Hayat-Ölüm-Hayat

03 Ağustos 2010

İki ay geçmiyor ki bir başka kişiliğin ay pardon, evin yıkımına şahit olmayayım! Deprem filan değil çok şükür, yalnızca baştan aşağı yenilenme durumundaki bir bölgede oturuyorum.

Bugün tam karşımdaki ev yıkıldı ve şu saat oldu hala moloz temizliği yapılıyor. Sabahtan beri havalanan tozun toprağın haddi hesabı yok. Yüz yıla yakındır bir çok duyguyu içine çekmiş olan o taş toprak demirin unufak olan tozu, aynen ölen bir insanın serbest kalan enerjisi gibi, ağaçların insanların köpeklerin kedilerin ve dahi bilumum canlı cansızın içine ve üzerine serildi, emildi, emdik! Rüzgarla komşu sokaklara ve mahalleye yayıldı.

Sırada başka evler de var, belki yarın ya da gelecek hafta!

İkibuçuk yıldır önce her gün yirmidört saat taş kırılarak metrobüs yolu yapıldı, sonra bir çok başkası geldi. Kaç binlerce saat radon gazı soluduk bilemiyorum. Bir gün yıkılan, ertesi gün de yeni yapılana şahit oluyorum. 

Hayat-ölüm-hayat döngüsü, teşekkür ederim.

2 Yorum

  • Sibel 02 Eylül 2010, 14:16

    Böyle bir şey duymamıştım (hoş benim değiştirdiğim evin haddi hesabı yok), siz nerden edindiniz bu bilgiyi?

  • haydar erdogan 02 Eylül 2010, 08:33

    BUYUCULUGUN BIR YAN ETKISIDE SIKSIK EV DEGISTIRMEK ZORUNDA OLMASI YANILMIYORSAM BES SENEDE BIR OLMASI LAZIM ENERJISINI EVIN BITIRIYOR BUYUCULAR OLMAYANLAR ICIN SORUN YOK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir