTEMİ nedir? Bu bir elektrik sinyali şifre kırıcısı mı?
O halde bu şifre kırıcıyı kim ve nasıl hazırlamış? bu sistem beynimize ne zaman yüklenmiş?
yORUMLAMA SİSTEMİ değiştirilebilir mi? Değişirse ne olur?
Yoksa bizler birer robot muyuz? Westword dizisini mi yaşıyoruz?
Komplo teorileri ne derse desin, sizin iç sesiniz ne diyor ve ne soruyor?
Önemli olan da bu. aloha

*

Haftasonu mizahı:
Oldukça iyi tanınan bir yerli yönetmenimiz Sırıtkan Kırmızı Ay senaryosunu okuduktan sonra şöyle demiş: Ben bıliyorum bu yeni dincileri! Bizim zaten bir dinimiz var!
🙂
Ben de gıyabında şöyle söyledim: Haklı adam.
Benden böyle bir tepki ummayan arkadaşlar şaşırdılar.
Durumu kendimce açıklamak ihtiyacı duydum, dedim ki:
Tüm gerçeklikler, olmak için bir yorumlama sistemine muhtaçtırlar. Ve ben de yeni bir gerçekliğin mimarlarından sadece biriyim ve hep birlikte yeni bir YORUMLAMA SİSTEMİ kaleme alıyoruz, bununla kalmayıp bu dekodlar manifestosunu rüyalara salıyoruz.
Huh! Galaksiler aşkına be!
Hay bin çiğ kokmuş köfte!
Bir süre daha mavi gözlülerin kurgularıyla idare edeceğiz ama asla sonsuza kadar değil.

Sırıtkan kırmızı ay’ı yazalı 18 yıl oldu, iletişim çağı için bu süre nerdeyse eskinin 200 yılına denk gelir, aşağı yukarı yani, herkes atar ustası yakın atar derler, ben de iyi uydururum doğrusu :))) Eğer SKA için bu yorum yapılıyorsa, bir Rüya GÖRME klasiği olabileceğini sandığım 2014 yılı yapımı Laniakea için neler söylenir meraktayım… Gerçekten gülüyorum ve merak ediyorum

Mavi gözlüler kimmmm?

Geçen Arrival hakkında yazarken öylesine kalemimden dökülmüştü de: böyle filmleri hep mavi gözlüler mi yapacak, oynayacak (contact’ı da işaret ederek) diye sormuştum, gönül ister ki geleceği şekillendiren bilimkurguların içinde Ayşe , mert, sena gibi tolga, Alperen gibi isimler de olsun. Kendi geleceğimize yabancı kalmayalım. Fakat gel gör ki yönetmenlerimiz, yapımcılarımız; “bunlar yeni din, bizim zaten dinimiz var” dedikçe, mavi gözlülerin kurgularını bi süre daha yalnızca onlarınkini izlemeye devam edeceğiz demek istemişim. Huh! ne uzun oldu

*

Sevgili peygamberimiz hatta tüm peygamberlerimiz başta olmak üzere hayranlık ve saygıyla andığımız çoğu üstat fiziksel bedenlerini dünyaya armağan edip göçüp gitmiş olsalar da biz Allahın bize bahşettiği DİKKATimizi onların üzerlerinde tutarak oynadıkları rolü ve enerjilerini halen aramızda muhafaza etmeye devam ediyoruz. Bunu fizik bedene sahip insanlar ortak irademizle yapıyoruz. Geçip giden bi şey yok çünkü çok boyutlu sonsuz ve sınırsız bir varoluş ve bilinmeyenle kuşatılmış durumdayız. Elimizden gelen bize bahşedilmiş olan özellikler doğrultusunda şimdi yaptığımız seçimlerle, şimdi ve burada eyleme dökme becerimiz ve kararlılığımızdır. Olacak olan olur. Bu büyük ortak iradenin bir ferdi olmak ne kadar onurlu ve sevinçli bir şey. Bu güzel maviş gezegende bulunmak ne büyük bir şeref. Çok teşekkür ederim, çok… Aloha

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir