Ekolojik borcumuz artıyor

27 Ağustos 2009

Bir grup çevre örgütü, yeryüzünün ekolojik bir ‘kredi krizine’ doğru ilerlediği uyarısında bulundu. Rapora göre doğal kaynaklara olan talebimiz, Dünya’nın sağlayabileceği miktarı neredeyse üçte bir aşıyor.

Bu bilgiler Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF), Londra Zooloji Derneği ve Küresel Etki Ağı adlı çevre örgütlerinin hazırladığı Yaşayan Gezegen Raporu’nda yer aldı.

Rapora göre dünya nüfusunun yüzde 75’i tüketim oranlarının, doğanın kendini yenileme hızını aştığı ülkelerde yaşıyor.

Bu da onları “ekolojik borçlular” haline getiriyor – yani yaşamak için tarım alanlarını, ormanları, denizleri ve diğer ülkelerin kaynaklarını fazlasıyla kullanıyorlar.

Rapora göre “doğal sermayenin” fütursuzca kullanılması, dünyanın gelecekteki refahını da tehlikeye atıyor; örneğin gıda, su ve enerji fiyatlarının aşırı yükselmesine yol açıyor.

Doğal Hayatı Koruma Vakfı WWF’in Uluslararası Genel Müdürü James Leape “Eğer taleplerimiz artmaya devam ederse, 2030’ların ortalarına doğru yaşam standardımızı korumak için iki gezegene birden gereksinim duyacağız” dedi.

Dünya’ya en büyük etkiyi yapan ülkeler ABD ve Çin. Bu iki ülke, gezegende bıraktığımız izin yüzde 40’ından sorumlu.

Kişi başına en büyük iz ise ABD ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne ait.

Afganistan ve Malawi, kişi başına en küçük izi bırakan ülkeler.

Türkiye ise 56. sırada, Bulgaristan ile Ukrayna’nın arasında yer alıyor.

Doğal Hayatı Koruma Vakfı WWF’in Uluslararası Başkanı Emeka Anyaoku, “Son birkaç ayda yaşadığımız olaylar, ayağımızı yorganımıza göre uzatmamanın ne kadar aptalca olduğunu ortaya koydu” diye konuştu.

“Mali kredi krizi bir felaket olabilir ama karşı karşıya olduğumuz ekolojik resesyonla karşılaştırınca solda, sıfır kalıyor.”
Kaynak: BBC Turkish / 29.10.2008

2 Yorum

  • Sibel 28 Ağustos 2009, 11:38

    Bu konuda yirmi sene önce üç amerikalı bilim adamının yazdığı kitabı okumuştum; orada bu enerji gaspını istatistiklerle anlatıyordu. Örneğin; sadece Newyork şehrindeki binaları havalandırmak için harcanan enerji o zamanki Çinin toplam enerji harcamasına eşitti. Üstelik dışarda hala hava vardı! Ayrıca ikiyüzbin kişiden kalabalık yerleşim birimlerinin doğanın dengesini bozduğunu da tespit etmişlerdi.
    Az önce Greenpeece’den şu fotoğrafları gördüm, çarpıcı:
    http://www.milliyet.com.tr/galeri/yeni/goster.asp?prm=0,8348172&id=4&galeriid=7461#galeriStart

  • Ismail 28 Ağustos 2009, 09:43

    ABD ve Çin kirletiyor ve tüketiyor. Ama sonuçlarına tüm insanlık katlanıyor. Birisi ürette ne üretirsen üret kaynaklarını tüket diğer ülkelerin kaynaklarını tüket şeklinde gelişiyor. Diğeride tüket tüket daha fazla tüket şeklinde herkesin payını yemeye çalışan obur şiko bir dev gibi. Çin ve ABD ile kimse ticari bir ilşki kurmasa bunlar bir şekilde birbirlerini dengelerler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir