Hem çok, hem Bir

11 Haziran 2009

Ne ölçüde bir yazar olduğum tartışılırsa da sanırım okuyuculuğum oldukça iyidir, tabi bunu okuduğum kitap sayısıyla ölçmüyorum (hayret verici ölçüde çok olsa bile), ilgi alanlarımın dağınıklığı sebebiyle kitaplar içinde bir gezgin olduğumu söylesem yeridir. Kitabı ve kitap dükkanlarını aşk düzeyinde sevdiğim günleri hatırlıyorum da, geniş geniş gülümsüyorum. Şimdilerde bu sevgimi paylaşan hatta bunun ötesine geçen başka bir unsur olduğu için geçmiş zaman betimlemesi yaptım. Kitabın ötesine geçen “sevgi-ilgi”;  insanlar ve dünya diyebilirim. Onları bütünüyle çok seviyorum. İnsanın ilgisi neye dönükse onu seviyordur demişimdir biçok yerde ve ilgilenmişse dinliyordur. Dolayısı ile denklem sevgi=dinlemek oluyor. Kendimi de dinlerim ben; çünkü kendimi de sevmişimdir 🙂

Şimdiye kadar okuduğum kitaplarda beni hayrete düşürebilecek, hiç bilmediğim bir kavram ve bilgiye yok denecek kadar az rastladım. Çoğunlukla bildiğim şeyleri hatırlattılar ve onlara isim koymamı sağladılar. Tabi bu da büyük bir yarar, her daim tüm o yazarları sevgi ve minnetle andım ve anıyorum.

Hiç bilmediğim halde karşılaştığım bilgiler hemen hep dünya dışı uygarlıklar ile ilgiliydi, örneğin “Ra Bilgileri” dizisindeki bilgilerin bi kısmını ilk kez orda görmüştüm ve Anu anlatıyor (: Bakınız http://sibelatasoy.com/?p=585 ) gerçekten benim için heyecan vericiydi. Doğru olup olmadıkları hiç önemli değil 🙂 Gerçekliğin ikili bir yaratım olduğunu biliyorsanız doğru ve yanlış lügatınızda önemli bir yer  işgal etmez olur. Birçok yazımda ve kitaplarımda belirttiğim gibi, sadece tek gerçek vardır: Şu an! Gerisi isteğe bağlı olarak geliştirilebilir. Geçmiş de aynen gelecek gibi şu an ve bizim tarafımızdan inşa ediliyor. Malzeme dişildir, oyun hamuru, onunla ne yapacağınız size kalmış. Herneyse ben aslında başka bişey anlatacaktım fakat şu an kaçtı gitti.

Dünyada bana en ilginç gelen şey (küçüklüğümden başlayarak) duygular olmuştur! Çocukluğumda bundan korktuğumu açıklıkla hatırlıyorum. Belki de o sebeple kitaplar en büyük ilgi alanım olmuştu. İnsanları anlamak zordu! Apaçık görünen mekanizmaları tuhaf bi salgıyla (duygu olmalı bu) sıvıyorlar, tanınmaz hale getirip onun çevresinde savaşıyor, acı çekiyor, hırslanıyorlardı. Duygunun onları kör ettiğinin farkına varmıştım. Benim açımdan yapacak bişey yoktu, kenara çekildim kimseye çaktırmadan yaşamaya çalıştım. Bunu yaparken var gücümle bu açmazı anlamaya çalıştım, hayatım gözlem ve düşünce ile geçti.

Belki bu gezegenin havası suyu böyle yapıyordu, Sümer tarihi ile ilgilenip,  Zekeriya Sitchin’in yorumlarını okuduktan sonra Dünyada bişeylerin duygu oluşumuna çanak tuttuğuna dair kanım yoğunlaştı. Ve fakat ilginç olan, Dünya’ya bu sevimlilik ve bu çeşitliliği de sağlayan duyguydu zaten. Duyguları ortadan kaldırın geride bir yazılım kalır! Yani KODlar…

Dünyada yaşamış düşünürler, bilinci geniş insanlar, duygular konusunda insanları uyarmaya çalışmışlar, fakat bu hep yanlış anlaşılmış, sanki onlar duygularınızı saklayın, yok edin demişler gibi bi anlayışla şekillenmiş insan uygarlığı. Bu ne büyük yanılgıdır, insan inanmak istemiyor!

Kendini mühimseme” denen canavar demiyeceğim; çünkü bu çocukça olurdu, zaten kendini mühimsetmeden bilinci ortaya çıkaramıyorsunuz! Fakat o artık ortaya çıkmış olduğu için şimdi yolu tersine yürümek gerekiyor! Kendinizi mühimsemediğinizde duygularınız mekanizmaların görünüşünü bulandırmaz olur! Yani duygularınızdan kurtulmak gibi bi zorunluluk yok aslında, sadece onları mühimsemeyi bırakmak yeterli. Sanırım bunu yapabildiğimizde, Evrende Dünya’nın bir eşi menendi bulunamazdı. Ben öyle hissediyorum. Öyle harikulade bişey ki, sadece hayali bile beni iliklerime kadar titretiyor; bunu başardığımızda hem çok hem bir olacağız.

3 Yorum

  • sultan 14 Haziran 2009, 17:51

    yaratımı teknolojik açıdan irdelemeye çalışmışsınız da.. neden kafa karışıklığına gerek olsun ki..:):)
    evet; uzayda birçok yıldız içerisinde metal tepkimeleri vesaire oluşuyor ama sırf “görünen” yüzüyle uzay=metal diyerek nasıl görebiliriz?(amaç görmekse) karanlık maddeyi nasıl açıklayabiliriz o zaman???
    açıkçası şiirimsinin bütününü okumadım; zaten bütünlük değil; zihni kesintiler var.
    sınırımı açıp bir soru soracağım.bilgi kitabı okuyor olabilir misiniz? çok “teknik” bir kitaptır bana göre… (-ci olmadıysanız fikrimi dile getirmemde size göre de bir sorun yok)

  • yusuf eryigit 12 Haziran 2009, 11:37

    Oldum olasi merakli ve arastirmaci insanlari severim.
    Bunlarin damarlarinda dolasan kani dondurmak cok zordur,sürekli dolasim halinde,sürekli av pesindedirler.
    Bunlar bir günes sistemini sil bastan yeniden kurabilirler.
    Bu sistemi kurabilmek icinse evreni acmak sart.
    Eger evren acilmaz ise bir baska sisteme giden yol acilmiyor.
    Yani bir sistemden digerine tasinabilmek icin bir yol acilmali,uzay ne kadar genis görülürse görülsün özde her yer kapalidir.
    Gemileri sadece acilan yoldan gecirmek mümkün.
    Bundan dolayi su anda uzaya gidenler ayni yuvarlak icinde dönmekteler ve bir baska yere gecis yapamamaktadirlar.
    Evrenin acilabilmesi icinse kabul görecek bir proje sart.
    Eger böyle bir proje yapilmaz,evrende acilmazsa varolan vizyona eklemeler yapilarak ömür uzatilmaya calisilir.
    Su anda birisi evreni acti bunu görebiliyorum demekki ciddi bir proje var ortada.
    Zamanla yansimalari daha yakindan görmek mümkün olacaktir.
    Simdi kafalari biraz karistirip neyin ne kadar olanakli olduguna bakalim.
    ——————————–
    Uzay metal.
    Baslangic hali hava.
    Hava cana girince metal ve isiga dönüsüyor.
    Isik su.
    Su uzayda eritilmekte.
    Metal o halde kamera.
    Kamera rahim ama ayni zamanda hava.
    UFO rahmin evi.
    Rahim güc.
    Rahmin erkek adi RA.
    Fakat rahim hep erkek olmak arzusunda.
    RA dünya.
    Dünyada UFO sistemin sadece metal adi.
    Metal isik fakat RA dünya oldugundan havada isikta su.
    Metalde uzayda eritilmekte.
    Sperma hali o halde civa.
    Isik metal oluyorsa o halde canda kedi.
    Sivi eritilidiginde sperma kan olmadan evvela rahmi isiktan önce tanitiyor.
    Film gibi.
    Ínanc olan Íslamin resmi bir hale gelmesi icin bunu yapmaya mecbur.
    Uzayli bedenlerde kan eritilmesi vakit aldiginda dogum sancisi islam olmakta.
    Duyulari islemiyor aksi takdirde.
    Kedi öz.
    Íslamin kurdugu yapay yerli beden olmak zorunda.
    Vatan tartisi gibi..
    En yerli olani Cita.
    Isik rahmi yediginde kedi uzayin kendisi.
    Kurt.
    Kurt tanrilarin bedenleri.
    Kurtun adi metal.
    Her halide metal tartisini icermekte.
    Yani kisacasi cani veren fakat tanrilarinida beraberinde isteyen.
    Bir film gibi.
    Hem basrol oluyor hemde gayri mesru yaratan imajlarini üstleniyor..
    Metal Terminatör.
    UFO o halde güc imajinda bir melek kadarda rahmi avlayan gücün kendisi.
    Dikkat edin simdi.
    Metal Terminatörse yedigide bir sekil aliyor.
    Kediler arasi kontrat bu.
    Kim kimi avlayacak.
    Av olansa yine terminatör.
    Dünyaya rahmi getiren olmadikca dünyada Terminatör.
    Sadece yemek sart.
    Mesela:
    Cin lokantasinda yemek hosuna gidiyor.
    Ama cinliler yesin diyorsa lokantada yiyorsun.
    Cine git o halde.
    Oda sana bu defalik ye lakin bana profil kur diyor.
    Kur ama yinede ben cinlileri isterim dediginde.
    Terminatör oluyorsun ve adamin gününü rüyadan cikariyorsun.
    O zaman lokantaya sen gel diyen giriyor filme.
    Nedenide lokanta Cin´de degil Ísvec´te.
    Yinede yedigin burnundan gelmesin istiyorsan bir baska yola basvuruyorsun.
    Íslami cagirtiyorsun.
    Lokantayi kimse kurtaramiyor o zaman.
    Lokanta iflas ediyor cünkü bahsisi kendi irkinda tartiyor.
    Lokantayi yemek carkindan ayiranda kurt oluyor.
    Onun icinde lokantaya daha gitme diyeni cagirdiginda öz gelene güvenin islam birlik düzeninde giriyor kafana.
    Onun icin islam fanatik diyor halk dili.
    Medya Íslam.
    Kisacasi her istedigim simdilik benim istedigim gibi olsun, demek istiyorsan bir kurtsun.
    Mantik kurt.
    Zeka Puma.
    Akil Cita.
    Felsefe Cita.
    Siir Kurt dilinde aykirilik tasiyor cünkü sadece tanrilari yorumlamak isi.
    Sairde cita olsun o halde.
    Citalar yediklerini tanirlarken kurtlar diz cök diyorlar.
    Yani gelecegin sadece dilinden mistik akla yörünge olsun diyorlar.
    Kurtlar acimasizlar.
    Erkek ruhu siir aksaninda kizlik zari gibi diyorlar.
    Ya var yada yok.
    Film kurt o halde cünkü yaradilisinida beraberinde cömeltiyor..
    Din Íslam.
    Íslam kurt.
    Kurt cita olmadikca Íslam sadece Íslamin kurt hali.
    Uzay o halde sadece dünya.
    Íslam Dünya.
    Dünyada rahim icerisinde katli olan bir kitap.
    Kubik bir evren.
    Isik o halde filminde akli.
    O halde isik dünyaya gelince Terminatör oluyor.
    Dünyanin kapali hali bir tip canavar.
    Oda katli kasitli olaninda melek oluyor.
    Terminatör de meleklerin imaji.
    Fakat zamanda isik.
    O halde zamanda isikla beraber yaratan oluyor.
    Rahmin bir diger adida isik görüntüsünde puma.
    Ama sadece yaratan hizi gündeme geldiginde bu böyle bilinsin isteniyor.
    Herseyi yiyen kurt.
    Her türlü halini programlayan gücse Isik.
    Dünya yine.
    Rahim sadece o halde kurt.
    Yaratan sadece kurt olunca görüntüsü cita oluyor.
    Kurt metalin babasi.
    Kendiside ayni zamanda metal.
    Cita kedi programinda yediginde gücü kurt degil puma aliyor.
    Puma kötü.
    Sadece kurtlari öz istiyor.
    Digerlerinide yemek istemekte.
    Pumanin adi kutsal Alexsandir.
    Büyük iskender
    Ama dünyanin adida Peter.
    Car.
    O halde puma carin babasi.
    Fakat carin oglu Pumaya göre Führer olmali cünkü dünya ogul olarak zaten rahim.
    Yani kurt kendi kendini dogursun nasil olsa bende öz olacagim diyor.
    Kurtta hepsini yiyor, bütün babalarini.
    Hepside James Bond´u oynamak istiyor sonra.
    Yani bunlar jönler alemi.
    O halde kurt uzay.
    Filmin adida James Bond.
    Dogum filmi kurdun James Bond oldugu icin babasi el koyup Fuhrere oynatiyor.
    Führer o halde kim?
    Sean Connery.
    Babada Roger Moore.
    Ogul Kurtta Ken Watanabe.
    Gary Cooper sadece filmin adi.
    Kim kimde kurt olursa o yiyen.
    Öykünün adiysa Omega olayi.
    Özden kiritan olsun.
    Uzay her zaman metal.
    Uzayda yasayanda KURT olmak zorunda.
    Onun icin kurtta babasini yiyor.
    Geriside kurtlar ve insanlar.
    Citalar zaten ortaligi yerle bir edenler.
    Onlarda Führeri yiyip kurtlarin babasi olmak isteyenler.
    Kisacasi hersey KURT.
    Akli basinda doganlarin hepsi kurtlarla baslayanlar.
    Bitis sadece japonyalilar.
    Ohalde Uzay japonyalilarda öz.
    Hepsi sonunda Gary Cooper´lar.
    Aktör demek istedim.
    Erkek olan.
    Oda birgün gelip metal hizinda kurtla öz imajina girip UFO olabilecek.
    Bunun icinde öyküde yine kurtlar öz kurulan.

  • Turan 11 Haziran 2009, 22:28

    “Kendini mühimseme”

    En önemli faktörlerden biri bu. Bir de kendine önem verilmemesi gibi digerlerine de o kadar önem verilmemesidir. Bir sahsin ünvani olunca, veya kiravatli dolasirsa ona haddinden fazla önem veriliyor. Öyle sahislara önem vermeyecek kadar da insan kendine önem vermelidir. Biraz cesaret, biraz cesaret. Zannedildigi gibi insanlar arasinda o kadar da fark yoktur, yani makamlar insani insan yapmiyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir