Go/hayat oyunu-2

20 Mayıs 2009

Go oyunundan hatırlayacağımız gibi, bir de DAN seviyesine geçebilmiş olanlar mevcut. Şampiyonumuz, DAN seviyesi için OYUNCU terimini kullanmış, “DAN seviyesine ulaşmak için  kendimizi yenmek gerekiyor” demişti.

Peki Go oyununda bu nasıl başarılıyordu?

Bildiğim  kadarıyla go da  şu var; herkes bir dan olabilir  eğer  oyundaki hatalardan  kendini  arındırırsan (1). Kendindeki  hataları da  biraz  düzeltirsen (2).”

Bu iki şart garip şekilde hem aynı hem de ayrı gibi görünüyorlar!

Hay Allah! Bu bize bir yerlerden tanıdık geliyor. Ama nereden?!

Fakat sanırım burada yeniden bir alt açıklama gerekiyor. Korkarım bu işin sonunu getiremeyeceğiz; oyun buna izin vermeyebilir. Sessiz olmalıyız. Duyarmış gibi, duymazmış gibi. Anlamazmış gibi olmalıyız.

Şimdi bizim dolaşık ipeksi atamız TEK iken ve kendilerinde daha o zaman minicik bir sapma varken, BİRin ağzına doğru yeniden katlanıp bükülmek isteği ile bu çareyi gerçekleştirmişlerdi ya; ikiye bölünmeyi yin ve yang olmayı kastediyorum.

Yaşam yani oyun bilgisi çok sadeydi o zamanlar. Oysa oyunlar ilerledikçe yaşam bilgisi zenginleşmeye başladı.  Gerçi bunların çoğu birbirini değişik açılardan tekrar ediyordu ama tüm bu hikaye nesilden nesile taşınıyordu. Görünüşte mitler, destanlar vasıtasıyla gibiydiler, ancak bunların tam ve eksiksiz taşınımı anima yoluyla oluyordu. Bütün bu hikaye (belki)genetikte şifrelenmiş ve bu yolla insandan insana, nesilden nesile taşınmaktalar.

Bir insan doğarken, animusu dünya gezegeninin animusundan akmakta, animası ise yine dünyanın animasından anne ve babanın genleri yoluyla cenine akmaktadır.

Yani burada biri hayali bile olsa iki değişkenle karşı karşıya kalıyoruz.

Bir insanın genleri, oyunun başından beri tüm hayat bilgisine sahip gibi görünüyor. Fakat bu her insanda farklı ve biriciktir; çünkü her  insan en baştan beri kendi soy ağacının genetik bütünlüğüdür.

İpeksi atamızın dolaşıklığı Yang parçasında korunurken, bunun hikayesi Yin parçasında birikiyordu. Bütün oyunlar süresince Yang kısmındaki dolaşıklar bazen azalıyor bazen çoğalıyordu. Fakat Yang kısmı her zaman son durumu gösterir bir kesit olmuştur. Oysa nereden nereye geldiğinin görüntüsü yin’de iğne oyası ile örülmekte ve tüm desen muhafaza edilmektedir. (Ekonomi bilgisi olanlar için şöyle bir benzetme de yapayım; Yang bilanço, Yin ise Kar zarar tablosu gibidir. Bilanço kesittir; nehrin bir noktasının debisidir. Kar zarar tablosu ise belirli bir zaman aralığının hikayesidir.)

Şöyle düşünelim; bir bilgisayar programı yazıyorsunuz; bir çok komutlar ve bir çok satır içeren bilgiler döşüyorsunuz. Programı çalıştırdığınızda sonuç neyse odur. Onun neden öyle olduğu yazılım kısmına bakılmadan anlaşılamaz. Çünkü Yang bir sebep/sonuç bütünlüğüdür. Süreç bilgisi için Yin’e başvurmalısınız.

Bazı öğretilerde bahsedilen akaşik kayıtlar dünya gezegeninin Yin kısmıdır. Bir insan nasıl olup da akaşik kayıtlar diye bir şeyi bulmuş, görmüş, seyretmiş olabilir?

Aynı metotla… Genetik kodlamasını zihni ile dışarı projekte ederek ve onu gözleriyle seyrederek. İçte olan, dışta olandır.

Bu durumda izah etmeye çalışacağımız cümleye geri dönelim:

“Bildiğim kadarıyla go da şu var; herkes bir dan olabilir eğer  oyundaki hatalardan kendini arındırırsan (1). Kendindeki hataları da biraz düzeltirsen (2).”

Oyundaki hatalar; DÜNYA’nın Yin’inde birikmiş olan ve Yang’ı son duruma getiren tüm sapmalardır.

Kendindeki hatalar ise, kendi tüm soy kütüğünün birikmiş hatıraları ve Animusunun dağınıklığıdır.

 

Şimdiye kadar bütün öğretilerde yer alan ve bir türlü tam olarak anlayamadığım RUH  kavramı, sanırım insanın içindeki animus/Yang parçasıdır.

Beden ölümünü müteakiben Dünyanın animusuna karışan düzensiz ipeksi kırışığımız.

Eğer buna ruh diyeceksek o zaman onun, hayat bilgisinden yoksun yani geçmişsiz bir şu andalık olduğunu mu söyleyeceğiz? Neyse o olan, muhakemesiz bir akış! Öyle ya muhakeme için sebep/sonuçları sıraya koymak, yani oyun sistematiği gerekir.

Zaten tipik bir erkek (animus oranı yüksek) de kadınlar tarafından böyle tanımlanmaz mı; düşüncesiz, muhakemeden yoksun, daha çok şu anda ve saftirik olan.

 

BKÖ’den alıntı

(Bir Kadını Öldürmek)

 

2 Yorum

  • Sibel 29 Mayıs 2009, 23:00

    En iyi oyun sitesi şu adreste sanırım: http://www.kiseido.com/
    Ama aratırsan çok sayıda öğretici site de var.

  • medisis 29 Mayıs 2009, 22:42

    Merak ettim acaba bu oyunu öğrenip oynayabileceğimiz bir oyun sitesi varmı?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir