Günüme şevk getiren şeyler

12 Aralık 2011

Erkekleri anlıyorum, kadınları hala anlamaya çalışıyorum. Bu eylem bana zevk verdiği, günüme heyecan ve sevinç getirdiği için yapıyorum.

**

Bir savaşçı, kendisine sunulan her yardım ya da hizmetin karşılığını zarafetle, cömertlikle ve eşsiz bir kolaylıkla öder. Böylece gönül borcu duymanın yükünden kurtulmuş olur. (CC)

**

Ben zar atan tanrıyı seviyorum arkadaş 🙂 Öbür türlüsü  sıkıcı olurdu galiba.

**

Kızılderililerde puma çok saygı görmüştür. Bu hayvana liderlik, güç, beceriklilik, sadakat, bağlılık ve cesaret gibi karakterler yüklenmiştir.
Doğal düşmanları yoktur. İnsanlardan uzak ve yalnız yaşarlar. Kendilerine puma, dağ aslanı, dağ çığlıkçısı, hayalet kedi isimleri verilmiştir. Diğer büyük kediler gibi kükreme sesi çıkarmamaları ile onlardan ayrılırlar. Sesini duymak isterseniz buyrun tıklayın:cougar2

O resimdeki dağ çığlıkçısı(puma) benim işte. Kendime bakıyorum ve bayılıyorum. O masumiyete ve yalınlığa, öylece her şeyi gören gözlerimdeki safiyete, dinginliğe bir bakın. kendimden ne kadar hoşnutum ve doygunum.  Hiç bi şey farketmez diyorum  bu fotoğrafımla.


**

Spinoza ve kant takdir ettiğim insanlar arasındadır. Hele Kant’ın insanların akıl almaz çelişkisi karşısında hala delirmeyip normal(!) kalabilmelerine dair fenomenine bayılırım 🙂

**

Merkür gerilemesi 15 Aralıkta son buluyomuş.

Gök cisimlerinin ağır kütleleri ile;  bilim tarafından bize ne gibi etkiler gönderdiklerinin varlığı ve analizlerinin şu an daha ancak %3 gibi bir kısmını tesbit edebildiklerini resmen itiraf ettiklerini de nazarı dikkate aldığımızda, onların varlıklarının bilinebilen etkilerini görmezden gelmemiz saçmalık olur. Bu etkiler sadece mekanizmalardır – yani kendileri içlerinde amaç/niyet taşımazlar-onların yok mu sayılacağı ya da hangi niyetle kullanılacağı veya bağımlısı mı olunacağı insanlara kalmıştır ve hepsi de pek aladır. Bu işte olumlu ya da olumsuz bi husus yoktur benim açımdan.

**

Isıları, kokuları, renkleri ağaçları evet evet hele onları okşayabiliyorum, seyredebiliyorum. Güneşin doğuşunu batışını,rüzgarı, yağmuru, denizi, okyanusun rengini, başarmayı, riske girmeyi, ne olacağını bilmeden karın ağrıısıyla yola çıkmayı aman allahımm okadar çokşey var ki anlatacak, burda olmaktan çıldırttıcı bi sevinç duymak için öyle çok şey var ki. Birisiyle öpüşmeyi, örneğin, onu koklayıp içine çekmeyi, sevdiğim yemekler pişirmeyi, sabahleyin filtre kahve kokusuyla uyanmayı, duşun altında hareketsizce durmayı, diş fırçaladığımda beynime  giden tazeliği hissetmeyi, sevişmeyi evet özellikle de onu ….hayat sen harikasın, harikaydın, sadece bunlar için bile yaşamaya değerdi ama daha öyle çok şey kaldı ki söyleyemediğim.sa


Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir