Dikkat Dereceleri

26 Aralık 2008

Görücülere göre üç tip dikkat vardır.Tüm hisseden varlıklar için değil, sadece insanlar içindir bu sınıflama. Aslında bunlar dikkat dereceleridir. Her biri kendi içinde bütün, bağımsız alanlardır.

İlk dikkat, sıradan bir insan olarak her şeyimizdir. Görücülerin gördüklerine göre, ilk dikkat farkındalık parıltısının çok yüksek bir parlaklığa ulaşmış halidir. Ama bu kozanın üstüne sabitlenmiş bir parıltıdır denebilir. Bu bilineni örten parıltıdır.

İkinci dikkat, farkındalık parıltısının daha karışık ve uzmanlık gerektiren bir durumudur. Bilinmeyenle ilgilidir. İnsanın kozası içindeki kullanılmayan yayılımlar değerlendirilirse oluşur. Uzmanlık ister çünkü, kullanılmayan yayılımları değerlendirmek için bir insanın alışılmadık, ayrıntılı taktikleri üstün bir düzence ve yoğunlaşmayla uygulamasını gerektirir. İnsanın rüya görürken, rüya gördüğünün ayırtına varacak yoğunluğa ulaşması ikinci dikkatin önkoşuludur. Bu, günlük hayattaki bilinçlilikten farklı bir bilinç halidir. Sol yan farkındalığı da denilen ikinci dikkat, insanın imgeleyebileceği en geniş alandır. Bu anlamda sınırsız sayılabilir. Büyük zorluk, ikinci dikkate girişin çok kolay, cazibesinin de neredeyse karşı konulmaz olmasıdır.

DJ, eski görücülerin, uzmanlıklarını kendi farkındalık parıltılarına uygulayıp onu akılalmaz boyutlarda genişlettiğini söyler. Esasında, kozaları içindeki yayılımların her seferde tek bandını aydınlatmayı amaçlamışlar. Başarmışlar da, fakat gariptir her seferinde bir bant aydınlatma başarıları ikinci dikkatin batağına hapsolmalarına neden olmuş.

“Yeni görücüler bu hatayı düzelttiler. Farkındalık ustalığının doğal sonuna ulaşmasını, yani tek bir vuruşta farkındalık parıltısının genişleyerek saydam kozanın sınırları dışına erişmesini sağladılar.”DJ

Üçüncü dikkate, farkındalık parıltısı içten gelen ateşe dönüştüğünde ulaşılır: Bu tek bir bandı değil, insanın kozası içindeki bütün kartal yayılımlarını alevlendiren bir parıltıdır.

DJ, ayrıksı insanlar ve diğer hisseden varlıkların bilinmeyen ve bilinemeyene farkında olmadan girişlerini bahse değer bulmaz ve bunlardan Kartal’ın armağanı olarak sözeder. Yeni görücüler için üçüncü dikkate girmek anlamı farklı bir armağandır. Bu ulaşılan nokta için bir ödüldür.

“Ölüm anında tüm insanlar bilinmeyene girer, fakat bazıları çok kısa bir an ve sadece Kartal’ın besinini arıtmak için üçüncü dikkate ulaşır. İnsanın en üstün başarısı, bu dikkat derecesine, yaşam gücüne sahipken, titrek bir ışık gibi Kartal’ın gagasına doğru yuvarlanan bedensiz bir farkındalığa dönüşmeden, ulaşmaktır.”

Bilinen ve bilinemiyenle ilgili sesli düşündüğüm şu yazıya göz atabiliriz: http://sibelatasoy.com/?p=493

Gerçekten çok hassas bir konu olduğunu hissediyorum.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir