İç içe geçmiş zamanlar

26 Ekim 2016

Zaman beni meydana getiren öz
Zaman beni sürükleyen bir nehir; ama nehir benim
Beni parçalayan bir kaplan; ama kaplan benim
Beni tüketen bir ateş; ama ateş benim.
-Borges

Gregg Braden; Uzay-zamanın içinde meydana gelen şeyleri döngüler içindeki KONUMLAR olarak düşünebileceğimizi – hatta ölçülebilen, hesaplanabilen ve öngörülebilen noktalar olduğunu- ifade eder.

Benzer şekilde Laniakea’yı sunumda ben de şöyle söylemişim: “Konum, üç boyutlu mekân bilgisiyle zamanın bir birleşiminden oluşuyormuş zannedilirse korkarım bir hayli eksik kalır. Çünkü söz konusu bu ölçüleri lineer değerlendirmekteyiz, beşinci unsur olan algılayan (gözlemci) kendinden önceki bileşenlerin yapısını lineerden çok boyutlu biçime geçiren muazzam bir işleve sahiptir. Yani lineer –doğrusal- bakıldığında görülemeyen ama her zaman orada olan sihirli bir katılımcı.”

Bir döngü her ortaya çıktığında, kesin bir sonuçtan ziyade bir şeyi olanaklı hale getiren genel koşulları tekrarlar. Dolayısıyla zaman şifresi hesaplayıcısı, olayların kendisini değil, geçmişin tekrarlanacak koşullarını ne zaman bekleyebileceğimizi gösterir. (Braden)

Bence bu tıpkı kendinizce belirlediğiniz bir zamanda çocuğunuzun boyunu kapı pervazında işaretlediğiniz periyodik işleme benzer 🙂

“Yaşamımız; her dairenin dışına bir daire daha çizilebileceği, doğanın sonu olmadığı ve her sonun bir başlangıç olduğu HAKİKATinin çıraklığıdır.”der Emerson

Bu size de kahkaha attırıyor mu?

*

Bu haftanın ikinci kurgusu: İlahi Matrix – Gregg Braden

*

-Siz siz olun kitap kargolarında PTT kargodan şaşmayın. sadece 3 lira+ evde misiniz diye telefondan kontrol+Güler yüz .-
Bikaç gün içinde başlayabileceğim kitabımın ilk sayfasında bir alıntı var, daha önceden de bilir ve severim:
Bilim doğanın gizemini çözemez. Bunun nedeni son tahlilde bizlerin de çözmeye çalıştığımız gizemin bir parçası olmamızdır”. Max Planck-fizikçi
“Biz bizi, bilincimizi anladığımızda, o zaman evreni de anlarız ve ayrılık kaybolur.”
Amit Goswami, fizikçi
*
Yine Westworld:
WestWord dizisi yeni bir bakış açısı sundu dördüncü bölümünde:
Hani tarih öncesi kalıntılarda, mağara duvarlarında ya da heykel ve anıtların üzerinde, dünyanın çeşitli yerlerinde rastlanan astronot elbisesine benzer giysili insan figürleri şimdiye kadar Dünyanın eski tarihinde uzaylıların buraya gelmiş olduğunu düşündürüyordu.
Oysa Westword Dizisi buna başka bir olasılık biçti; belki o astronot giysili figürler robot-insanların bakımını yapan teknisyendirler??!
Dördüncü bölüme kadar senaristin bize acıyarak -psikolojimiz bozulmasın diye- hikayeyi vahşi batı arka planına oturtmuş olduğunu düşünüyordum ancak son bölümde anlaşıldı ki, YENİ bir arka plan hazırlanıyor! Ve kaçınılmaz olarak bu program yüklenecek.
Gerçekten de psikolojik anlamda ufak tefek şikayetleri olan insanların bile seyretmemesi gereken bir dizi olduğunu düşünüyorum. Bazı şeyleri zihinsel olarak düşünüp söylemek ayrı görsel olarak şahit olmay apayrı. Sinemanın büyüsü burada işte.

 

 

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir