El cevap

23 Temmuz 2009

Efendinin kaderi kölesinin alnında yazılıdır. Türk atasözü

Zehra Hanım, onbir yaşındaki torunu Sabit’e Hayber kıssasını anlatıyor.  Kıssanın sonunda, İmam Ali  kale için savaşırken göklerin  gümbürdediğini ve Cebrail’in görünerek müslümanlara şöyle seslendiğini söylüyor: “Ali’den başka yiğit, Zülfikar’dan başka kılınç yoktur”.

Zehra hanım hikayesini “böylece müslümanlar kaleyi fethederler” diye bitirmiştir ki Sabit babaannesinin gözlerinin içine bakarak “Peki Nene, Hz Ali Efendimiz niçin öldü?” diye sorar. Zehra Hanım çocuğun başını okşarken bir an bile tereddüt etmeden cevap verir: “Hazreti Ali ölmez boncuk gözlüm, her devrin bir Alisi vardır. Ortaya çıkmasını bekleriz.”

Reha Çamuroğlu- Son Yeniçeri romanından

10 Yorum

  • Ismail 30 Temmuz 2009, 15:22

    Bir ayağımız hidayette diğeri maddiyette doya doya yaşayalım o zaman. Ben bunu squeeze and relax (Sık ve gevşet) diye düşünmüştüm bir zamanlar. Kalp kasları gibi yani. Yaşam için bunun devamlılığı şart.

  • Sibel 30 Temmuz 2009, 11:34

    Hem hem felsefesi böyle işte 🙂 Aslında Kant bu işi bilmeden fevkalade yapmakta olduğumuzu fenomenal olarak ispat etmişti, şimdi sıra bilinçli olarak yapabilmekte. Bu uygulamanın Castaneda öğretisindeki ismi:”kontrollü delilik”… Sanırım bizim sitede bu kavramı açıklayan başlıklar olmuştur (merak edenler için).
    Yin-Yangın içindeki küçük noktalara dikkat! 🙂

  • Ismail 29 Temmuz 2009, 09:35

    İki şey çok önemli teslim olmak ve mücadele etmek. Hem teslim ol, hemde mücadele et. Allah Allah gelde çıldırma şimdi.

  • Turan 29 Temmuz 2009, 07:17

    Senin anlattiklarindan anladigim kadariylan bu “bilincli-bilinsizlik” olmasi gerekiyor galiba. Ne olabilecegimizi tahmin ediyoruz ancak o seyin gercekten gerceklesip gerceklesemiyecegini pek etkileyemiyoruz galiba. Her sey olacagina variyor gibi bir hal….

    Bu durumda bireyin pek yapabilecek bir seyi kalmiyor galiba. Yazgicilik gibi bir seye benziyor bu….

  • Sibel 28 Temmuz 2009, 10:29

    Turan, Umutun pandoranın sepetinde kalan son şey olduğu söylenir sanki pek güzel bişeymiş gibi, ben buna her daim karşı çıkmışımdır bilirsin. Sebep belli, bizi anda olanla bütünleşmemizi önlediği için sevmem umudu. Ve fakat anda olanla birleşememek çok da elimizde değildir, hazır olmadıkça andan nasiplanmek zordur. Bi örnek vermek gerekirse her zamanki elma misaline dönmek isterim, daha tomurcuk olan elmaya diyorsun ki “sen olgun harika bi elmasın dön de kendine bak” ve fakat onun biraz daha güneş ışığına ve suya gereksinimi var, olgun elma potansiyelinin onda mevcut olduğu doğrudur ama, “zaman” faktörünün içimize işlemiş olduğu da doğrudur.

  • Sibel 28 Temmuz 2009, 10:24

    Yine de soğanın cücüğü bi başka güzeldir derler, ne dersin? (Göz kırpma işareti)

  • Ismail 28 Temmuz 2009, 08:50

    Shrek Complex bir yaratık olduğunu ve katmanlardan oluştuğunu savunur. Eşşekte ‘soğanda da katmanlar var o halde Ogerlar soğandır’ der. Ali de benim Yezid te ve Ibliste benim Hak’ta. Onlar benim katmanlarımda var. Gelmelerini beklemem. Hep buradadırlar zaten. İnan ki ben soğanım bu yüzden. Ama ıssırılınca her katmanımın ve dahi bütünümün tadı aynı.

  • Turan 25 Temmuz 2009, 13:06

    Sibel,

    su sözlerden de belli oldugu gibi: ” her devrin bir Alisi vardır. Ortaya çıkmasını bekleriz.” Zehra hanim ani devamli kacirmaktadir, cünkü kadin “Ali”nin cikmasini umut ediyor. Umut devamli ani kaciran faktörlerden biridir, yani gelecegin su andan daha iyi olacagi kanisi altinda yatar.

    An konusunda seninle hem fikiriz….

  • sibel 25 Temmuz 2009, 10:41

    Senin algıladığın açıyı anladım, yine de burada zehra ninenin söylediği anlamın biraz daha farklı içeriği olabilir. Ben buradan, kişiye bağlı kalmanın ayna zamanda belirgin bir zamana bağlı kalmak ve anı kaçırmak anlamına geldiğini, oysa her anımızda gerçekten olabilsek ve bize dokunanları görebilsek büyük bir zenginliği yakalayabileceğimizi anlıyorum.
    “Insanlari öldürecegimiz yere teorilerimizi öldürelim.” Bu tespite gönülden katıldığımı da ekleyeyim.

  • Turan 24 Temmuz 2009, 06:54

    “Hazreti Ali ölmez boncuk gözlüm, her devrin bir Alisi vardır. Ortaya çıkmasını bekleriz.”

    Bu sözler bana yetmisli yillarin sonundaki sokak catismasi esnasinda vurulan adamlarin arkasindan atilan sloganlari animsatti. O zaman da “Ahmetler (Veliler) ölmez” diye duvarlara yazilirdi. Hepsi öldü, hepsi, hem de bir hic ugruna. Ve daha da cirkin olan sey, ölü sayisini cogaltmak icin arkalarindan söylenen bu sloganlar oldu.

    Karl Popper diyor ki “Insanlari öldürecegimiz yere teorilerimizi öldürelim.” Evet, bana ölümü yücelten teorilerin hepsi bos gelmistir…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir