Güneş Fırtınaları

20 Mayıs 2009

NASA tarafından yayınlanan açıklama (15/02/01) ise girilecek olan kuşağı doğrular nitelikte olan başka bir veri: “Güneş’in manyetik kutupları şimdi oldukları gibi kuzey manyetik kutup Güneş’in güney yarı küresini işaret ederek, 2012 yılında terse dönene kadar değişmeyecek. Bildiğimiz kadarıyla, her 11 tıllık güneş lekesi döngüsünde bu değişim gerçekleşmekte.” Aslında bu tez daha önce (1998’de) Peter Jakubowski ve Mitch Battros (Şubat 2000) tarafından ortaya atılmıştı; lakin biraz farklı olarak: “bu değişim NASA’nın verilerinden üç kat daha hızlıydı”. En dikkat çekici nokta ise güneş lekelerinin oluştuğu dönemde tarih boyunca yaşanan olaylar. Tahmin edilen 200 yıllık bir döngü oluşuyor ve çeşitli doğal değişimler meydana geliyor. Geçtiğimiz 2000 yıl boyunca yaşanılanları şöyle sıralayabiliriz:

Roma imparatorluğunun çöküşü (M.S. 235-284)

M.S. 608’de Fırat nehrinin donması

M.S. 829’da Nil nehrinin donması

1200’lerde denizlerde şiddetli fırtınalar ve buzlar görüldü

1680-1700 arası Alpler’deki buzlar fazlalaştı ve kıtlık nedeniyle binlerce kişi yaşamını yitirdi.

1810-1820 yılları arası neredeyse yaz yaşanmadı, Tambora volkanı faaliyete geçti.

Görüldüğü üzere hiç de yadsınacak sonuçlar ortaya çıkmamış tarih boyunca. Bu olaylardan da anlaşıldığı üzere Güneş’te meydana gelen fiziksel olaylar olduğu gibi gezegenimizi de etkisi altına alıyor; ki bu sadece doğal afetler ya da atmosferik değişimlerle değil mental değişimlerle de karşılanıyor. Zira evrende meydana gelen her değişim hem fizik hem de ruh bedeni etkilemektedir. Bu, hem insan bedeni hem de yine canlı olan gezegen bedenler için de geçerlidir.

Bilimsel makalelerimize dönersek, NASA tarafından açıklanan ve “Guardian Science Supplement”da yayınlanan bir başka haber ise şöyle: NOA bilim adamları, 2011’den 2012 senesine kadar yoğun bir güneş lekesi aktivasyonu beklemekteler. Aslında bu oluşumun 1957 yılından beri en yoğun olacak olan güneş olayı olacağı tahmin edilmekte. Lakin ilginç bir şekilde (!) bu yaşanılacak olan olayın nedenleri açıklanmamış ve üstü kapatılmış durumda. Yine her zaman olduğu gibi açıklamalara sınırlama getirilmiş ve kısıtlı bir veriyle yayınlanan makalelerde, bizlere içerisinden bir şeyler çıkarabilmek için çabalama şansı (!) tanınmış tekrardan. Bu makalede yer verilen başka bir durum ise dünya üzerindeki bazı bölgelerde (Meksika, Güney Avrupa gibi..), böyle bir aktivitede görülmeyen bir şekilde aura (atmosfer) gözlemlerinin yapılabilecek olması.

NASA’nın Alabama’daki Marshall Uzay Uçuş Merkezi’nin “solar physics” (güneşsel fizik) takım lideri David Hathaway tarafından “San Francisco Chronicle”da belirtilen konu ise 2012’de beklenilen devasa güneş fırtınası. Bu fırtınanın güç ızgaralarını, cep telefonu ağlarını engellemesi; uydu tahribatları, uzaydaki astronotları tehlikeye sokması ve hava şirketlerini, radyo iletişimlerini koruyabilmeleri ve ölümcül güneşsel radyasyondan kaçabilmeleri için rotalarını değişmeye zorlaması beklenmekte. Yaklaşan fırtınalar atmosferin üst tabakalarını ısıtacak, genişlemesine neden olacaktır.

alıntı: http://www.gokbilim.com/forum/viewtopic.php?f=8&t=1854

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir