Derin bir nefes alın

28 Ağustos 2009

Derin bir nefes alın. Bu enerjinin, bu günün, yaşamın böyle kutlanmasının tadını çıkartın. Kryon’un özü hâlâ bizi kuşatıyor – onu burada, sahnede hissedebiliyorum. Kuan Yin’in özünü, Pleaidiaslıların özünü, White Eagle (Beyaz Kartal) ve Mark’ın, Şef Joseph’in özünü (önceden yapılan kanallıklara atıfta bulunur), ama en çok da tek tek her birinizin özünü. Yoğun. Burası çok yoğun. Biz konuşurken de genişliyor, ama siz bunu zaten biliyorsunuz. Hissedebiliyorsunuz.

Bir an için yeniden-dengelenelim

Ah, sevgili Şambra, ben sizi şimdi derin bir nefes almaya ve kalbinizi ve bedeninizi açmaya davet ediyorum. Konuya girmeden önce bir dakikanızı buna ayırın. Bedeninizin kendini şifalandırmasına izin verin. O, bu güvenli alanda bunun nasıl gerçekleştirileceğini bilir. Enerjileri nasıl dengeleyeceğini bilir. Kendini daha yüksek bir titreşime nasıl getireceğini bilir. Ha, bazen anlamadığınız şeyler yapar. Neden bir hazımsızlık ya da sırt sorunu yaşadığınızı anlamayabilirsiniz, ama bedeninize güvenin. O size karşı çalışmıyor. O sizdir. Nasıl dengeleyeceğini ve onaracağını ve şifalanacağını bilir.

Ona hemen şu anda bunu gerçekleştirmesi için izin verin ve bunu da üstünkörü yapmayın. Kafasını karıştırmayın. Onu zorlamayın. Ona aşırı ilaç vermeyin.

Derin bir nefes alın ve bu şahane alanda zihninizin kendini dengelemesine izin verin. Zihniniz, şimdiye kadar hiç yaşamadığı bir işlemden geçiyor. O hem sizi hem de kendini, aklınızı özgür bırakıyor. En sonunda ışığı gördü ve o ışık, tanrısal bilinçtir. Işık, insan aklının genişlemesine, kendi zindanından çıkmasına, şimdiye kadar ona yüklenmiş her türlü kısıtlamanın ötesine geçmesine izin verir.

Derin bir nefes alın, ve paylaştığımız bu tanrısal alanda ruhunuza kabul verin. Ben uzak kaldım, ama o benden de çok, uzak kalmıştı. Bu yaşam kutlamasında size katılmak istiyordu, ve şimdi bunu gerçekleştirebilir. Herhangi bir şeyi onarmanız gerekmiyor. Herhangi bir şeyi bırakmanız ya da kaybetmeniz ya da öğrenmeniz ya da olduğunuzdan farklı bir şey olmanız gerekmiyor. O sizi seviyor, çünkü o sizdir ve şu anda burada olmak istiyor.

Herhangi bir şeyi zorlamanız gerekmiyor. Bu yeni çağın nimeti ve güzelliği işte budur. Onun üzerinde çalışmanız gerekmiyor. Onu sadece seçmeniz ve sonra da o olmanız gerekiyor. Bu, doğal olarak meydana gelir.

Hadi bu varolma, farkındalık, Benlik ânında derin bir nefes alalım. İnanılmaz.

Tobias

http://kirmizicember.org/2009/08/19/yaz-ortasi-yeni-enerji-konferansi/

2 Yorum

  • Sibel 31 Ağustos 2009, 11:03

    Sadece zihin mi? Duygu bedeni de var bildiğim, hem de bedende oluşan hastalıkların asıl başlangıç yeri olduğu söyleniyor.

  • Turan 30 Ağustos 2009, 10:08

    Bende bedenin kendi kendini onarabildigi kanisindayim. Beden ve zihin bir bütün olusturur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir