Gurdjieff ve Kars

15 Haziran 2011

Alıntı: http://vedat.akcayoz.net/yazilarim/tekilkonular/gurdjieff.html

Acaba kaç kişi Gurdjieff’i tanımaktadır bilemiyorum; ama Kars’ın gizli kalmış değerlerini mutlaka öğrenmemiz gerekmektedir.

Georgei Ivanovitch Gurdjieff, Karslı Bir AydınGURDJİEFF;
* Aklımızı, “Okuma” ile
* Duygularımızı “Müzik” ile
* Fiziksel bedenimizi “Hareket” ile

Geliştirebiliriz diyen bir görüşe sahip olan “Kars’ın çok kültürlü pınarlarında su içmiş” dünyanın en ünlü öğreti ustalarındandır.

“Yüreğin gerçeğini özleyen, arayan, hayatın getirdiği problemleri çözmeye çabalayan, şeylerin ve olayların özüne ve kendi varlıklarının içine nüfuz etmeye çalışan sorgulayıcı zihinler vardır.

Bir insan sağlam şekilde muhakeme eder ve düşünürse, bu problemleri çözerken hangi yolu takip ederse etsin, kaçınılmaz şekilde kendisine dönmeli ve işe, kendisinin ne olduğu ve içinde bulunduğu dünyadaki yerinin ne olduğu probleminin çözümüyle başlamalıdır.”

G. I. Gurdjief

Gurdjieff olağanüstü bir insanmış, gerçek anlamda bir usta. Öğretileri en temel sorularımıza hitap eder:

  • Ben kimim?
  • Neden buradayım?
  • Hayatın ve özellikle insan hayatının amacı nedir?

Gurdjieff genç bir adamken amansızca bu soruların peşine düştü ve pratik cevapların çok eski geleneklerin içinde bulunduğuna kanaat getirdi.

Yıllar süren araştırma ve uygulamaları sonucunda cevapları keşfetti ve daha sonra öğrendiklerini Batı dünyasının anlayabileceği şekilde düzenlemeye koyuldu.

Gurdjieff modern hayatın anormal koşulları yüzünden artık işlevlerimizi uyumlu bir şekilde yerine getiremediğimizi savunuyordu. Uyumlu olabilmek için “kendi üzerinde çalışma” ile yeni melekeler geliştirmemiz veya gizli kalmış potansiyelleri gerçekleştirmemiz gerektiğini gösterdi.

Öğretilerini ve fikirlerini üç şekilde sundu:
* Aklımızı, “Okuma” ile
* Duygularımızı “Müzik” ile
* Fiziksel bedenimizi “Hareket” ile geliştirebiliriz

diyen bir görüşe sahip olan Kars’ın çok kültürlü pınarlarından su içmiş, Dünyanın en ünlü öğreti ustalarındandır.

Georgei Ivanovitch Gurdjieff’in doğum tarihi tam olarak belli değildir. Kendisi, 1866 olarak belirtirken kızkardeşi 1877 yılında doğduğunu iddia eder. Gurdjieff Rus-Türk sınırındaki Alexandropol’de (Gümrü) doğmuştur. Onun babası Kayseri’deki İyonya Yunanlılarındandır. Bu insanlar yüzyıllar boyu yabancı kurallarıyla yaşarken kendi kültürlerini korumuşlardır. 16. yüzyılda bu ailelerin bazıları Bizans İmparatorluğu’nun yıkılışından sonra uzaklaşmışlardır. Gurdjieff’in akrabaları da onların içindedir. Onlar çiftlik sahibi, koyun ve sığır sahibi idiler. 19. yüzyılın ortalarında onlar Türkiye’de bölündüler.

1877 yılında Rus-Türk Savaşı’nı takiben Gurdjieff’in babası bir salgın hastalıkta sürülerini kaybetti. Sonra Gurdjieff’in büyüdüğü KARS’ta marangozluğa başladı. Kars’taki askeri katedralin (Kümbet Camii – Havariler Kilisesi) Başrahibi Borsch, genç Gurdjieff’i büyük ölçüde etkilemiştir. Babasının planına göre günah çıkaran papaz ve vücut hekimi olması için tek bir ilahi göreve kendisini hazırlamalıydı. Papazlar ve doktorlar Gurdjieff’e eğitim verdi.

Genç adam mekanik, medikal ve doğal bilimler ve özellikle psiko-nöroloji ile ilgilendi.

KARS’TA ÇOK KÜLTÜRLÜ ÇEVREDEN ETKİLENDİ

Alışılmadık deneyimler insanoğlunun hayatında doğaüstü güçlerin olabileceğini ona gösterdi. Asyalı ozanların türkü ve destanlarla korunmuş antik gelenekleri de tanıma şansı buldu. Bir ozan olan babası Antik Asur ve Sümer kültürlerin efsaneleri hakkında bilgisi ile ünlüydü. Daha sonra Çivi yazısı olan kitabelerden çok etkilendi.

Gurdjieff kendisi gibi umutları olan ve aynı şeylerden ilham alan az sayıda genç insanı etrafına topladı.

Gurdjieff’in ömrünün son yıllarında hasta idi. Hastalığı ve yaraları nedeniyle ıstırap çekti. Seyahat ettiği yıllarda birkaç otomobil kazası geçirdi. Amerika Birleşik Devletleri’ne 1925 yılında son seyahatinden sonraki hafta içinde geçirdiği bir otomobil kazasında neredeyse ölüyordu. Bu kazanın sonucu olarak hafızasını yitirdi ve aylar sonra hafızası yavaş bir şekilde geri geldi.

Gurdjieff 29 Ekim 1949’da Paris’te Amerikan Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Dört gün boyunca öğrencileri, arkadaşları, Amerika, İngiltere ve diğer ülkelerden gelen mevki sahibi kişileri içeren ziyaretçileri naaşını ziyaret etmişlerdir.

Gurdjieff’in ölümünden sonra onun çalışmalarının çoğu öğrencileri tarafından yayınlanmıştır. İlki Gurdjieff’in teorilerini en iyi açıklayan; Ouspensky’s In Search of the Miraculous,

Gurdjieff’in master çalışması All and Everything (Hepsi ve Her Şey).

İlk seri en iyi bilineni Beelzebub’s Tales to His Grandson’dur.

Yaşadığı sürece yayınlanan tek çalışması The Herald of Coming Good’dur. İkinci, seri olarak tasarlanan Meetings with Remarkable Men 1960’da yayınlanmıştır. 1970’lerin başlarında ise üçüncü seri Life Is Real Only Then, “I Am” yayınlanmıştır.

J. Walter Driscoll tarafindan yayimlanan Gurdjieff: a Reading Guide Gurdjieff’in yazılarının ve konuşmalarının yayınlanan notlarının içeriğini ve yayınlanma tarihçesini anlatır.

Dr. Michel de Salzmann, Gurdjieff’in hayatı, yazıları ve “ardında, bilincin geliştirilmesi için özel bir metodolojiyi barındıran bir okul bırakan”, “insanların benzersiz bir ‘uyandırıcısı’” ve bir ruhsal öğretmen olarak yarattığı etki üzerine bilgi veren düşüncelerle dolu bir özet sağlıyor”.

Gurdjieff öğretisi modern zamanların en içe işleyen ruhsal öğretilerinden biri olarak ortaya çıkmıştır

Vedat Akçayöz

Not: Yıldırım Öztürkkan’ın Arşivinden

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir