Son Kitaplardan
esinti , Kitap Özetleri / 16 Ağustos 2011

Bu hafta üç kitap okuyabildim: Neverwhere-Yokyer (Neil Gaiman) ve Yavaşlık(milan Kundera ve Suskunlar (İhsan Oktay Anar). Üçünden de razıyım doğrusu. Gaiman her zamanki gibi dualitenin ayaklarını bağlamaya uğraşıyor, Kundera, kat kat maskeleri soymakla meşgul hala (96 yılına göre normal). Anar ise “geçmişin nameleri ah o kutsal günler”i resmetmeye devam ediyor. ** Kendine yardım edebilecek birine bir DOOR açmıştı, Richard ona yardım etti ve bu onun kendi dünyasından yuvarlanmasına sebep oldu! Yokyer-136 ** “Biilcümle İslam’ın nêcat ve saadet ve selametine pirler, erenler, üçler, yediler, kırklar, göçenler demine devranına Hû diyelim, Hûûûû!..!”  Suskunlar- syf 17 ** Senin temiz kalbine ihtiyacımız var. Bazıları var ki buraya gelir ve huzur bulur, yine bazıları var ki buraya gelir ve bizler onda huzuru buluruz. Suskunlar-syf123 Senin buraya gelmenin sebebi sadece bizim “gel” dememiz değil, ayrıca onların sana “git” demeleri. Hiç kimseye “kötüdür” deme. Aslında onlar, bilmeden iyilik eden insanlardır. syf123 **

Aşka dikkat verdik
esinti / 09 Ağustos 2011

Uyumlu frekanslardan aşk değil arkadaşlık hatta ömürlük dostluklar, yoldaşlıklar çıkar.  AŞK ise büyüteçtir! Hem de güneşin altına konulmuşundan! ** Aşk, iki farklı hattın rayının makasa girdiği andır! Bu sebeple geçicidir ancak istikamet değişikliği için mecburidir. ** Doğal makas değişimi yedi yılda bir olur. Altın makas! ** Dikkatini verdiğin şeye akıyorsun, yani SEN akıyor! Hatta bir süre için kayboluyorsun. Ne zamana kadar? Dikkatini başka bi şey talep ettiğinde değil mi? O zaman dikkat nedir? Şüphesiz ki dikkatin SENsin! Dikkat avcılarına dikkat!!! Onlar profesyonel avcılardır. ** Oysa karnı acıktığı için ormanda bi kuş avlamaya, ya da balık tutmaya çalışan amatör masumdur, çünkü o AŞKa davetiyedir. ** Öncelikle sevginin bir duygu olmadığı konusunda anlaşmamız gerekiyor. Çünkü “duygular” bir düşüncenin ürünüdürler, oysa sevgi/AŞK bir düşünce edimi değildir. Varlığımızın yansımasıdır bir anlamda, eğer onu dışarı yansıtırsanız, dikkatiniz bişeye yönelmiş demektir, ya da aynı şekilde içinize de yöneltebilirsiniz onu.(Bakınız) ** AŞK, bi haldir, makastaki halimiz. Bu sanrılık bi haldir! İşte eski zaman şamanları kendi istekleri ile makasa girer, istekleri ile çıkabilirlerdi. Bu işlemi sorunlara şifa getirmek için yaparlardı. Onlar yedi yıllık doğal sürece tabi değiller. ** İnsan, faaliyetinin bütün çizgilerinde ‘entervallerin’ zamanını tanımayı ve ‘ilave şokları’ yaratmayı, diğer bir ifade ile kozmik kuvvetlerin gerekli anlarda, ‘ilave…

Günaydınnn Frekans Kardeşlerimmm
esinti / 08 Ağustos 2011

Günaydın frekans kardeşlerim, seslerin, kokuların, tatların ve renklerin içine gizlenseniz de sizleri görüyorum 🙂 ** Dalga’nın enerjiyi taşıyan titreşim, Dalga boyu’nun tekrarlama mesafesi ve frekansın da titreşim sayısı olduğunu anlayabiliyoruz. ** Doppler Etkisi kısaca dalga özelliği gösteren herhangi bir fiziksel varlığın frekans ve dalga boyu‘nun hareketli (yakınlaşan veya uzaklaşan) bir gözlemci tarafından farklı zaman ve/veya konumlarda farklı algılanması olayıdır. **Aslında Doppler Etkisi’nde “etkilenen” asıl fiziksel değişken dalga boyu’dur. Elbette dalga boyu ile frekans ters orantılı olduğundan gözlemciye göre dalga kaynağının frekansı da değişiyor gibi görünür. (bakınız) ** Frekansları seçmeye başlayınca, hiç bi şeye kızmaz olursunuz çünkü yerlerinde öylesine mükemmeldirler ki, onları onurlandırmak zevk olur. ** Yukardaki fiziksel terimlerden DALGA’nın yerine “insan”ı koyup yeniden okuyunuz. ** Frekanslar birbirlerini fizanda olsa anda tanırlar 🙂 Kimi Fizana kimi Sibiryaya sürülür, velakin sadece ordu malı yer değiştirmiş olur. Dünyanın frekansında değişim yaratmaz. ** Her zaman farklı frekansa kapılmak ve frekans değişimi yaşamak olasıdır, bakınız şu anda küme düşecek futbol takımları(Şike skandalı), ciddi bi dalgalanma. ** Dalgalandım da duruldum koştum ardından yoruldum /frekans olayına süper bi örnektir🙂 ** Güzelim minik bebeğimiz yeryüzünün frekansını duyumsayabiliyor musunuz kardeşlerim? ** Günaydın frekans kardeşlerim, yüreğiniz duru, genzinizin ardı açık olsun. Ses tonlarına dikkat edin, malumat mı aktarıyor, yüreğinden mi…

Dualitik esintiler
esinti / 06 Ağustos 2011

Tren raylarında bulunan enerji hastalıkları tedavi eder mi? Plasebo etkisi haricinde bir sebep bulunmuş mu? (Uygulamayı bilmiyorsanız bakın) Uzun mesafeler boyunca ilerleyen paralel iki metal, ne kadar da dualite kanunu anımsatıyor! İkiyi bir edecek şekilde enine raylara uzanan insanların bilinçaltları devrede olmasın sakın? Hayat çok ilginç ** İlaç şirketleri ya da tüm ASILların sahipleri müsterih olsunlar, onlarsız (ilk sebep!) plasebo da olmaz zaten 🙂 ** Masal bunlar diye gülüp geçmek, görmezden gelmek mi istiyorsunuz? Buyrun yapılan geniş bir araştırmaya kulak verin: Bakınız. Çocukların şimdiden %65i kavalcının peşine takıldı gidiyor! Kimdir bu kavalcı? ** Güneşim sıcak kalbim, nasıl da ayrı düştük seninle Sen orada tepede nazlı nazlı süzülürken, aydınlık için Az şükretmedik yaratana,  karanlığın hatırına Ah evet sırf karanlığın hatırına. ** Siz hiç dokuma tezgahı gördünüz mü? Mekik soldan sağa, sonra sağdan sola fırlar ve üzerine tarak tak diye inip sıkıştırır. Yukardan inen bir anlamda dünyanın meridyenleri gibi olan dikey sabit ipliklere çözgü, yine enleme benzetebileceğiz yatay hareketli ipliklere ise atkı denir. Atkının çözgüler arasından fırlatılabilmesi için oluşturulan aralığa ağızlık denir. (bakınız: geçmiş/şimdi/gelecek) **

Gaia’dan benden ortaya karışık holografik esintiler
esinti / 03 Ağustos 2011

Daha önce yaşanan bir anı tekrar yaşamak uygun değildir. Aksine yeniden yaratılması, yeniden keşfedilmesi ve ateşlenmesi gerekir. Eskiden yeninin doğması gerekir. * Üçüncü unsur, önceki ikisini kapsayan ama yepyeni bişey, bir sentez. Evrim budur. Bu süreç işlerliğe kavuşmadan, mücadeleler de bitmez, bir gün inişte akşamna çıkışta olursunuz. Bu böyle sürer gider. * Lider koltuğuna oturduklarında, güç onların efendisi olur. Güce verdikleri tepkileri kontrol etmeyi öğrenene kadar, gerçek liderler olamazlar. * Atık meselesi ve israf en önemli konuların başında geliyor. Her konuda israf üzerine biraz eğilmeniz lazım. Yaratıcı bir düşünce ürettiğinizde, yaratıcı bir nefes alırsınız, bu şekilde diyafram değişir ve kendini yapılandırır. Korku ise nefes almanıza izin vermez! *

Kelimelerden esintiler
esinti / 02 Ağustos 2011

“Sevgi, iyilik, yardım, din, öbür taraf” gibi kelimeler icat edildiği gün çöktü insanlığımız. ** Kelimelere takıla takıla taklaban olduk. Not. Orlando: bu “taklaban” dediğin şey, “şaklaban” ın takılmayı seven hali oluyor sanırsam:) bendeniz: Ara ara böyle yeni kelimeler türeterek insanlığımızın çöküşüne el atıyorum ben de! Çorbada tuzumuz olsun canım 🙂 ** Oportünizm, boşlukları doldurmak, fırsatçılık filan demekse, en büyük oportünist evrendir; çünkü boşluk hiç sevmez ve tüm fırsatları kulllanır. ** Bence tarihle yüzleşmek son derece basit, tekerrürleri görmek yeterli, ister kişisel tarih ister ulusal,ister evrensel, fark etmeeeezzz ** Herhangi birindeki “tekerrür”ü gördün mü olay biter: çünkü bu meret bulaşıcıdır, anında diğer alanlara sirayet eder. Tekrarları gör! ** Tekrar paternini bi yakaladın mı, senin ve dünyanıın geçerli oyun leveli çöküverir! Ohhh gelsin yeni oyun evreleri… ** Buna DÖNGÜ’den çıkış denir yavru kedi 🙂 ** Bin tane yıl geçmiş-dile kolay- ama bakınız DELİ Dumrul fenomeni hala çalıp duruyor! Takılmış bu plak! Bi el atıverin Allah rızasına ** Ko: Sonsuz döngü=K-ozmik O-yun ** “Çıktığın kapıyı hızla kapama, birgün geri dönmek zorunda kalabilirsin”. [P. Coelho] “zorunda kalmasan” da belki kendin bi uğrayıp hal hatır sormak istersin yaw Coelho amca. Kapıyı çarpmamak nazik bi davranıştır. ** Bütün iyi özelikleri kaptıysan, dışarıya bişey kalmamıştır, dünyadaki her…

Önemli bedensel saptamalar!
Anadolu-Sümerler-şaman , esinti / 28 Temmuz 2011

Ben bunu dinlerken en derin şekilde gülümsüyorum, nedense! Orhan babanın gizli şakası. ağzım hilal şeklinde kaldı yaw! GENÇABimizin “dertler benim olsun” bestesinin adını “kozmik şaka” olarak değiştiriyorum. Hemen şimdi burdan yayın organlarına iletiyorum Şimdiiii… Ben yine de yolun sonuna bakıyorum; bunda da başım mütemadiyen sağa sola, yukarı aşağı gidiyor, arada çember yapıyor ve içimde şu var: yaaa…yaaa..yaaa -ya- kelimelerinin her biri ayrı notadan bestelenmiş, adeta birbirini takip eden emirler gibi! bunu gönderdiler dinlemesem olmaz: A bu da Deli’dumrulun karısı işte! hilalle yolun sonu arasındaki sayılı günleri bize bağışlatan hatun kişi.Yürekli kadınmış be! Dekodun cismanisi büyüyor: başım 360 dereceden her bi noktayı geziyor, her nefeste anadolumuzun bi bölgesinin horonutepiliyor, ondan ona geçiyor ama hiç hissettirmeden, nazlı bi yel gibi hepsini okşuyor…ağlıycam mı ne Geçeriz biz bu köprüden, ha canlarım, ha goncalarım, ha erenlerim, ha yavrularım http://t.co/WrGyyOv Aman yaaa…. yara söyleme, bağrıma taş bastığımı, deli deli gezdiğimi söyleme, ona söyleme, umdumu kestiğimi söyleme ona söyleme, yara söyleme… bu ne ağıttır yarabbim.. bilmez misin ki bu da geçer, bu da geçer babam, yahu bu da geçer halil ibrahim Kıvırcık saçlarına ak düşmüş uçlarına, dağın yamaçlarına yaslan be halil ibrahim O dağ geldi ki gözümün önüne breh breh… bidecik yavru keçisini bile vermez uçuruma!…

Kendiniz/Başkaları ve Sırat köprüsü
esinti / 28 Temmuz 2011

Ya da… eviniz ve dışarısı Huyunuz ve başkalarının huyları Yaşamınız ve başkalarının yaşamları… Tüm iyi şeyleri edinmeye çalışırsanız, gözlerinizin gördüğü dünyaya tüm kötü dedikleriniz kalır. Bırakınız biraz iyi de başkalarına kalsın! ** Yukarda ne varsa aşağıda, içerde ne varsa dışardadır. Gerçeklikler, fizikti ahiretti, metafizikti vs diye kesin sınırlarla ayrılamaz. Mevcut kurallar yok sayılarak yeni bişey yapılamaz; burada sihirli sözcük: kapsama‘dır. Öncekilieri kapsayan yepyeni! ** Diğer ayağını yok sayan yürüyemez, diğer kanadını kötüleyen uçamaz. ** Mevcut yasalar, “al ben yiyemedim sen ye diye” teslim mi olacaklar ölmeye? ** Bilimin haşarı prensi Feynman şöyle der: Niçin fizikçiler yasaları sürekli değiştiriyorlar. Yanıt öncelikle şudur ki, yasalar gözlemler değildir, îkincisi, deneyler her zaman doğru değildir. Yasalar tahmin edilmişlerdir, ekstrapole edilmişlerdir. Onlar sadece şimdiye kadar süzgeçten geçmiş olan iyi tahminlerdir. Ancak şimdiki süzgeçlerin delikleri, daha önce kullanılan süzgeçlerin deliklerinden daha küçüktür. Bu nedenle yasa şimdi süzgeçte kalarak yakalanabilir. Yasalar tahminlerdir ve bilinmeyene ekstrapole edilmişlerdir. Ne olacağını bilmiyorsanız, bir tahminde bulunursunuz. ** Yaşayabilmek ve bilmemek, birbiriyle uyumludur.Ben daima bilmeksizin yaşıyorum. Bu kolay bir Şeydir. ve BAK böyle doğdu 🙂 ** Meseleleri önce kurgucular çözer; bilimkurgu ve fantastikçiler. Bilimciler onları taklit edebilirlerse başarıya ulaşırlar. Önce örülür sonra G-örülür. Böyledir alemin yazgısı! ** Tekamül isteğe bağlı değil, çatlasak…