Hailona’nın sırrı

06 Temmuz 2015

Hailona, kehanet için rollerin sanatı anlamına gelen, iç seziye uyumlanmayı ifade eden çok eski bir sözcüktür.
Herkes bu sanatı icra etmek ya da daha doğrusu bu sanatı kullanabilenlerden tavsiye/öneri almak ister. Günümüzde bile geçerliliğini yitirmemiş bir çok hailona yöntemi vardır, en basiti de kahve falıdır muhtemelen.
Şamanlar sezgiyi, geçmiş/gelecek ve şimdi hakkında, şifalandırma için bilgi toplama amaçlı kullanırlar. Oysa biz biliyoruz ki Gezgin şamanın yolunda geçmiş ve gelecek yoktur, biz sadece sonsuz bir şimdinin üyeleriyiz. O halde Hailona ile alınan cevapların hepsi -soru nasıl sorulmuş olursa olsun- şimdiye aittir. Bu biraz karışık gibi mi görünüyor?
Eğer “ben” dediğinizde bunun milyonlarca minör enerji kalıbının bizce yöntemi çözülemeyen muazzam bir armoniyle oluşmuş majör bir enerji kalıbı olduğunu biliyorsak, bilmenin ötesine geçip deneyimlerimizin içinde izini sürüyorsak, hailonayı ve amacını anlamak o kadar da karmaşık değil. 🙂

Size bu konuyu Urban shaman konseptinin ikinci seviyesinde anlatıyorum, belki açıklaması ve örnekleri ancak üç dört saat sürüyor ama derinliğine anlamak ve uygulayıcısı olmak; bu konudaki sarsılmaz niyetiniz ve dikkatinizle doğru orantılı gelişecektir.
Günaydın sevgili preshamanlar ve dikkatim nerede?

*

Bu gece uykusuz kaldım, kendi uydurduğum deyimle yine indirme oldu; serinin ikinci kitabını baştan aldı detaylarıyla çekilmiş filmini gösterdi. Bir yandan bu kadar önde gitmesine içerliyorum diğer yandan gönderilen hediyeyi geri çevirmenin uygunsuzluğunu görüp teşekkür ediyorum. Bu indirme her nereden yapılıyorsa (bütünlüğümün bir yanından) açık olan şu ki yönetmen yanım, yazar yanımın en az yarım bazen bir kitap önünde gidiyor. Bu durumda yazılmamış bir senaryoyu çeken yönetmene hayranlık ve şaşkınlıkla bakıyorum. Fakat yönetmenin bu iştahına pek de uyum gösteremeyen yazar rolüm, her indirmede kendini yetersiz hissediyor. Şu çok sevdiğim mühendis gençler bir an önce, “indirmeyi” doğrudan zapt edecek bir düzenek bulsunlar da biz aradan çekilelim, bu ne yaa dilimiz dışarda koş koş, nereye kadar?
Not: Mekanizmayı anlıyorum da, ne fark eder! Lono’muzun durumu budur.

Geçen gün hücrelerimden pineal bezimde kireçlenme filan varsa çözmelerini rica etmiştim, yanlış mı yaptım acaba 🙂 ben yine de arzu/enerji formunda mana talep edeyim daha iyi hahahahaha

Lono’muzun, KU’nun işletim sisteminin seviyesine ulaşması için daha 114 fırın ekmek gerekiyor, meali DNA’mızın kullanım oranının seksenlere filan çıkması, bu sebeple kısıtlı lonomuzla hücrelerimize spesifik talimatlar vermek bazı bedeller getirebilir, bunu her zaman söylüyorum. Ne ki talimatı değiştirmek de hemen şimdi mümkün ama bağlantıları nasıl bileceksin? Mesele budur. Üçüncü farkındalık düzeyinde işlem yapabiliyor olmak gerek

Bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir