Fantastik edebiyatta gönüllülerin kulubü

03 Kasım 2008

Sabah gazetesi – haber

Fantastik edebiyatta gönüllülerin kulübü

Romanlar ve filmlerle bütün dünyada fırtınalar estiren fantastik edebiyatta Türk yazarlar, yayınevlerinden üvey evlat muamelesi görüyor. Onlar kitaplarını kendileri basıyor.

Okul filmi genç bir yazarın, Doğu Yücel’in kitabından senaryolaştırıldı. Ancak bu genç yazar daha birkaç yıl önce yayınevlerinin kapısından geri çevriliyordu. Çünkü fantastik edebiyatta yayınevlerinin önyargıları yüzünden sadece yabancı yazarların romanları basılıyor.

KLÜPTEN YAYINEVİNE
Oysa Türk yazarlar da bu alanda kendilerini ispat etmiş durumda. Bir araya gelip oluşturdukları “Ölümsüz Öyküler Kulübü” ile kendi kitaplarını kendileri yayınlıyorlar.

 

***

Fantastik edebiyatın yükselişi

Bütün dünyada filmler, kitaplar ve bilgisayar oyunlarıyla yükselen fantastik edebiyatta sayıları giderek artan Türk yazarlar yayınevlerinden hala üvey evlat muamelesi görüyor

Ölümsüz Öyküler Kulübü fantastik edebiyata gönül veren yazarları bir araya getirdi. Ve yayınevlerinin basmadığı Türk fantastik edebiyatı ürünlerinin raflarda yerini almasını sağladı
Bütün dünyada yükselen fantastik edebiyat, Türkiye’de de okuyucuların gözdesi. Kitapçı raflarını artık daha çok fantastik edebiyat ürünü doldururken yıllardan beri yabancı yazarlarla idare eden okuyucular artık Türk yazarların eserleriyle de besleniyor. Fantastik edebiyat dergiler, internet siteleri, filmler ve FRP oyunlarıyla beslenen farklı bir dünyanın parçası olarak her geçen gün gelişiyor. Fantastik edebiyatın genç yazarı Doğu Yücel’in Hayalet Kitap adlı kitabından senaryolaştırılan Okul, bu gelişmeyi gösteriyor. Ancak fantastik edebiyat ürünlerini basan çok fazla yayınevi de yok. Mevcutlar da daha çok yabancı yazarların eserlerini çevirmeyi tercih ediyor. Yaklaşık iki yıldan beri kitap yayınlayan Xasiork yayınevi ise sadece Türk yazarlarının kitaplarını basıyor. Bu yayınevinin bünyesinde bir de Ölümsüz Öyküler Kulübü var ki, bu kulübün tek amacı fantastik edebiyatı yaygınlaştırmak ve tutkunlarını bir araya getirmek. Xasiork yayınevinin oldukça ilginç bir kuruluş öyküsü de var. Kurucuları kendi kitaplarını bastırmak için yayınevlerini dolaşan, ancak bir türlü yayınlatamayan yazarlar. Daha doğrusu bu yazarların yayınevlerinden duyduğu “Türk yazar basmıyoruz” yanıtı bir araya gelip, kendi kitaplarını yayınlamalarını sağlamış. Xasiork yayınevi kurucusu Sibel Atasoy ve Orkun Uçar fantastik edebiyat türünde en az ikişer kitapları olan, belirli bir okuyucuya sahip önemli yazarlar. Onlar aslında basım, dağıtım, matbaa, çek gibi işlerle ilgilenmek istemeyen sadece kitap yazmak isteyen iki edebiyat aşığı. Ancak yayınevlerinin Türk yazarlarına karşı tutumları onları böyle bir misyon edinmeye itmiş.

TÜRK YAZARLARI OKUNMAZ!
Yayınevlerinin fantastik edebiyat alanında Türk yazarlarına şans tanımayan tutumları ise hem yazarı hem de okuyucuyu dışlayan bir önyargıya dayanıyor. Büyük yayınevi editörlerinin çoğu bu önyargıyı “Türkler fantastik edebiyat türünde eser veremez. Çok başarılı bir eser dahi olsa okuyucu yabancı öğelere alışık olduğu için Türk yazarlarını okumaz” sözleriyle dillendiriyorlar. Bu konuda yayınevi editörleriyle çeşitli platformlarda tartışan Orkun Uçar; “Kültürel sömürgeciliğe karşıyız. Türk yazarlarının okunmaması demek insanın kendi geleceğini yok etmesi demektir. Böylece batının hayal ettiği ve dayattığı geleceğe mahkumuz. Korku en temel içgüdülerimiz arasında. Hayal gücünün sınırları ülke sınırları kadar önemlidir. Batılı gibi düşünüp batılı gibi korkarsan gelecekte var olamazsın. Biz bunun davasındayız” diyor Orkun Uçar. Yayınevi editörlerinin kolaycılıktan, bu tür kitap projelerini kabul etmediklerini çünkü bu türün okunma/düzeltilme aşamasının biraz daha eziyetli olduğunu söylüyor. Uçar bir kaç yıl önce bu alanda öyküler yayınlayan www.xasiork. org adresinde internet sitesi kurduğunda yayınevlerinin onu kendiliğinden keşfedeceklerini ve kitaplarının basılması için arkasından koşacaklarını düşünüyormuş. Ancak yayınevleriyle ilgili Türkiye gerçeğini öğrendiği zaman büyük bir hayal kırıklığı yaşamış. Aslında gazeteci olan Orkun Uçar kurduğu site üzerinden tanıştığı finans doktoru Sibel Atasoy ile bir yayınevi kurmaya karar vermiş. Bu arada internet sitesi sayesinde bir de kulüp kurulmuş ve üye sayısı çığ gibi artmaya başlamış. İki yıldır varlığını sürdüren kulüp ve yayınevi yaklaşık 10 tane kitap basmış. “Türkler yapamaz” denilen alana el atan Xasiork-Ölümsüz Öyküler Kulübü üyeleri, fantastik edebiyat kendine yayınevi bulamazsa geleceğimizin tehlikede kalmaya devam edeceğini söylüyorlar. Batı dünyasının hayallerimizi yönlendirdiği, esir aldığını ve batılı gibi hayal kurup batılı gibi düşünmeye devam edersek gelecekte yok olmaya mahkum olacağımızı hatırlatıyorlar.Kulübün tüm Türkiye’den yaklaşık 300 üyesi var. Üyelerin çoğu üniversite öğrencisi veya mezunu. www.xasiork.org sitesi üzerinden haberleşen üyeler arasında İngiltere, Amerika veya Afrika’dan katılan fantastik edebiyat tutkunları dahi bulunuyor. Bu sitede hem Xasiork Yayınevi’ndençıkan kitapların tümüne hem de bu alanda farklı yayınevlerinden basılmış diğer Türk yazarlarının kitaplarına ulaşmak ve bilgi almak mümkün. Site üzerinde bir de “sohbet divanı” isimli bir oda bulunuyor. Bu odada her hafta çeşitli münazaralar düzenleniyor. Kulüp bu yönüyle aynı zamanda bir okul görevi görüyor. Sibel Atasoy ve Orkun Uçar, genç yazarları bu konuda yüreklendiriyor ve yönlendiriyor. İstanbul’da düzenli olarak bir araya gelen kulüp üyeleri dışında farklı illerdeki üyeler de kendi aralarında düzenli toplantılar yapıyor, etkinlikler düzenliyor.

KENDİLERİ YAYINLIYOR
Yayınevi, kulüp üyelerinin yazdığı “Ölümsüzler” isimli bir de öykü kitabı yayınladı. Burada öyküleri olan çok genç yazarlar da var. Örneğin Sara Demirel 14 yaşında ve henüz lise öğrencisi. Sara gibi kulübün çok sayıda kadın üyesi ve yazarı var. Düzenli aralıklarla paneller düzenleyen kulüp geçtiğimiz aylarda Yapı Kredi Sermet Çifter Salonu’nda “Türkiye’de fantastik edebiyat ve yeni yazarlar” isimli bir panel düzenledi. Bu panelde “Edebiyatın türü fantastik ve bilimkurgu olunca Elf’lere cin derseniz ben okumam” diyenlerden, “Bunun türünü nasıl belirleyeceğiz?” diyenlere “Hangi öğeler kullanılabilir tartışmasından” “Dili nasıl kullanacağız?” sorusuna kadar pek çok konu tartışıldı. Sibel Atasoy, Türkiye’nin bağrından çıkmış, Türkiye’nin sorunlarını ve kültürünü anlatan bu tarz edebi kitaplara ihtiyaç olduğunu, bunun film endüstrisini de etkileyeceğini söylüyor. Fantastik edebiyat geleneğinin bizde de zamanla oluşacağını belirten Orkun Uçar, Yüzüklerin Efendisi serisinin ve bir ev kadının yazdığı Harry Potter kitaplarının ülkelere kazandıklarını hatırlatıyor. Uçar, “Tüm bunların hayal olduğunu kim söyleyebilir? Milyon hatta milyar dolarlık projelerden ve bunların ülkelerine kazandırdıklarından bahsediyoruz” diyor. Türk yazarların bu alanda sınavı başarıyla geçtiğini belirten Uçar ve Atasoy, sıranın Türk okurlarının kendilerini kanıtlamalarına geldiğini söylüyorlar.

Aynur Erdem

http://arsiv.sabah.com.tr/2004/02/22/cp/gnc106-20040207-101.html

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir