Yine ALOHA
Urban Shaman , YENİ DÜNYA / 21 Nisan 2017

5.PRENSİP ALOHA: Sevgi birlikte büyümektir.   Alohanın Hawai dilindeki anlamı: Alo= şimdi ve burada bir deneyimi paylaşmak Oha=sevinç bulmak Aloha= Şimdi ve burada bir deneyim paylaşarak sevinç bulmak, işte bu sevgidir. * Yağmur ve güneş aniden karşılaşmalı ki gözümüzü kamaştıran, icimizi sevinçle dolduran gökkuşagı doğsun. Beklenmeyeni bekle gönül.

Enerji Kokusu
esinti , YENİ DÜNYA / 20 Nisan 2017

Dilimizde “Burnu iyi koku alıyor” diye bir deyim vardır, bilirsiniz. Birisi iyi bir yatırım yaptıysa, tam zamanında ihtiyacı olan bir şeyle karşılaşacağı bir yerde olduysa, burnu iyi koku alıyor deriz. Bunun burunla ilgisi yoktur tıpkı GÖRMEnin gözle ilgisi olmadığı gibi. İşte bu kokusunu alma durumuna Adamus “Enerji Kokusu” demiş ve bunun üstatlığın habercisi olduğunu da söylemiş. ugh! Galaksiler aşkına. Aloha be yaw 🙂 …muhtemelen bugünlerde giderek daha çok oluyor. Basitçe herhangi bir şey için çok güzel bir his ortaya çıkıyor. Ben bunu enerji kokusu diye adlandırıyorum. Mis gibi bir koku. Koku. Latince bir sözcük olan ve his- hissetmek anlamına gelen “sentient”ten gelir. (İng: Scent; koku-sezi) O bir duyu gibidir ve ben son zamanlarda, duyularınıza geri gelin ile ilgili çok konuştum. İşte koku da bununla bağlantılı. Oda güzel kokabilir. O sadece fiziksel bir koku değildir. Odada bir enerji vardır, belirgin bir enerji. Sizin evinizdeki odalardan birisi böyledir, orası belki yatak odanız, belki de tuvaletinizdir. O belki de bir kahve dükkanıdır; gittiğinizde çok rahat ettiğiniz bir yerdir. Bu belki siz oranın bir süredir müdavimi olduğunuz için böyledir ama ben size, sizin oraya güzel bir enerji kokusu olduğu için gittiğinizi söyleyebilirim. Orada gerçekten ahenkli enerjiler vardır. Bu bir internet sayfası olabilir, bir web…

Tekillik-Ray Kurzweil
esinti , YENİ DÜNYA / 12 Nisan 2017

Önce şu yazıya göz atmanızı rica ediyorum: Tekillik -Tıklayınız Tekilliğin eninde sonunda gerçekleşeceğini biliyoruz ama hemen hemen herkesin kafasına takılan soru şu: İnsanlık tekillikten korkmalı mı? Bilimkurgu hayranı herkes bilir, makineler insanlardan daha zeki hale geldiğinde dünyayı ele geçirmek ister. Elon Musk, Stephen Hawking ve Bill Gates gibi dünyanın önde gelen bilim insanları ve teknoloji uzmanları böyle bir gelecek olasılığı konusunda bizi ara sıra uyarmayı bile ihmal etmiyor. Ancak Kurzweil bu şekilde düşünmüyor. Aslında o tekillik konusunda endişelenmiyor, hatta bunun gerçekleşmesini sabırsızlıkla beklediğini söyleyebiliriz. Ancak bizim endişemiz aslında makinaların bizi ele geçirmesi değil (zaten ele geçirmiş durumda- bu merhaleyi atladık çoktan), şahsen taaaa Sümer zamanından tanrı Enlil’in endişesini paylaşıyorum ben: Manen gelişmemiş, şefkat düzeyini artırmamış insanın böyle süper güç elde etmesinin gezegenin bizzat kendisi için bir tehlike arz etmesi sorunsalını düşünüyorum. Bu öylesi bir tehlikeydi ki Tanrı Enlil tüm insan ırkının yok olmasına izin vermişti de kardeşi Tanrı Enki (teknoloji tanrısı) böylesi bir yok oluşa dayanamayıp yarı tanrı Nuh’a kurtuluşun planlarını vermişti! Durum göründüğünden ciddi. Fakat aradan en az on bin yıl geçti belki insan varlığı bu arada yeterli şefkat katsayısını geçmiştir diye umalım. Umalım mı?

Kadınlar Uyanırsa…
esinti , Urban Shaman , YENİ DÜNYA / 08 Mart 2017

Düzeni kuran ve büyük bir disiplinle muhafaza eden kadınlardır. Erkeklere ise düzenin büyük parçasına kimin hakim olacağı ile ilgili tartışmalar kalır. Eğer kadınlar ne yaptıklarının farkında/bilincinde olsalardı, Dünyayı bu geceden yarın sabaha değiştirebilirlerdi. Kadınlar düzeni sabitlemekte o denli kararlı ve titizler ki, onları harekete geçirmek için üzerlerinde büyük baskı uygulanmak gerekiyor. Ancak soluksuz kaldıklarında düzeni değiştirmeye karar veriyorlar. İster kişisel isterse devletler açısından bakın, devrimler ve hatta evrim bu kuralı takip ediyor. Kadındır, illa düzeltir. Heptapot filan fark etmez yani! * “Bir kadın uyanırsa dağlar yerinden oynar” benzeri cümleler her ne kadar içimize şevk getirse, yüreğimizi hoplatsa da bir kadının uyanması “bir bilgisayar programının kendini bilmesi” anlamına gelen ve ancak bilimkurgularda yer alan fiziki bir işlem.

Tesla Bir Başkadır

Aşağıda sunduğum, Tesla ile 116 yıl önce yapıldığı iddia edilen röportaj belki de sadece bir şakadır (aldatmaca demiyorum bile) çünkü önemli olan şu; sizin tanıdığınız Tesla bunları söyler miydi? Benim cevabım: Evet İnsanlar yanılabilir. Einstein da Tesla da yanılmış olabilir. Yanılgı sanılan şey, zaman ve algıya bağlı bir çıkarsamadır. Bence, alemi dinlemek için kendinden sessizleşmek, duyduğunu ifade etmenin zengin yollarını keşfetmek ve denemek her şeydir. asa Gazeteci: Bay Tesla, sizin için kozmik süreçlere karışan biri diyorlar. Sahiden siz kimsiniz? Tesla: Bu doğru bir soru, tüm sorularına cevap vermeye çalışacağım. Gazeteci: Bazıları sizin Hırvat olduğunuzu söylüyorlar. Küçük bir köyde doğmuşsunuz, öyle mi? Tesla: Evet, tümü doğru. Aslen Sırbım. Ancak Hırvatistan benim anavatanım, bundan gurur duyuyorum. Gazeteci: Fütüristler, 20. yy’ın sizin başınızın üstünde doğduğunu söylüyorlar. Manyetik alanı kutsuyor, indüksiyon motoruna ilahiler söylüyorlar. Sizin buluşunuz olan alternatif akım, bugün fizik ve kimyayı dünyanın yarısına hakim kılabilir. Endüstri sizi en büyük hayırsever ilan etmek üzere. Tesla laboratuvarında ilk defa atomu kırabildiniz. Deprem titreşimlerine sebep olabilen bir cihaz yaptınız. Siyah kozmik ışınları keşfettiniz. Beş elementin sırrını araştıran Empedokles gibi, varlığın sırlarına vakıf oldunuz. Birçok kişi için ilahi bir figür gibisiniz. Tesla: Evet, bu anlattıklarınızın bazıları en önemli buluşlarımdan birkaçı. Ancak ben yenilmiş bir adamım. Yapabileceğim…

İçinizden ne Geliyor?

Gerçekliğin ne olup olmadığı ile ilgili rüya görme çalışmalarımızla ilgili olarak bu videonun özellikle 1lk 20 dakikasını izleyerek başlamak sanırım faydalı olur. Lütfen izlerken siz de kendi sorularınızı duyun! Çünkü olacak. ve mümkünse hiç yadırgamadan yorum kısmına yazın. Örneğin; O halde algılayan kim? O halde tüm gerçeklik zannımız YORUMLAMA sistemlerinden ibarettir! YORUMLAMA SİSTEMİ nedir? Bu bir elektrik sinyali şifre kırıcısı mı? O halde bu şifre kırıcıyı kim ve nasıl hazırlamış? bu sistem beynimize ne zaman yüklenmiş? yORUMLAMA SİSTEMİ değiştirilebilir mi? Değişirse ne olur? Yoksa bizler birer robot muyuz? Westword dizisini mi yaşıyoruz? Komplo teorileri ne derse desin, sizin iç sesiniz ne diyor ve ne soruyor? Önemli olan da bu. aloha *

Yılın ilk BAK Performansı.

Dün gerçekleştirdiğimiz BAK performansında, 2017 yılının numerolojik olarak yeni başlangıçları işaret ettiğini ve bunların neler olduğu soruldu Birleşik Alana ve cevap çok sade ve manidardı: Dünyada şefkat ve merhametin düştüğü sancılı durumdan kurtulması icin “tasasızlık” “saydamlıkla” “işbirliği” yapmak durumunda, böylece dans ve neşe başlıyor, yeni bir melodiye geçiliyor. Bu melodi aslinda soyut alanda işbirligi ile altın ipliklerden cok ince hesapla dokunmuş, sonra bu dunyaya yani somuta indi! (rol sahibi tarafından aynen bu sözcüklere ifade edildi, göz yaşartıcıydı.) Eril güçün büyük bir yorgunluk ve bitkinlik, anlamsızlık içinde olduğu görüldü, son sahnede diğer bileşenlerce şifa çemberine dahil edildi. Gaia’nın bilinci, eski kapalı topluluklar,simetrisel şeklinde düzenlemeden vazgeçmek zorunda kaldı çünkü, Saydamlık ve Tasasızlık her şeyin açık olması için işbirliği yaptılar, İşbirliği kümelenmeleri renkli kıldı. Gaia bu gelişmelere boyun eğdi, daha küçük topluluklar halinde ve genele açık bir biçimlenmeye geçti. Son tabloda durumu bu haliyle onurlandırdığı ve yeni melodiye elindeki olanaklarla eşlik ettiği görüldü. Keza Dişi Güç de bu gelişmeyi büyük bir memnuniyetle izledi, sonunda tatmin olmuş gibi görünüyordu. Ilk defa bu performansa katilan arkadaşlar şahane bicimde rol aldılar, sanki defalarca oynamis gibiydiler. Sanırım hem performansa katılanlar hem de moderatör olarak ben çok önemli bir durumla karşı karşıya olduğumuzu hissettik. Tüm bu olanların kendimize,…

Gerçekten o rüzgar mı?

“O anda aniden çıkan bir rüzgar bana çarptı ve gözlerimi yaktı. Söz konusu bölgeye baktım. Kesinlikle olağanüstü bir şey yoktu. “Hiçbir şey göremiyorum” dedim “Az önce hissettin” diye cevap verdi Don Juan Matus “Ne? Rüzgar mı?” “Sadece rüzgar değil” dedi sert bir şekilde. “Sana rüzgar gibi gelebilir çünkü sadece rüzgarı biliyorsun.” CC   Bu bizim her gün başımıza geliyor fakat farkında değiliz. Tanımlanmış olanlar; stabil, güvenli bir ortam yaratıyorlar evet, teşekkürler ve fakat bunun karşılığında özgürlüğümüzü sınırlıyorlar. Her şeyin bedeli var. Hiç bir şey göründüğü gibi olmak zorunda değil. Mutlaklık iddiasıyla savaşıp durmak bize ne getirip ne götürüyor? Daha dün ben bakınca şimşek hızıyla kaçan bir gölge gördüğümü söylesem bana iyi bir nöroloji uzmanı mı önerirsiniz? Görüyor musunuz dipteki şüpheyi? Ben görüyorum.

Kararsızlık Durumları
YENİ DÜNYA / 14 Aralık 2016

Seçim yaparken iki tür kararsızlığa düşülme hali var benim aklıma gelen. Birincisi uykuda olan insanın yani dünyası kendisine yerleştirilen ilk programda (0-6 yaş) olan insanın çevresini saran potansiyeller ile programı arasındaki çelişk sebebiyle yaşadığı seçim kararsızlığı. İkincisi ise programına uyanmış, duyuları nispeten açılmış insanların kendilerini saran potansiyellerin bağlarını çok boyutlu görmekle yaşanan derinlik kararsızlığı. Az önce yukarda anlattığım iki kararsızlık halinin ilki “mutlak doğru” beklentisiyle ilgilidir. İkincisi ise her şeyin doğru olduğu yerde seçim yapmanın anlamsızlığı ile ilgili. İşte yeni dünyanın çok boyutlu çalışım sisteminde buna bir çözüm bulmak lazım, çözüm de kolay aslında fakat bulduğun çözümü unutmamak biraz çaba gerektiriyor. Huxley’in ADA romanındaki gibi bize sürekli bunu hatırlatacak papağanlar da uçuşmuyor çevrede!