Hangi Reenkarnasyon?

15 Temmuz 2012

“Reenkarnasyona inanıyor musun?” Dedi durup dururken, sarı düz kâkülü gözlerinden birini tamamen kapatmıştı.
“Niye bir şeye inanmak durumunda olayım ki!”
“E kimse ölüp geri gelmemiş, demek ki bazı şeylere inanmak zorundayız.”
“Bilmiyoruz desek daha rahat olmaz mı? Ayrıca hiçbir şeye zorunlu da değiliz. Bu kelimeyi öyle günde yüzondokuz kere rastgele tekrar etmenin ne tür sonuçları olduğundan haberli misin?”
“Üffff… Seninle de konuşulmuyor! Sadece fikrini merak etmiştim.”
“Öyle sor o halde. Hangi reenkarnasyondan bahsediyorsun bu arada? Hint kültüründeki haliyle mi, yoksa Amerika’nın yeni spritüel rüzgârı kapsamındaki hali mi? Kızılderili yada benzer şekilde kuzey asya inanışı mı?”

“Vaz geçtim”

“Aman tabi ya boşver bunları, arkadaşları çağır da BAK oynayalım.”

2 Yorum

  • Sibel 18 Temmuz 2012, 18:38

    Her bi çeşidin insan hayatındaki rolü farklı 🙂

  • yılmaz 18 Temmuz 2012, 17:14

    Belki şunu da sormak lazım: Hangi çeşidi olursa olsun, reenkarnasyona inanmak insanın hayatında nasıl bir değişiklik yapar?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir