Doğru yürüme biçimi

18 Haziran 2012

Bir açıklamadan kimin yararlanıp, kimin yararlanamayacağına kişisel erk karar verir. Pek az insan dinlemeye heveslidir, dinleyenlerin pek azı dinledikleri uyarınca hareket eder, bunların edimlerinden yararlanacak kerte kişisel erke sahip olanı ise azın da azıdır.

Kişinin, beşikten başlayarak geliştirdiği bu dünya görüşünü durdurmak amacıyla azimle davranması yeterli değildir. Uygulamaya da gereksinimi vardır. Buna doğru yürüme biçimi denir. CC

Basit bi uygulamanın insanı nerelere getireceğini tahmin etmek mümkün değil. Bazıları buna büyü diyebilir velâkin gerçekliğimizde büyü olmayan ne var ki!

Yaşam, ölüme karşı verilen bir savaştır. Bu sebeple bir savaşçının yaşamını sürdürmek esastır. Hedefe odaklanmak, kişiyi anın büyüsünden uzaklaştırdığı gibi sıklıkla sapkın ve hastalıklı bir duruma düşürebilir. İnsanoğlunun hedef/amaç olmaksızın dağılıp gideceği varsayılmıştır ve bu doğrultuda verilen eğitim, kişilerin amaca/hedefe ulaşmadan önce kendilerini eksik ve değersiz hissetmelerine yol açtığı için hedefe bir gün varma ihtimali de baştan sakatlanmış olur.

“Doğru yürüme biçimi” ile tarif edilen basit yürüyüş, yalnızca somut bir anlam taşımıyor, aslında soyut olarak bir savaşçının yaşam biçimini belirliyor.

Bu nedenle bir yetişkin, bir ergene ya da çocuğa bir savaşçı gibi yaşamanın öğretisini sunar. Yetişkin-ergen-çocuk kavramları yaşla ve konumla ilgili değildir. Öncelikle bu konuyu gerçekten anlamamız gerekiyor. İnsanların ve diğer tüm yaratılmışın evresel konumlarını belirleyen bu kelimeler esaslarını zaman içinde yitirip kimlik belgesinde kolayca bulunabilecek bir bilgiye dönüşmüşse de gerçeğin algısı insanların bütünlüğünü ikna edememektedir. Böylece öğretmen, ebeveyn, hatta giderek guru gibi yeni kelimelere ihtiyaç duyulur oldu ve kelimelerin gerçek anlamları yittikçe sözlükler de bu yolda giderek kalınlaşacakmış gibi görünüyor.

Yetişkin, bir savaşçı gibi yaşamanın öğretisini azar azar verip geliştirmelidir. Bu aynen bir halının ilmik ilmik dokunup büyümesi gibidir, halının deseni halı bitmeden görülemez. Şüphesiz ki her erişkinin kendi yöntemi biriciktir. O halıyı dokurken kendi sevdiği ya da kolay bulduğu bir deseni –kendi yaşam deseni- göstermeyi hedeflemiştir ancak bunun yalnızca örnek bir uygulama olduğunun bilincindedir ve eğer gerçekten bilincindeyse bu anlayış talep edenlere sözsüz olarak, kendiliğinden geçecektir.

sa

-devam edebilir-

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir