Mini mini birler
esinti , Şiirimsiler , YENİ DÜNYA / 29 Mart 2018

Çürümüşse, bozuşsun, parçalansın dağılsın ve yeniden doğuşun o haşmetli ve bilinemez topağına karışsın sa * Doğuya bakan evinizde Güneş batmaya yakın Gölgeniz düşüp kırılabilir yere sa * Gökkuşağı yerine gül takının altından geçer insan olurum -sa * Biraz ateş biraz duman ortada insan. İmkan dahilinde olan. sa * Yıldız olmak kolay değil, örneğin dünyamız daha kaç merhale geçirecek bir yıldız olmak için kim bilir. Kendi adıma Sharon Stone’un gülüşünü, Jodie Foster’in kaçamak utangaç bakışını, Russell Crowe’un tüm yüzüne bedenine yayılmış şefkatini, Brad Pitt’in dünyayı tiye aldığını sandığın o gülümsemesini sonsuza kadar seyredebilirim.Yıldızların hem parlaklık dereceleri hem de kendilerine özgü bir tarzları var. Ortak olan ise göz kamaştırıcı olmaları. Güneş gözlüğüyle bakmak tavsiye edilir. 🙂 Kuzey-güney ay düğmü de epeyce etkin. Örneğin benim haritada iki tane tanrının parmağı denen şey var. Her insanın doğduğu an bir ruh, ben buna inanıyorum, özel ve biricik olması bu sebeple. Geçen annemdeyim bi şey söyledim annem inanmadı, hani bakayım göster bakalım dedi. Ben de ona dedim ki gülerek “sen benim -annem yahu!- hayatımda hiç yalan söylediğimi gördün mü?” velev ki beyaz olsun pamuk şekeri olsun fark etmez. Görmedim dedi tabi doğal olarak. Sebebi çok ahlaklı olmamdan gelmiyor ki, kuzeyi yay olanlara yalan yasaklanmıştır. Herkes söyleyebilir…

Öğrencinin Duası

Yarın hem annemin doğum günü hem de dünya Kadınlar  günü, onları şimdiden kutluyor ve Umberto’nun şiirini hediye ediyorum. Öğrencinin duası şiir- Umberto Maturana (Bir biyoloğun oğluymuş) Ruhsal bakımdan sağır bir kültürde, ruhsal bakımdan (SQ) zeki olmak kolay değil * Önce şu videoyu izlemek isteyebilirsiniz, tıklayınız

Pegasus Sembolü
esinti , Şiirimsiler / 19 Şubat 2018

Yunan mitolojisinde kanatlı bir attır. Tanrılar tanrısı Zeus’un oğlu Perseus’un başını kestiği canavar Medusa’nın akan kanlarından doğduğuna inanılır. Kanatlı at doğar doğmaz gökyüzüne uçmuş ve tanrıların arasına karışmıştır. Athene tarafından evcilleştirildiğine inanılır. Hakkında çok hikaye anlatılan Pegasus, bir süre de şiir sanatının sembolü olarak kabul edilmiştir. Pegasus’la ilgili birçok hikaye daha vardır. Bunlardan birine göre Pegasus bir gün arka ayakları ile bir dağa tekme vurunca oradan Hippokrene pınarı fışkırmıştır. Bu pınarın suları sonradan insanlara şiir yazma ilhamı vermeye başlamıştır. Bundan dolayı Pegasus eski edebiyatta uzun zaman şiir sanatının timsali sayılmıştır. erseus tarafından kafası kesilerek öldürülen Medusa’nın kafasından ya da toprağa sıçrayan kanlarından doğduğu gibi iki değişik söylence bulunur. Rengi tamamen beyazdır ve uçmasına olanak veren iki büyük kanadı vardır. Uçarken havada koşan at gibi görünür. Bellerofon ve Pegasus Pegasus doğar doğmaz yeryüzünden ayrılmış ve tanrıların diyarına uçmuştur. Zeus’un yıldırımları getirme görevini üstlenmiştir.

Beğendiğim Haiku Şiirleri
esinti , Felsefe ve Kuantum , Şiirimsiler / 16 Şubat 2018

Önce biraz tanıtım: Haiku (Japonca 俳句, Türkçesi eğlenceli mısra) bugün tüm dünyada meşhur olan geleneksel bir Japon şiir türüdür. Dünyanın en kısa şiir türü sayılır.En önemli Haiku şairleri arasında Matsuo Bashō (1644-1694), Yosa Buson (1716-1783), Kobayashi Issa (1763-1827) ve Masaoka Shiki (1867-1902) gösterilebilir. Bashō öğrencileriyle Haikai şiirini yenilemiş ve ona ciddi bir edebiyat saygınlığı kazandırmıştır. Shiki modern Haiku’nun kurucusu sayılır. Aynı zamanda Haiku kavramının (Haikai veya Hokku karşısında) yerleşmesini sağlayan da o olmuştur. Japon Haiku’ları çoğunlukla 5-7-5 ölçülü üçlü kelime öbeklerinden oluşup kelimeler sütun halinde yan yana sıralanır. Haiku’nun vazgeçilmez bir unsuru da somutluğu ve halihazıra olan bağlantısıdır. Bilhassa geleneksel Haikular Kigo ile mevsimlere imada bulunurlar. Temel özellikleri olarak okuyanın kendi tecrübesiyle tamamladığı bitmemiş, açık metin karakteri de gösterilebilir. Metinde her şey söylenmezken duygular nadiren isimlendirilir ve bunların şiirde yer alan somut şeyler ve bağlamdan çıkarılmaları lazım gelir. Damla dolunca, yatağına uzanır.. akarsu olur— Toiku * * Poyraz dokunup omuzlarına uyandırıyor düşlerini -Rebinson * Hava soğuk değil mi? evet çok cevabının sıcaklığı – Otsuji * kendi malım diye düşününce hafiftir şemsiyenin üzerindeki kar – Enomoto Kikau * Uyanmış iniyor rüyanın öte yakasından aşağı. Victor Hugo * Rüya Gece’nin akvaryumudur.” Victor Hugo * dağda batan güneş sonbahar yapraklarının kızılını çalıyor sanki. Taniguçi…

Ben…
Şiirimsiler / 30 Haziran 2017

Duyguların galerisi O loş derin mağara Belirsiz bir uğultu gibi Derinlerden Yalnızlık. Vahşi duvarlarında Şakırdıyor tülden etekleri İnce keskin bir Merhamet Damlıyor kanamış yanağından. Kekremsi tadı dilimin Ucunda Yalnızlık Sonra birden siyah Dumanlar sisler şeklinde Dağılıyorlar üstlerine Duvarların tepelerine. Korkutmayan, hüzünlü Uğultu, kulaklarımdan taşan Ve iyice diplerinde Mağaranın. Yalnızlık galerisi. Çelik gibi soğuk İnce ince inceltilmiş İç içe karışıyoruz Uğultu, ilkel duvarlar Esen yalnızlık Ve ben. Portakal rengi Bir güneş düştü ortaya Aniden Duvarlar parladı Sıcaklık dölledi boşluğu Kucaklaştık: çıngıraklı kahkahası uğultunun minik ışık paketleri patlıyor ışığa dönüşmüş eski duvarlarda Sonra yaldızlı beyaz küre Sabun köpüğünün  saydam Yumuşak baloncuğu Ağırlıksız uçuşuyor Aramızda. Minik kahkahalar atıyoruz Onu seyrederken sevinç Patlamaları, mucize! Bu mucize. Üzerimizde beyaz Masum keten elbiseler Kuşaklarımız arkamızda Uçuşuyor. Kaynayan yıldızlar Fışkırıyor etimizden Derimiz tarifsizce ışıldıyor O dalgalar gökkuşağı her biri Hem yakında hem uzakta Sayılara sığmayacak kadar Raksediyorlar başımızda Zerrelerimiz karışmış Bir girdap gibi Dönüyoruz. Sevinç maytapları Kaplamış her yeri Göğü boyamış, sulara saçılmış Burun deliklerimizden İçeri doluşuyorlar yutuyoruz Yutuyoruz onları. Sütten daha duru demetler İçimizde dışımızda İpek kordonlarla sarmışlar Arşa saçılmış mutluluğum Ben. sa 28.01.04

Ohhh dünya varmış!
esinti , Şiirimsiler / 13 Mayıs 2017

Hafif bir yağmur altında ormanda yürümek gibiyiz Yolun sonu görünmüyor, sanki sonsuzca yürüyecekmişiz gibi yol hep aynı ufuk görüntüsünde… Derken yağmur hızlanıyorrrr… Birden ayıyorsunuz, bi şeyler değişti değişecek galiba… Aman Allahım. evet evet evet koşmaya başlıyoruz, yağmur şiddetini arttırdı. Ufuk aynı ufuk sadece bulanık biraz Aniden durdu yağmur. Güneş de çıkardı başını ulu bir ağacın göz çukurundan… Ohhh dünya varmış! Demek ki bi şey değişmiyor… Ufuk aynı ufuk! my god! galaksiler aşkına biri bir şey yapsın yağmur bile durdu asa – 13.05.2017/Beylerbeyi Müziği dinlerken okunması önerilir

Görünmezlik
Şiirimsiler , YENİ DÜNYA / 05 Mart 2016

Sana bugün bazı sırlar versem hayır hayır bunlar sır değil sana bugün bazı sorular yöneltsem Hayır hayır cevap sorunun içinde Sadece mırıldanmaya karar verdim duyurabilme ümidiyle kendime Gözlerin olmadan ışığı kulakların olmadan sesleri ne diyorum ben? Yargıları kırmaktan söz ediyor olmalısın ayrılar gayrılar denizinde yüzüyorum ben parçaları bitiştir bakalım ne göreceksin Çok geçmeden bulmacayı çözeceksin Dilek kağıtlarına benzettin bunu Tavşanların çektiği hani Hem niye tavşan? O büyük görünmez dünyanın görünmez pirinç çivilerini bilen tavşanlar! Enerjinin binbir halini ki onlar ölçülemez, tartılamaz tarifsiz dönen kütleleri gören geleceğin habercileri Romatizma gibi çektiğim manyetizmadan ne haber? Peki ya deli esen rüzgarlar Ya onun sevdiceği çanlar bırak geçip gideyim desem nereye dersin yer-çekimsiz bi yere ne dersin Bana öyle şeyler hatırlattın ki şimdi hayallerimin içinde yeşerip büyümekte olan, geçidi gizemli bir su altı mağarasından Her varışımda özlemle bekleyen o güzel hayvanlar, yaratımın ruhları, nasıl da sevişiriz Neden beni sevdikleri bile belli değil! hahahahahaha hele … neyse neyse sa – Beylerbeyi 05.03.2016          

Kır sessizlik tılsımını
esinti , Şiirimsiler / 13 Ağustos 2014

brave your heart renounce your fears locked away inside all these years remain in light renounce your fears for you have been mesmerized break this spell of silence * cesur ol korkularından kurtul iceride kilitli kaldın bunca yıl ışıkta kal korkularından kurtul çünkü sen büyülenmistin kır sessizlik tılsımını Mesmerism – Dead Can Dance Çeviri A. Sakar

Tek bir yıldız altında
esinti , Şiirimsiler / 19 Ağustos 2013

tek bir yıldız altında(wislawa szymborska )rastlantıdan, onu gereklilik olarak adlandırdığım için özür dilerimeğer yanılıyorsam, gereklilikten de özür dilerimmutluluk onu sanki benimmiş gibi aldığım için kızmasın banaölüler anılarımda yanıp söndükleri için ne olur darılmasınlarzamandan, dünyanın bir saniye içinde gözden kaçırılan çokluğu adına özür dilerimeski aşkımdan yenisini ilk sandığım için özür dilerimuzak savaşlar, evime çiçek getirdiğim için bağışlayın beni.kanayan yaralar, parmağıma iğne battı, bağışlayınuçurumdan bağıranlar, menueti çaldığım plak için özür dilerimistasyondakiler, sabah beşteki uykum için özür dilerimkışkırtılan umut, bazen gülüyorum affet.çöller, bir kaşık suyla koşmuyorum diye affedin benive sen atmaca, hani yıllarca aynıhep aynı kafes içinde, devinimsiz aynı noktaya bakandoldurulmuş olsan bile hoşgör beni.kesilmiş ağaçtan masanın dört ayağı adına özür dilerimbüyük sorulardan, küçük yanıtlar için özür dilerimgerçek, bana pek önem vermeağırbaşlılık, göster bana yüce ruhunuvarlığın gizi, dayan eteğinin kuyruğundan ipleri yoluşumaruhum, beni suçlama, sana ara sıra sahip olabildiğim içinher şeyden, her yerde olamadığım için özür dilerimherkesten, herkes olamadığım için özür dilerimbiliyorum aklamaz hiç bir şey beni yaşadığım sürececünkü, kendim, yine kendim engelim.dilim, bana kızma acı sözleri ödünç alıyorumve sonra onları daha yumuşak göstermek için çabalıyorum diye * Resim, benin pazar oyunu: Ayten Demet