Değişen Dünya

30 Mayıs 2009

Şifacı, danışman, uygulayıcı olanlarınız, kendinize her ne diyorsanız, sizler rehbersiniz. Başkalarına yardım ediyorsunuz. Ha, ve onlardan geldiğini hissettiğiniz acıyı ne kadar temizlemeye çalışsanız da, onların sorunlarını çözmeyi ve herşeyi onlar adına yerli yerine oturtmayı ne kadar derinden isteseniz de, ve bunu onların gerçekleştirmesi gerektiğini bilseniz de, bunun bir kısmını içinize alıyorsunuz. Ve bu, özellikle de bedeninize gidiyor. Sonra bedeniniz ağrıyor, ama siz zorlukla yürüyüp geçmeyi sürdürüyorsunuz. Bunlar zihninize de giriyor ve sizinle küçük aptal oyunlar oynuyor. Ah, bu oyunlar… en büyük oyun da, bunun kendi düşünceniz olduğunu düşünmenizdir, oysa değildir.

Ben burada bir bildiride bulunacağım, belki biraz aceleci davranıyorum ama, siz gerçekten düşüncenin ötesine geçiyorsunuz. Zihnin tüm takılmaları, tüm o sesler ve diyaloglar ve sizin teyp (ses bandı) dedikleriniz ve devreye giren o küçük sesler – bunların çoğu artık size ait değil. Siz gerçekten düşünceyi – beyin aktivitesini – aşıyorsunuz, ama bunu hâlâ başkaları adına işlemden geçiriyorsunuz. Hâlâ başkaları adına çalıştırıyorsunuz. Ha, onu kendinize dönüştürmede harikasınız. Hatta sizin sesinizmiş gibi geliyor kulağa, ama gerçekten değildir.

Bu değişen Dünya’nın ve insanlığın birçok enerjisi…  sizden geçiş vergisi alıyorlar demek istemiyorum ama, zihinsel aktivitenizin ve kendi ruhunuzun büyük bir kısmını işgal ediyorlar. Sizin kendi ruhunuz – ben şu anda ona bakıyorum – o öyle… öyle sevecen ki. Evet, sevecen bir insan olduğunuzu düşünmeseniz bile. Zaman zaman umursamaz olduğunuzu düşünseniz bile, ve ben bazılarınızın böyle düşündüğünü biliyorum. Katı yürekli olduğunuzu düşünüyorsanız, ben onun gerisinde yatanı görebiliyorum. Bunun bir engel ya da savunma olduğunu biliyorum. Ben sizin ne kadar sevecen olduğunuzu biliyorum ve bunun kanıtına da sahibim. Kanıt, sizin burada, Dünya’da olmanız, gerçekten sizinle ilgili olmayan bir yolculuk yapıyor olmanızdır. Kendiniz için farketmez, ama siz birçok yaşamı paylaştığınız insanlara duyduğunuz sevgi yüzünden; insanlığa duyduğunuz şefkat ve sevgi yüzünden; hayvanları sevdiğiniz için buradasınız. Her türlü hayvanı seviyorsunuz. Onlarla daha önce çalıştınız. Dünya üzerindeki birçok türün yaratılmasına yardımcı oldunuz. Onların önemini biliyorsunuz ve onların nimetini de biliyorsunuz. Siz, Dünya’yı – toprağı, kayaları, okyanusları, gökyüzünü – sevdiğiniz için buradasınız. Onun için, ben sizin ne’den meydana geldiğinizi biliyorum: Sevgiden.

Tobias

2 Yorum

  • Sibel 31 Mayıs 2009, 10:50

    Tobias bizden biri gibi konuşurdu, zaten yakında da bizden biri oluyormuş 🙂
    Onu ilk tanıdığımda kim bu Tobias demiştim sanki “To be us” gibi bişey!

  • Turan 30 Mayıs 2009, 11:30

    Cok güzel bir yazi. Cok dogru sözler:

    ” Siz gerçekten düşünceyi – beyin aktivitesini – aşıyorsunuz, ama bunu hâlâ başkaları adına işlemden geçiriyorsunuz.”

    Taa ki biz biz oluncaya kadar….

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir