Diktatörlük

23 Nisan 2012

Diktatörlük cinslerinin denenmeyeni kaldı mı bilmiyorum, sermaye diktatörleri,işçi sınıfı diktatörleri, din adına diktatörler, askeri diktatörler, kendi adlarına diktatörler… Dikte eden olmanın neresi zevkli anlamış değilim.

Selim B: hak veriyorum,fakat bazen toplum bir yalana inandırılmıştır ve o yalanın;yalan olduğunu topluma göstermek için şuursuzca inanıp o yalana hizmet edenlerin cebren susturulması gereklidir.Bu yönden bazen dikdatörlük uygulanması zorunlu ıslah durumudur.
buna terör sorununu şahit gösterebiliriz,osmanlıda isyanlar halkın önünde bastırılırken hukuk devletlerinin en büyük sorunudur terör…
herkes gibi insan yerine koyulur ve nice insan onlar yüzünden zarar görür.
Bazen sert bir tavırda ya da daha sert yönetimlerde saadet olacağı kanısındayım.

Sibel Atasoy Hayatta KAZA faktörü vardır. Ancak kaza önceden belirlenemez, tanımlanamaz, haklı bulunamaz.. Hatta bununla da kalınmaz, hata beklenmeyen ve istenmeyen arizi bir durumdur. İnsanlar kazadan kaçınmak için tüm güçlerini ve yeteneklerini ortaya koyarlar. Tabi tüm bu çabalara rağmen evrimin işlemesini sağlayan kaza bilinmeyen bir şekilde ortaya çıkabilir. Bana göre diktatörlük ancak kaza ile ilişkilendirilebilir.

  • Aşkın V Diktatör, kazayı yaratma erkine sahip olmayı diler…:)

    Sibel Atasoy Ha evet bi de bu var tabi 🙂 Üstelik her zaman teammüden olması da gerekli değil, belki çoğu kez bilinçsizce yapar bunu

    Aşkın V Diktatör,İslam İnancına göre Allah olarak adlandırılanın,yoktur dediği Tanrı’nın, Put halinden İnsan bedenine dönüşmüş (tersi de geçerli) halidir…

    Sibel Atasoy Diktatörlük, insanlık ayıbıdır, yaşamın yani binbir çabayla inşa edilebilen sürdürebilir rüyanın çıbanıdır. Diktatörlükler, kraldan çok kralcılar tarafından ayakta tutulurlar; çünkü tek başına diktatörün asla böylesi bi erki yoktur. Onun diğerlerinden farkı, işler sarpa sardığında sorumluluğu tek başına üstlenmek konusundaki narsisistik özelliğidir.
  • Aşkın V Öyledir…:) Ben hep daha çok “firavun” hali diye bakıyorum..Sadece sıfat farklı..TANRI….Eski Yunan Mitlerinden bu yana böyle..Onlar belki tarih öncesi insan formunun farklılığı da olabilir..Bunu bilmiyorum.Bildiğim ateş olmayan yerden du…Devamını Gör

    Sibel Atasoy çok güzel açıkladın
  • Selim B:firavunlaşanlar konusunda haklısınız,her türlü gücü ölümlü bedenlerinden halka sanki kendisindeymiş gibi nara atar.

    Lakin Sultan Şahlar yani hem Allah Dostu hemde halkına hizmet etmek isteyen bir halde olamazlar mı?Aslında her yönetim dikdatör olarak adlandırılabilir Evet bizi temsil ediyorlar ama seçildikten sonra teslim alıyorlar yasama ile yön veriyorlar kaldı ki çoğunluk demokrasisi ise gümnümüz dünyasının en büyük yalanı olarak görüyorum. 11 kişilik bir köyde 7 tane temsilci seçilecekse bu adil değildir ve hepsi aynı görüşte olup 4 ünü kınayıp kendine doğru çekmeye kalkışacaksa bu da sistemsiz dikdatörlüktür…yani birinde canavarın ismi var herkes onu haksız bulurken diğerinde toplumsal bir fanatiklik var yani tüm toplumun suçu olur bu da herkes doğru diyorsa doğrudur yaklaşımı ile unutulur…bunu rahat haline getirir…

    baya konuştum affedin amma şahsi fikrim,Devleti Aliye padişahlar tarafından yönetilmiş ama raportörler ile halk sürekli anket gibi elde tutulmuş,yani yönetim halkına zulmetmeden yönetmiş diyebiliriz…
    bence parlementer sistemlerde dahil olmak üzere dikdatörlük dünyanın boyun eğdiği bir sistem.
    ola ki padişah iyilerden olsun yoksa adolfu kim sever ya da stalini..

    Aşkın V: Allah dostu kavramı çok geniş bir kavram..Burada konuyu çok farklılaştırır ve uzatır gibi..:)

    Sadece “sevmek” konusunda yazmak istedim…Bir insanı,bir ideolojiyi sevmek sadece konjoktür’dür…O zamanda yaşasaydık belki biz de sevebilirdik..Alman olsaydım,toprakları 1.dünya savaşında işgal edilmiş,sanayisine ve ordusuna el konulmuş bir ülke vatandaşı olarak Hitler’i onaylardım..
    Ama konu bu değil…Diktatör sevgi ve sevilme derdinde değildir..O zaten kendisini herşeyin olduğu gibi sevginin de merkezinde gören bir megalomandır…Sadece tebasının ona kayıtsız şartsız iman etmesini diler…Bu haliyle de sadece olmak istediği TANRI’dır…
    Selim B:  nefislerin putlaşmasından,putlaşan nefislere tabi olmaktan Alemlerin Rabbi Olan Allah’a sığınırız,şirk koşmayı ısrarla redetmesi bundan sebeb olabilir Kuranda çok teşekkürler…

    Sibel Atasoy Tarihe bakarak hangi diktatör daha zalimdi oyunu oynayabiliriz tabi. Ve bu durumda Selim bey’in görüşü doğrultusunda daha az zalim diktatörler için dua etmekten başka yapacak şey yok 🙂 Zamanı gelmeyen kişiye başka çareler ortaya çıkmıyor.
  • Selim B: evet duanın boşa gideni yoktur,sevgiyle 🙂
  • Sibel Atasoy Eylemleriniz ile keskinleştirmediğiniz duanın işe yaradığını görmedim ben. Dünyanın nerdeyse tamamına yakını tek tanrılı dinlere inanıyor ve dua ediyor zaten. Ve diktatörler hala var.
  • Aşkın V
    Hayır ve Şer Allah’tandır..Diktatör de,kötülüğü de var olacaktır…Dua eğer akıl ile birleşmiyorsa,yani insan akil olamıyorsa sonucun (duaya dair) gerçekleşmesi beklenemez.Mevlananın dediği gibi “ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol” sadece biçimsel algılanmamalı..Bu inanç düzeyinde de böyledir..Dua bir inançtır ve daha da ileri gidersek yaşam biçimidir..Bir bütün içerisinden alınacak bir parça,bütünün özelliklerini kapsasa da (fizik boyutta) onun hayata geçirecekleri bakımından yeterli değildir.Diktatörler ona inananlar var oldukça,yeryüzünde hep var olacaklar..Sistem adları cumhuriyet de olsa,demokrasi de olsa…İnsanlar bir gün TANRI olmayı seçmekten vazgeçip,Kur’an-da bahsedilen ALLAH inancını içselleştirebilirse (genelde algılanan değil) bu mümkün olacaktır.;-)
  • Hülya E sohbetinize bu noktadan katılmak isterim diktatörler gökten zembille düşmüyorlar sanırım. onları ortaya çıkaran da biziz değil mi!sonrada duaya mı çıkıyoruz bizi kurtar Allahım diyerek…pek anlayamadım da

    Aşkın V Çok güzel bir yorum,teşekkür ediyorum…:-) Tapınacak Tanrı ararsanız,o size gelir..Gitmesi için dua’mızı değiştirmemiz gerekiyor…Bu diktatörün gitmesini istemeye dair bir dua olamaz…Dua negatif olamaz..Diktatör istememek,ona ihtiyaç hissetmemek ve kendimizin yeterli olduğuna inanmak olmalı duamız…Sevgiyle..

    Hülya şöyle mi anlamalıyım; önce tapınacak Tanrı arıyoruz(diktatör)çünkü böyle bir varlığa ihtiyacımız var ama sonradan hoşumuza gitmiyor bu durum , bu defa “artık sana ihtiyacım yok, kendim başarabilirim”mi diyeceğiz! O zaman merakımı mazur görün, neden en başında çağırıyoruz diktatörleri? geri göndermek, çağırmaktan daha zor aslında

    Aşkın V Çağırma nedenimiz var olana soruna olan yaklaşım tarzımız..Birey veya toplum olarak bilinçli biçimde var edilmiş sorunların üstesinden gelinemeyeceğine dair inanç..Bunu başaracak şüphesiz ki bizden üstün olmalı.Bir söz vardır bilirsiniz…”Şeyh uçmaz,mürit uçurur” derler…..:) Aynen öyledir…O herhangi biri olabilirdi.Ama toplum ona bu inancı verir..O ise bu enerji dalgasıyla başarır..Buraya kadar sorun yoktur…İş başarılmış ve herkes mutludur..Sorun diğer konularda da bu seçkin varlığa (!) iman etmesiyle başlar…Kurtarıcı kendinde “keramet” algılar ve toplumu,onun hilafına da olsa,kendi doğru bildiğine yönlendirmek ister.Çatışma burada başlar..Ve kurtulmak çağına erişilir..
  • Hülya E sanıyorum önce bir sorun gerekli diktatörü yaratmak için sonra ama bence içimizden herhangi birine “hadi gel seni başımıza geçirelim de bizi kurtar” demiyoruz, o noktada bizden farklı düşünen, bizim aşamadığımız soruna daha belki de cesur bakan birini fark ediyoruz,ona teslim oluyoruz-yani onun zaten kendi güçlü bir enerji dalgası olmalı-ki bizi kurtarsın, bir de bütün diktatörler başta egomuzu cilalar, bizim herşeyi başaracağımıza bizi inandırır, onun inancı bizi silkeler ve toparlatır,biz onu değil. bizde o inanç olsa zaten diktatör olmayacaktı ki…

    Aşkın V Aynı şeyi söylediğimizi düşünüyorum….”bizde o inanç olsa zaten diktatör olmayacaktı ki…” Öyledir…Ben de tam böyle yazmıştım…:)

    Sibel Atasoy peki bi soru da ben sorayım; madem bizde inanç yok o halde neden her lafımızın içine dahil oluyor? Eksikliğini anlayanlar anlasın diye mi? yoksa başka bi sebebi var mı?

    Hülya E teşekkür ederim..tatışmak güzeldi ve gerekliydi , çünkü bireyler ve toplum hala kendi diktatörlerini yaratmaya devam ediyor , formları değişse bile..

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir