Facebook Soruyor

16 Haziran 2014

Einstein sadece iki şeyin sınırsız olsuğunu düşünüyordu; Even ve insanın çılgınlığı 
Gerçi Evren’den o kadar da emin değildi!

Facebook bana durumumu soruyor, ne yapıyorsun diyor  İşte yaptıklarımın minik bir kısmı bunlar, böylesi çılgın sorularla meşgulüm 
Solucan deliğindeki altıncı yolculuğumuz, üç boyuttan fazlası var mı sorusuna cevap arıyor.
Yerçekiminin, diğer kuvvetlerin en zayıfı oluşu, onun aynı zamanda diğer boyutlara da odaklanmış ya da paylaşılmış olmasıyla ilgili olabilir mi?
Göremediğimiz boyutlar evrendeki her şeyi kontrol mu ediyor?
Dördüncü boyuttaki (varsayımsal) moleküller bize burada karanlık madde gibi görünüyor olabilir mi?
Farklı boyutlar, paralel dünyalara geçiş mi?
Evrendeki her molekül aslında dokuz boyutta titreşen ufak bir sicimdir diyor Sicim Teorisi. Yoksa uzaytaki her noktada sıkıca bükülmüş 6 boyut daha mı var?
Eğer bir atom, güneş sistemimiz büyüklüğünde olsaydı, bir sicim ancak bir ampul büyüklüğünde olurdu! Bu korkunç derece kücüklükte araştırma yapmak fizikçiler için en büyük zorluk ve tabi en büyük meydan okuma 
Belki bu araştırmaların GÖZ organıyla olan bağını kesmelisiniz, üç boyutlu bir aletle (gözlerimiz) diğer boyutları görebilmek zaten başlı başına bir yanılgı olamaz mı?(sibelin fikri)
Solucan deliğinin beşincisinde, zamanda yolculuk mümkün mü diye soruyoruz
Uzay ve zaman gerçekten birbirlerinden ayrılmaz bir bütün mü? Zamanda kısa yollar olabilir mi? Kozmik sicimler, ince enerji iplikleri boyunca yavaşça kayabilir miyiz?
Doğanın itici gücü, siz zaman makinesini işler hale getirirken, buna neden olan şeyi imha ediyor! Yani kendi üzerine kapanan bir kapanda mıyız?
Bütün bunlar kuantum düzeyinde nasıl çalışıyor henüz bilmiyoruz. Yoksa zaman yolculuğu atomun içinde mi saklı?
Kuantum bir “mekansızlık” olduğuna göre Bütünleme/özetleme gibi yöntemler bir nevi zaman yolculuğu değil midir? Yoksa onu uzay zamanın dışında ortaya çıkan “hayalet aksiyonlarda” mı aramalıyız?
Eğer bir zaman yolculuğu yapabilecek duruma gelebilirsek en akıllıcası uzak bir geleceğe gitmek olacaktır böylece gittiğimiz zamanın çok gelişmiş tekniği ile geçmişe de seyahat etme imkanı olacaktır. Çünkü şu an itibariyle “büyükbaba fenomeni” sebebiyle geçmişe yolculuk daha bi zor görünmekte.
Fakat bana göre mesele zaman yolculuğundan ziyade “demeteryalizasyon/meteryalizasyon” sorunudur ve bu da bildiğimiz kadarıyla Philedelphia deneyinden beri bir daha denenemedi! (ya da duy da inanma!)
Solucan Deliğimizin dördüncüsündeyiz; evrenin bir ucu var mı? Varsa ötesinde ne var?
Evrenin sesini titreşime çevirerek onun şeklini bulabilir miyiz? Seslerin izini takip ettiğimizde uzun dalga boylarının kayıp olduğunu görüyoruz, düşük frekanslar kozmik fırtınada yer almıyor mu?
Ya da Jean Pierre Luminet’in iddia ettiği gibi evrenimiz 12 adet beşgen yüzeyden simetrik olarak düzenlenmiş bir dodecahedron mu? (futbol topu!) Öyleyse eğer bir yüzeyden tam karşısındaki yüzeye 36 derece bükülmeyle anında geçebiliriz! Eğer kenarlar 13.7 milyar ışık yılı uzaktay ise onları göremezdik çünkü kozmik mikrodalga arka planı sınırı görmemize engel olur.
Sasha, Adevasa astronomik deneylerden sonra, tüm galaksi tümelerinin evrenin bir kenarına doğru hücum ettiklerini ispatladı, gizemli bir çekiciye doğru! Buna dark flow (karanlık akış) ismini verdiler, şok şok şok Yoksa Dark Flow, bir başka evrenin bize ulaştığı yer miydi?
Fizikçi Laura Mersini kendi kumarbaz önsezisi çalışması ila çoklu evrenler hipotezi ile Sasha’nın yardımına koştu Evrenimizde soğuk yerler vardı! Yoksa orada doğmayı bekleyen evrenlerin dalga cepleri mi yer alıyordu?
Komşu evrenimiz doğuyor mu?
my god! Galaksiler aşkına!
Solucan deliğimizin üçüncü videosu: Ölümden sonra ne oluyor??
Bilinç nerden gelip nereye gider? Fizikteki “dolaşıklık” prensibi bunu anlamamızın bir yolu mu?
Bilinç bir kuantum süreci mi?
Ruh bir öz farkındalık şebekesi mi?
Beynimizdeki nöronlar uyku esnasında bilgi paylaşımı yapmıyorlar, yani bilinç yoksa kapıyı kimse açmıyor!
Solucan deliği gezimize devam ediyoruz.
Zaman mutlak mı (Newton), Göreceli mi (Einstein), illüzyon mu? zıplamalı mı (nörolojik,şizofren), entropik mi? (zamanın bazı daha mı düzenliydi), tek boyutlu mu çift boyutlu mu? (ya evrenimizin zıt ikizi de aynı anda doğduysa?), yoksa zaman da tek başına çok boyutlu mu? (sicim teorisi)

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir