Etkili Dinleme ve Rüya Görüşmesi

24 Haziran 2013

Her zaman dediğim gibi (usandırdıysam affola fakat kendime hatırlatmak için yapıyorum bunu), “dinlemek” çok önemli. Bizim nesil dinlemek deyince favori şarkıları hatırlıyor 🙂 Oysa dinlemek kapsamlı bir kelime, ilginizi çeken konuya/kişiye/şeye tüm kanallarınızı açık tutmak, onunla aranızdaki olası tüm engelleri açmak, BİR olmak için kendini salıvermeyi de gerektiriyor. Görme nasıl yalnızca göz ile yapılamıyorsa, dinleme de sadece kulakla olmuyor! Piyasadaki eğitici paketlerin birçoğu, “odaklanmak” üzerine yapılandırılmış, yanlış değil ancak eksik. Bu neye benziyor biliyor musunuz; diyelim sırılsıklam aşık oldunuz, tüm dikkatiniz onda, onunla yatıp onunla kalkıyorsunuz (fiziken olması gerekli bile değil), iyi pek güzel, pek aladır bu! Piyesin ilk sahnesinde (odaklanma) performans iyi diyelim, fakat bu üç perdelik bir oyun! İkinci perdeye geçildiğinde -ki geçilemiyor çoğu kez- “salıverme” işlemi için dinleme evresi olmalıydı. Bunun yerine gördüğüm pek çok insan “sahiplenme” denen ikame edici bir kavram içine saplanıp kalıyor. Sahiplenme içerik olarak şu demek oluyor, “aman bu muhteşem bi şey, ona sonsuza kadar sahip olmalıyım! Bunun için gereken her neyse onu planlamalıyım.” Böylece üçüncü perdeye yani “bütünleşmeye” varan nerdeyse hiç olmuyor.

Alıntı-Eski ve Yeni Dünya üzerine düşün pratikleri-sa

Çocukken babamın köyden gelen ahbaplarını ya da fikir sormaya gelen kişileri nasıl dinlediğini gördüğümde  şaşırırdım. Zaten Babam beni de öyle dinlerdi, konu ne olursa olsun. Adeta hayatı o dinlediklerine bağlıymış gibi! Ben o zamanlar bilgiye aşık biriydim ve babamın böyle sıradan görünen ve bana göre gayet sıradan şeyleranlatan bu insanları dinleme konusundaki hassasiyeti her seferinde ilgimi çekerdi. Üstüne üstlük babam soru sorabilen biriydi. Ben de dikkatli bir dinleyiciydim ancak anlatılanların değeri konusunda şüpheye düştüğümde bi bahaneyle oralardan sıvışırdım  çünkü mutlaka okuyacak  pek değerli(!) bişeyim daima olurdu. Ancak yıllar sonra Rüya görüşmecisi olduktan sonra “etkili dinlemenin” sırrına vardım.İşte bu sebeple kendimi bi rüya kitabı  yazıp gönül borcumu ödemekliğim gerektiği konusunda sorumlu hissediyorum.

***

Cumartesinin (22.Haziran) resim oyunum: Su kız

sib-su

Bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir