Human Design Sistemi

04 Ağustos 2011

Yedi sene önce tüm düşünenlerin, teologların ve bilim adamlarının yaptığı gibi ben de dünyanın ve evrenin ne olduğuna dair bir metin (Oyun Kuramı) yazdım. Gerçi bu sadece bir düşünce dizgesinin sonucu değildi. Şüphesiz tüm hayatım boyunca gözlemlediğim, okuduğum ve yaşadıklarımın bir bileşkesi vardı ama yine de ondan daha çoğuydu. Bir gece, altı saat içinde hiç hesapsız ve plansız bir akıştı o metin. Ben bile bazı yerlerini çok daha sonra anlayabildim, kısmen Bir Kadını Öldürmek kitabımda ve kısmen de günlük yazı ve makalelerimde bu metni anlama ve aktarma işlevini sürdürdüm.

İşte “Human Design”, İnsan Tasarımı yöntemi de, mucidi Alan Krakower isimli Kanadalıya benzer bir biçimde ulaştı. 4 Ocak 1987 akşamı, yanında köpeği BB ile evine dönerken, uzaktaki evinin içinde parlak bir ışık gördü. Lambanın içinde gaz olmadığını biliyordu. Eve girdiklerinde BB havlamaya başladı, ardından kendini yere attı. Krakower (sonradan kendine Ra diye hitap edilmeye başlanmış) bu sırada tuhaf içsel bir patlama yaşadığını söylüyor. Bir anda ter içinde kalmış ve bir erkek sesinin bir an önce işe başlaması gerektiğini söylediğini duymuş. Böylece sekiz gün ve gece boyunca yazıp çizmiş. Buna ister ilham, isterseniz kanallık deyiniz, sonuç olarak ortaya Human Design çıkmış.

Sistemi ve bu öyküyü bize ulaştıran Chetan Parkyn, Ra’nın bizzat kendisinden yöntemi öğrenerek zaman içinde uygulamakta ustalaşmış. Kişisel yaşam tasarımları çıkarmakla geçen uzun seneler sonucunda, bu çalışmalarının semeresi olan deneyimlerini, gerek internet sitesi gerekse aynı isimli bir kitapla Dünya ile paylaşarak bence fevkalade bir şekilde taçlandırmış.

Human-Design-CoverBu sistemin, tıpkı zamana yayılmış diğer farklı yöntemler gibi amacı, kendimizle en başından tanışıp, bizi olduğumuz kişiden sorumlu, tatmin olmuş ve hoşnut kılmak olduğunu söyleyebiliriz. Bu amacı binlerce yıldır harika bir şekilde, nesilden nesile sürdürmüş olan astroloji sisteminin diğer üç başka bilgelik sistemi ile birleştirilerek, meslekten olmayanlar için bile anlaşılır kılıyor olması Human Design’ın bence başat özelliğidir.

Peki, Human Design –bundan sonra “Yaşam Tasarımı” şeklinde kullanacağız- nasıl işler?

Yaşam Tasarımı, dört eski bilgelik geleneğini alır ve aslında işlevsel olarak nasıl bir tasarımla bu dünyaya gelmiş olduğunuzu gayet sade bir dille ortaya koyar. İnternette de bulabileceğiniz bir yazılım, doğum bilgilerinizi girdiğinizde size bir Yaşam Tablosu sunar. Bu tabloda hem astrolojinin gereği doğum anınıza dair göstergeler hem de doğumdan üç ay öncesinin –beynin ön lobundaki neokorteksin açıldığı ve ruhun bedene girdiğinin söylendiği andır- bilgileri yer alır.

Doğuma ait astrolojik hesaplama yapıldıktan sonra çıkan veriler geliştirilir ve üç eski bilgelikle birleştirilir: Çakra sistemi, I Ching ve Kabala. Böylece tüm bu bilgiler ışığında kişinin Yaşam Tablosu’nu elde ederiz.

Hepimizin içinde üç parlak “değerli taş” vardır. Bunlar Yaşam Tablonuzdaki resimde, kare, üçgen ve pırlanta şekilleriyle temsil edilirler. Bu şekiller, tasarımımızın temelini oluşturan dokuz merkezdir ve Taç, Zihin, Boğaz, Benlik, Sakral, Duygular, Dalak ve Kök olarak bilinirler.
Bu parlak taşlar, otuz altı dar kanaldan oluşan karmaşık bir yapı içine oturtulmuştur. Bu kanalların iki ucunda, taşların kesim ve parlaklığını belirleyen altmış dört kapıyı ifade eden kanallar bulunmaktadır.

Öyleyse Yaşam Tasarımı, her biri gerçek doğamız ve yaşamdaki rolümüze dair bir şeyler söyleyen, dokuz merkez, otuz altı kanal ve altmış dört kapıdan oluşur. Dokuz merkez, açıp kapama vanaları gibi, benliğimiz içindeki enerji akışını düzenleyen çakralar, yaşam enerjisi merkezleridir.

Her kanalın iki ucunda, nötrinoların bıraktığı mührün, gerçek doğanızın DNA’sını temsil eden altmış dört kapıya ilişkin rakamları vardır. İnsanların hepsinde eşit olarak bulunan bu kapılardan, her bir insanda “aktif olan kapılar” değişiklik göstermektedir.

Yaşam Tasarımı, pratik anlamda, gündelik yaşamınıza neler katabilir?

  • Bu yaşamda sizi harekete geçiren içsel doğanızı, olabildiğince detaylı öğrenmenizi sağlar.
  • Uyum yakalayabileceğiniz, içinizdeki cevheri ortaya çıkarabildiğiniz, doğanızı tamamlayan insan ve oluşumları bulabilmenizde önemli ölçüde kolaylık sağlar.
  • Sevdiğiniz, sorumluluk hissettiğiniz insanların (aile üyeleri, amir ya da memurlarınız, dost ya da anlaşamadıklarınız) güçlü yanları, zaafları, becerileri ve dinamiklerini anlayarak onlarla tatmin edici ilişkiler kurmanıza, yaşamı keyifli bir dans halinde tadabilmenize aracılık eder.
  • Kucak açtığınız veya direndiğiniz ihtiyaç ve duygularınızı derinlemesine hatırlatarak, farkındalığınızı genişletir. Bu durum, ruhsal açığa çıkışınızla birlikte, gündelik yaşamınızı kolaylaştıran huzurlu anlara davetiye çıkarır.
  • Gerek kişisel, gerekse profesyonel iş yaşamınızda, sizi gerçekten tatmin ve hoşnut eden bir varoluş için, gerekli kararları almanıza yardımcı olur.

Yaşam Tasarımınıza ulaştığınız anda, hem bireysel(parçacık) hem de birleşik (dalga) yanınıza dair bir genişleme hissine sahip olabilirsiniz. Şüphesiz bu sistem hiçbir şekilde bir sihirli değnek değildir. Çünkü sihirli değnek sizsiniz! Bu sistem, uzun bin yıllar boyunca unutmuş olduğunuz bu gizemli parlaklığınızı size hatırlatmak için bir aracıdır yalnızca.
Kendinizle, eşinizle, arkadaşlarınızla, çocuklarınız ve ebeveyninizle, patronunuz ve iş arkadaşlarınızla olan ilişkileriniz, bu sistemin gücünden etkilenir. Yaşam Tasarımı sistemi ile her birini daha derin bir seviyede anlamayı öğrenir, hoşnutluğun alanını genişletebilirsiniz. Bu size, benliğe ve varoluşa dair gerçekten mantıklı, taze ve net bir anlayış sunar.

Ayrıca son onbiraydan beridir uygulamakta olduğum, Birleşik Alan Kullanımı (BAK) yönteminin esasını oluşturan prensipler de tam olarak, Yaşam Tasarımı sistemini onaylar niteliktedir. Belki de bu sebeple sistemle tanıştığım an onu içsel anlamda bildiğimi anladım.  Prensipte bu görüş, varlığımızın iki temel BEN salınımı yaptığı gözlemine dayanır, tıpkı herhangi bir elektron, proton ya da nötronun yapmakta olduğu gibi.
Bu salınımın ilki; Biricik (unique) olan ve dünyadaki insan sayısı kadar çeşitte olan benlerimiz, kendimizi olduğumuz yaşa kadar belirleyip özelleştirdiğimiz ve genetik mirasımızla birleşen ben’dir ve Yaşam Tasarımı sisteminin açıklamayı hedeflediği esas konudur. Bu yönüyle bireysel benliğimizdir ve kuantumsal açıdan ‘parçacık’ yanımızdır.
Diğeri ise, hepimizde bulunan tek BEN yönüyle, birleşik benliğimizdir ve kuantumsal açıdan ‘dalga’ varoluşumuzdur.

Bu gözlemlerimiz neticesinde Birleşik Benliğimizin bir ağ bağlantısı olduğunu söylemek pek de yanlış olmayacaktır. Holografik yapımızın harikulade bir göstergesi olan Birleşik Alan Kullanımı (http://sibelatasoy.com/?p=4102), her birimizin bu hayattaki rollerimizi hem bilmeye ama hem de istediğimizde bu rolden rahatça çıkıp yine istersek tehlikesizce geri dönebileceğimize bizleri ikna etti. Adeta ne rollere, ne de zaman ve mekâna mahkûm olmadığımızın bir kanıtıydı.

Yaşam Tasarımımızı anladığımızda, onun herkesin tasarımından ne eksik ne de fazla olmadığını, benzersiz ve kusursuz doğamız olduğunu anlarız. Böylece ne sahip olduklarımız için övünmek ne de olmadıklarımız için yerinmenin anlamsızlığını apaçık görürüz. Sahip olduklarımız zaten sahip olmadıklarımız sayesindedir. Bir elmayı tavşanla, bir köstebeği kayın ağacıyla, oğlumuzu komşunun oğlu ile kıyaslamayı bırakırız. Bu bırakışla birlikte zaten bizde var olan yaşam sevincimiz tekrar bize hâkim olur ve her şeyi bambaşka, daha parlak ve geniş bir perspektif ile değerlendirebiliriz.

Bir Yaşam Tasarımı Görüşmecisi olarak önerim, kişisel yaşam analizinizi, beklentiye girmeden, sindirerek okumanız, varsa yakınlarınıza ait olanlarla karşılaştırmanız ve sonra onu, sizi tekrar çağırıncaya kadar –ki size özel zaman aralıklarında bu olacaktır-  sakince önemli eşyalar çekmecenize koymanızdır. Onu her okuyuşunuzda, geçen haftanın, ayın ve yılın üzerinizdeki önlenemez değişim etkisini memnuniyetle fark edeceksiniz.

Sevgi ve selamlarımla,

Sibel Atasoy

Yazar, Görüşmeci

 

13 Yorum

  • Sibel 10 Kasım 2014, 08:13

    Merhaba. mail adresimden ulaşabilirsiniz.
    anukigreen@gmail.com

  • Neslihan Eroğlu 09 Kasım 2014, 21:06

    Sibel Hanım,

    Size nasıl ulaşabilirim?

    Teşekkürler,

  • Sibel 29 Eylül 2013, 23:08

    Dün gece üç sene önce hem kendisine hem de aile üyelerine yaşam tasarımı dosyası yaptırmış olan bi dokror hanım aradı. Sesi beni heyecanlandırdı (Özellikle geceleri telefona alışık da olmadığımdan),” ben bu sisteme hala inanamıyorum, senelerdir çözemediğim aile içi çatışmaların çoğunu anladığım gibi kendimle ilgili de müthiş değişimler yaşadım. Dosyaları her inceleyişimde yeni ilişkiler buluyorum, sen ne yaptın nasıl yaptın bunu” diyordu. Kendisini ve aile üyelerini daha önceden tanımadığım halde bu ilişkileri kurabilmiş olduğuma şaşırıyordu sanırım Ben de ne yaptıysa sistem yaptı ben sadece özetledim, kolay anlayacağınız hale getirdim filan diye geveledim ve üst üste teşekkürlerinden mahcup oldum Bazen gerçekten de insan emeğinin karşılığını buluyor, ne büyük sevinç bi işe yarayabilmek Hayat güzel, sanal gerçek fark etmez.

  • hasan tasgül 31 Mayıs 2013, 12:48

    ?

  • Sibel 18 Ekim 2011, 10:33

    Heyecan bi şeye devam etmek için en belirgin doğrulama işareti 🙂 Bekliyorum Meralcim. Teşekkürler bu arada yorum bırakarak hislerini belirttiğin için. sevgilerimle

  • meral çardak 18 Ekim 2011, 07:42

    sibelciğim human desing ilgimi çekti.bak çalışması muhteşemdi çok etkilenmiştim.en kısa zamanda human desing için irtibata geçeceğim.yeşim anlattıkça bayıldım,heyecanlandım.bizi seviyorum.neşeli günler canım sibel’im…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir