Kelt Astrolojisi Burçlar ve ağaçlar
esinti / 04 Nisan 2019

Hem benim hem de oğlumun Kelt burcu aynıymış: 13 Mayıs-9 Haziran Akdiken-Alıç Ağacı Burcu (Hawthorn) Sembolü: Arı Gezegeni: Vulkan (planet x kapsamında bir gezegen) Enerji Taşı: Topaz Gizemli özelliği”Koruyuculuk” olan Akdiken Ağacı, keskin dikenleri nedeniyle ayrıca, fiziksel korunma sembolüdür. İyilikçi perilerin bu bitki üzerinde daha çok bulunduğuna inanılır ve evlerin çevresine dikilirdi. Bu ağaç insanları, yeni fikirler yaratır, dahice buluşlar ortaya koyabilirler, her alanda becerikli ve değişikliklere uyum gösteren kişilerdir. Hemen karşılarındaki kişiyi çözümleyebilir, zayıf yönlerini görebilirler, acımasız değildirler ancak kesin stratejilerle onları yönetebilirler. Karizmatik, sempatik ve üretken olurlar, dürüsttürler. Mizah anlayışları iyidir, edebiyat yönleri de öyle olduğundan yazarlığa, gazeteciliğe, şairliğe eğilimlidirler. İyi bir aile kurabilirler. Vizyon sahibidirler, bir de gereksiz kuruntu yapmasalar, canları da çabuk sıkılmasa, mükemmellikleriyle daha fazla hayran toplayabilirler.  Doğa Tanrıcı bir dinleri olan Keltler, İngiliz adalarında M.Ö.1000 yıllarında yaşamışlardı. Kutsal Ağaçları olan Meşe’nin üzerinde eğer Ökse otu da mevcutsa, bu durum, onu olağanüstü özel yapardı. Ökse otu, törenle altın bir orak tutan Druid rahibi tarafından kesilip kullanılırdı. Druid, kelime anlamıyla; “meşe ağacının ruhunu tanımış olan” demekti ve Druid rahipleri toplumun en üstünde yer alırlardı. Elma ağacı ise ölümsüzlüğü sembolize ederdi, onlara göre ağaçlar, yer ve gök arasında bağlantı kurar; üstündeki kuşlar ile göklerden, kökleri ile de…

İnternet Nedir? Kim yönetiyor, 7 anahtar kimde?
esinti , Güzel Haberler / 06 Mart 2019

Hepimiz ucundan kenarından hayatımızın belli bir miktarını internet kullanımına gerek eğlence gerek bilgi toplama gerekse başka nedenlerle ayırmış durumdayız, hatta onsuz olamaz durumdayız. Hayatımızın neredeyse çoğunu geçirdiğimiz internetin ne menem bir şey olduğunu ise acaba kaç kişi biliyordur? Aşağıda linkini verdiğim yazıdaki genel özetleme bile internetin sihire benzeyen mucizesine birazcık ışık tutuyor. Bence internet öyle bir şey ki çağı değiştirdi ve bizi iletişim çağına, bireysel kendini özgürce ifade etme Çağına taşıdı. Yazıda da göreceğiniz gibi bazı diktatörlük eğilimli ülkeler bu muhteşem ağdan ayrılıp kendi özel sistemlerini kurmak istiyorlar, Böylece ağ üzerinde kontrol sahibi olup vatandaşların özgür iletişim hakkına ket vurabilecekler, onu da Televizyonlar gibi reklam araçları haline getirebilecekler. Bu konuyu en azından yüzeysel seviyede bilip gerektiğinde duruşumuzu sergileyebilmeliyiz diye düşünüyorum.  İnternet 30 yaşında: Nasıl başladı, kuralları var mı, kim yönetiyor, 7 anahtar kimde? Tıklayınız  

Yapay zeka endişesi ve bir Şiirimsi
esinti , Şiirimsiler / 05 Şubat 2019

İnsanlar atom bombası yaparken ya da atmosfer de delikler açıp küresel ısınmaya yol açarak dünyanın sonunu getirebileceklerini hiç düşünmeden birbiri ardına teknolojik devrim yaparak, bunların hepsini büyük bir başarı elde etmiş olmanın iştahı ile yapmışken, şimdi YAPAY ZEKA konusunda neden bu kadar titizleniyor? Neden gün geçmiyor ki bu ve benzeri makalelere rastlıyoruz? İnsanlar mı eskiye oranla daha akıllandı? Yoksa Bu endişede bilimkurguların öngörülerinin mi etkisi var? Ya da belki şundandır; Dünya batarsa batsın ama İNSAN hakimiyeti sürerken batsın, yapay zeka hakimiyeti ile değil? Belki de cevap sadece iletişim çağına girmiş olmamızdır? Daha önce yapılanları da tehlikeli bulanlar oluyordu belki ama onların endişeleri bilim camiasını aşıp bizim gibi sıradan halka ulaşamıyordu. Human’ın sonu mu geliyor? Fakat bundan daha da fazla endişe edilen yapay zekanın insanın patronu olması bir şekilde insana hükmetmesi! Atom bombasını icat eden bilim insanları yıllar geçtikten sonra bu olayın başarıları arasında olduğunu unutmaya meyilli olurlar Sanki atom aniden kendiliğinden patçalanıvermıştir! Terminatör filmleri ve daha iyisi Sarah connor dizisi bunu öyle güzel anlatır ki hayranımdır. Bence seyretmeyen kalmasın 🙂 *

Bir naylon poşetin 400 yıl satırı var!
Duyuru , esinti / 04 Ocak 2019

Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı varmış o da bir şey mi Bir naylon torbanın, bir pet şişenin 400 yıl satırı var! Yani 16 nesil sonra bir pet şişeyi bulacak olan Dünyalı, en iyi ihtimalle bize sövüp sayacak! Tabi gezegenin buna vakti kaldıysa. 1 OCAK 2019’da başlayan Atık Yönetmeliği kapsamında naylon poşetlerin marketlerde ve mağazalarda 1 Ocak 2019’dan itibaren 25 kuruş gibi cüzi bir miktar ile satılıyor. Bu karar 15 mikron ila 50 mikron arası kalınlıkta olan plastik alışveriş poşetleri, market kasalarında tüketiciye ücretli olarak verilmesiyle ilgili. Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinde, Avrupa Birliği mevzuatıyla uyumlu bir şekilde alışveriş torbalarının aşırı tüketiminin 31 Aralık 2025 yılına kadar azaltılması yönünde çalışmalar yapılıyor. Fakat bu yetmez, pet şişelerin de aynı tür bir işleme tabi tutulması gerekir.

Zaman olgusu ve Haiku Denemeleri
esinti / 05 Aralık 2018

Zaman illüzyondur çıkarımı üzerine… Zaman olgusunun açılması bence insan nesline zihin ilavesiyle olmuştur, yani bu bir sihir değil bence. Fakat zihin hangi yolla insana eklendi o konu biraz karışık; bunu kimileri dünya dışı varlıkların yaptığını söylüyor, ya da dünyanın doğal evrimi yapmış da olabilir. Dünya gezegeninde bizim bildiğimiz tarihin çok çok öncelerinde yaşamış olan yüksek medeniyetlerin olduğu artık pek de reddedilemeyen bir sav oldu. Her geçen gün yeni bir delil bulunuyor. Belki onlar bu işlemi yaptılar kim bilir! Peki onlar kimdiler? Elon Musk’ı tanıyorsunuzdur, şimdi onun insanın yapay zeka ile birleşip sayborga dönüşmesi projesine baktığımızda, zamanın kendi üzerine kapanan yapısını görür gibi oluyorum! * Dün birkaç tane haiku alıştırmam oldu. Biraz uzunlar normal haiku şiiriyle kıyaslayınca ama olsun ben de acemiyim zaten 🙂 Sığırcıklar enerjik ahenkli İnsanlar, yorgun telaşlı gece sessiz rüya eşsiz * Gece ortasından kaldı kalkıp yazamadım *

Uzun bir aradan sonra….

İnsanın ne zaman ne fark edeceği belli olmuyor. Az önce eski bir ses kaydıma rastladım, katmanlar ve miktar arasındaki ilişkiye dairdi. O günü hatırladım. Karamürsel’de bir kafedeydim, Yiyecek sipariş etmiş önümde uzanan körfezi seyrediyordum. Yemek geldi fakat miktar olarak gözüme az geldi, sanki doymayacakmışım gibi bir his duydum. İşte o an “katmanlar” ile ilgili bir ayma yaşadım. Doyma duygum miktarla ilişkili değildi, o şeyin katmanlarına ne denli nüfuz edebileceğimle ilgiliydi! Her şey böyle işliyordu:) Lineer mi çok boyutlu mu meselesine kadar gider bu katmanlar konusu 🙂 Günaydınnn dostlar * Az sonra size anlatacaklarımı ister masal ister kehanet ister bir kişinin yüksek benliği ile teması isterseniz de yalan dolan olarak değerlendirin benim açımdan fark etmiyor ben kafamdaki sorunun cevabını merak ediyorum: Kryon bir anlatısında, dünyadaki ilk canlılardan pleadesliler tarafından genetikleriyle bilimsel olarak uzun süren bir çalışma sonucunda insan ırkının ortaya çıkarıldığını öne sürmekteydi. İkinci aşama ise o güne kadar bu gezegene çeşitli hayvan ağaç vs bedenlere girmek suretiyle gelen ve mutlu mucuk yaşayan Siriusları bu yeni yapıtları olan insan bedenine davet etmek olmuştu. Fakat Siriuslular bu daveti çok uzun süre geri çevirdiler hattta sonunda Gönülsüzce kabul ettiklerinde dahi kendilerini ikiye bölerek yarılarını bir hayvan bedenine yarılarını bir insan bedenine adapte ettiler. Şimdi…

Neden bilmek istiyorsun?
esinti , Felsefe ve Kuantum / 07 Eylül 2018

Bilincin iştahı bazen beni korkutuyor. Neden bilmek istiyorsun? Otur taze toplanmış çileğini ye! Yansımalarını görmek bazen çok sıkıcı olabiliyor, hatta usandırıcı Evrensel aldanış: maya Karanlıkta yılan sandığın, aydınlıkta bir ip. Korkun da, kaygın da bir vehim: Maya. Bildiğin illüzyon. Gerçeği örten bir nevi tül. Gerçeği anlama vehmi, bu vehmi sağlayan da tanrı kavramı. Maya öyle güzel bir şeydir ki, öyle de kandırıkçıdır ki Dört yıl önce şöyle demişim (muhtemeldir ki cik cik sevinçle öttüğüm bir gündü): Bu konuda (kişiliği oluşturan ve 0-7 yaş arasında atılan temel varsayımlar ve inançların tespit edilmesi), rüyaların analiz edilmesi (rüya görüşmeciliği) gerçek anlamda yapılabilirse insana büyük ivme kazandırır ancak bundan sonradır ki insan günlük olağan hayatının da bir rüya (mutabakat rüyası) olduğunu kavrar ve onu da aynen rüyaları çözme tekniği ile inceler. Tabi bu konuda kişinin güvendiği ve yöntem bilen birinden destek almak şarttır. Sebebi ise insanın kendini görmeye/duymaya sınırladığı bir şeyi kendine hatırlatmasının pratikte mümkün olmamasıdır. İşte bu sebeple Gurdjieff usta hapishaneden kaçmanın kurallarını yazmıştır. İşte bu sebeple insanlar kendi hayat deneyimlerini anlatırlar, yazarlar. İşte bu sebeple her zaman gizem okulları, farkındalık konusunu işleyen inanç toplulukları olmuştur. İşte bu sebeple mürid mürşid ilişkisinden vazgeçilemez. İşte bu sebeple ben, boşluğa basamak dizenlere saygı ve sevgimi dile…

Senaryoyu Değiştirmek
esinti , Felsefe ve Kuantum / 09 Haziran 2018

Bugün politikada ve dış ilişkilerde gördüğümüz sefil senaryonun sadece bir detayını kendi içimizde, günlük yaşamımızdaki yansımasını bulup bunu değiştirmeye kesin karar verip uygulasak, dünya o anda makul bir miktar değişir. Burada iki sorun var gibi görünüyor; Birincisi o senaryonun farkına varmak, ikincisi değiştirmeyi istemek. Fakat üçüncü ve ilk ikisini içeren sorun, farkına varıp, değiştirmek isteyip bunu dışarıdaki kişileri değiştirmek,yani senaryonun oyuncularını değiştirmek olduğunu sanmamız. Yani CASTı değiştirirsen olay bitecekmiş, önceki oyuncular hatalı ve kötüymüş zannı dünyayı bitiriyor. biz değişmesi gerekenleri neye değişsin cevabını bularak bunu hayatımızda uygulamaya başlayıp, gerisini evrenin kuantum çalışmasına bırakmalıyız. cevaplar ardı ardına hızla önümüze akar. Çok klasik ama şöyle örnekleyeyim, Adolf Hitler kötüydü, kötü işlere imza attı,onu değiştirelim, bu rolü başkasına verelim. Bu kez Hiter monty’yi bulduk, onu aldık işe, aynı senaryoyu oynamak üzere, perde açıldı, aynı senaryo oynandı, belki biraz performans farkı olur! Demem o ki senaryoyu değiştirmek oyuncularla ilgili değil bu senaryoyu beğenmeyen BEN ile ilgili, oturup senaryoyu değiştirip kendi hayatımda oynamam gerekiyor. Ben şöyle bir şey öneriyorum: Dünya ve ülke bazında oynanan senaryolardan en rahatsız olduğunuz 3 husus seçin, öncelik sırasına koyun ve düşünmeye başlayın, bunlar benim minicik küçük hayatımın, kişiliğimin hangi alanında yer alıyor diye. Onu bulduktan sonra, konu açıklık kazanacaktır çünkü…

Atasözlerini seviyorum
esinti , Felsefe ve Kuantum / 08 Haziran 2018

Pirincin içindeki siyah taşlardan korkma beyaz olanlardan kork Japon atasözü Komşun kötü olursa, bütün yasaları bilirsin. Fin Atasözü Tek bir elle boğa yılanı sarılmaz. Afrika atasözü Boş bir sepet yüksek sesle sallandı. Kore Atasözü İki Yahudi bir araya gelse şirket, iki Türk bir araya gelse Devlet kurar. Çin Atasözü 🤣😎🙄 Aç gözleri iyilikle doyurmak olmuyorsa geriye kum dökmek kalıyor. Fin Atasözü Fidan ekmek için en iyi zaman, yirmi yıl önceydi. Sonraki en iyi zaman ise şimdi. Çin Atasözü Aslanlar kendi hikayelerini yazmadıkça, avcıların hikayelerini dinlemek zorundayız. Afrika atasözü Bir dostunuz, yemiş bahçesini geziyorsa, dalgın görünmeniz en büyük nezakettir. Japon Atasözü