Beş Yaşına giren Birleşik Alan Kullanımı (BAK)

Birleşik Alan Kullanımı(BAK) uygulaması, sanki parlayan bir ışık gibi zihnime doğduğunda 2011 yılının başlarındaydık. Böylesi parlak fikirler ya da ani bir algı artışı hep o an birdenbire olmuş gibi gelse de aslında birçok anların ve birleşim noktamızın sayısız ileri geri kaymalarının sonucu olarak ulaşılabilen bir noktadır genelde. Muhtemelen bende de bu parıltı, gerek kadim öğretiler gerekse kuantum fiziği ile yoğun uğraşılarımın, düşünsel ve pratik yaşam yolculuğumun önceden hesaplanamaz bir meyvesiydi. Prensipte bu uygulamanın temeli, bir kişi olarak “BEN” öznesi ile her bir cümleye başladığımızda; iki ayrı ve temel ben’den bahsediyor oluşumuzla ilgilidir. İlki; biricik (unique) olan ve dünyadaki insan sayısı kadar çeşitte olan, kendimizi olduğumuz yaşa kadar belirleyip özelleştirdiğimiz ben’dir. Bu yönüyle bireysel benliğimizdir (parçacık yönümüz). Diğeri ise hepimizde aynı anda bilinir olan BEN yani bileşik benliğimizdir (dalga yönümüz). Bu gözlemler neticesinde Bileşik benliğimizin, metaforik olarak bir ağ bağlantısı olduğunu söylemek pek de yanlış olmayacaktır. İşte Birleşik Alan Kullanımı uygulamasında biz bu ağın kendisine sorular yöneltiyor ve her seferinde onun bizlere gösterdiği cevapları şaşkınlık ve hayranlıkla izliyoruz, hatta ben birkaç on yıl içinde eğitim ve şifa alanında BAK kullanımının olağan hale geleceğini öngörmekteyim. 2014 yılında geldiğimizde, en eski insan uygarlığı olarak görülen Lemurya kökenli Polinezya halklarının, özellikle Hawaii şamanlığının içeriğinde…

Urban Şaman 2. Seviye Program akışı
Eğitimler , Urban Shaman / 02 Mart 2015

Urban Şaman 2. Seviye Program akışı (iki tam gün) Cumartesi -1. gün 10.00     Nefes ve enerji meridyeni uygulaması Rahatlama-salıverme Tai chi basit uygulama 7 Ana prensip anımsama ve 7 masal 11.30     Dinlenme 11.45     Bedendeki armoniyi yaratmak Stres belirtileri – Stresin Kaynağı – Direnç çeşitleri Sihirli Dokunuş KAHİ – Bedenin sekiz merkez, dört köşesi 13.30     Yemek molası 14.30     Karşılıklı KAHİ – Gurup Kahi ve mental Kahi uygulamaları Bir başka şifa dokunuşu KAULIKE 15.30     Sezgi Yoluyla gelen Değişim HAILONA – Yaratıcı Sezgi Oi-pahu, FA’nın onaltı Gözü, Şaman taşları ile uygulamalar 16.45     Dinlenme 17.00     La’a kea – Sevginin ışığı uygulamaları – frekans ve rezonans hakkında bilgiler   Pazar 2. Gün 10.00     Nefes ve enerji meridyeni uygulaması Rahatlama-salıverme Tai chi basit uygulama 10.30     Şaman rüyasıyla dünyayı değiştirmek PO’nun üç Bölgesi Rüyaların çözümlenmesi- rüya değiştirmek-gündüz rüyası Haipule – Yeni Rüyaları oluşa taşımak 12.00     Dinlenme 12.15     Yapılandırılmış Rüya – Garden Tiki Özel yerlere şaman seyahati- Lanikeha ve güç hayvanları 13.45     Öğle Yemeği 15.00     Şekil Değiştirme – Gurup Hizmeti Groklama uygulamaları- Suyu,taşları,ateşi,rüzgarı bitkileri, hayvanları ve insanları groklama * Öğretinin sunumu ve 1. seviye içeriği için tıklayınız

Urban Shaman 2. seviye ilk atölyesi Ankarada
Duyuru , Eğitimler , Urban Shaman / 19 Şubat 2015

Sibel Atasoy ile ”Urban Shaman” Atölyesi Yaşambilim Akademisi’nde devam ediyor. 3 Seviyeden oluşan Urban Shaman Atölyesi 2. Seviye Tarih ve Saatleri: 7 Mart 2015 Cumartesi (10:00-18:00) 8 Mart 2015 Pazar (10:00 – 18:00) Urban Şaman Atölyesi Yaklaşık yirmi yıldan beri Dünyanın hem antik zamanları hem de şimdiki modern zamanlarında bilinçle ilgili yoğun bir seyahat yapmaktayım. Hatta bu somut ve soyut gezintim bazen buradan gelecek zaman gibi görünen başka boyutlara da çıkıyor ki bunları da bir çeşit bilimkurgu başlığında kayda alıyor ve makaleler ve kitaplar olarak paylaşıyorum. Bu uzun süreçte geçtiğim yerleri, görkemli bilinç yapılarını daha önceki birçok çalışmamda, eğitim ve paylaşım amaçlı programlarımda dilim döndüğünce anlattım, hepsini şu an burada tekrar zikretmekle vakit kaybetmeyeceğim; çünkü son bir yıldır üzerinde çalışmakta olduğum Hawaii şamanlığı zaten tüm önceki konuları kapsayan ve onlara yeni boyutlar katma becerisini gösteren ve belki de dünyanın bilinen en eski bilgelik ve sağaltım yolu olarak gönlümde taht kurdu. Peki, ben neden üç seviyede yapmayı planladığım bu atölyelere Hawaii ya da maceracı şamanın yolu değil de Urban şaman ismini uygun buldum? Urban kelimesi bildiğiniz gibi, şehirle/kentle ilgili bulunan her şey, hatta bazı çalışmacılar buna modern zamanlar ismini de uygun görüyorlar. Aslında zaman lineer bakışla ilerlermiş gibi görünse de zaten…

Urban Shaman Ankara haftamız geldi :)
Duyuru , Eğitimler , Urban Shaman / 04 Şubat 2015

Sibel Atasoy ile ”Urban Shaman” Atölyesi Yaşambilim Akademisi’nde başlıyor. 3 Seviyeden oluşan Urban Shaman Atölyesi 1. Seviye Tarih ve Saatleri: 7 Şubat 2015 Cumartesi (10:00-18:00) 8 Şubat 2015 Pazar (10:00 – 18:00) *Katılmak isteyen dostlarımızın Yaşambilim Akademisi’ni önceden arayıp rezervasyon yaptırmalarını rica ederiz. Detaylı Bilgi & Rezervasyon için: 0533 418 74 88 aksugulay@yasambilimakademisi.com https://www.facebook.com/events/856046121085321/?pnref=story

“Urban Shaman” Atölyesine Başlıyoruz

Sibel Atasoy ile ”Urban Shaman” Atölyesi Tuva Sanat Merkezi’nde başlıyor. 4 Seviyeden oluşan Urban Shaman Atölyesi 1. Seviye Tarih ve Saatleri: 17 Ocak Cumartesi (09:00-17:30) 18 Ocak Pazar (10:00 – 18:00) Pili kau, pili ho’oilo – Kuru sezonda ve yaş sezonda BİRLİKTE Hawaii atasözü Urban Şaman Atölyesi Yaklaşık yirmi yıldan beri Dünyanın hem antik zamanları hem de şimdiki modern zamanlarında bilinçle ilgili yoğun bir seyahat yapmaktayım. Hatta bu somut ve soyut gezintim bazen buradan gelecek zaman gibi görünen başka boyutlara da çıkıyor ki bunları da bir çeşit bilimkurgu başlığında kayda alıyor ve makaleler ve kitaplar olarak paylaşıyorum. Bu uzun süreçte geçtiğim yerleri, görkemli bilinç yapılarını daha önceki birçok çalışmamda, eğitim ve paylaşım amaçlı programlarımda dilim döndüğünce anlattım, hepsini şu an burada tekrar zikretmekle vakit kaybetmeyeceğim; çünkü son bir yıldır üzerinde çalışmakta olduğum Hawaii şamanlığı zaten tüm önceki konuları kapsayan ve onlara yeni boyutlar katma becerisini gösteren ve belki de dünyanın bilinen en eski bilgelik ve sağaltım yolu olarak gönlümde taht kurdu. Peki, ben neden üç seviyede yapmayı planladığım bu atölyelere Hawaii ya da maceracı şamanın yolu değil de Urban şaman ismini uygun buldum? Urban kelimesi bildiğiniz gibi, şehirle/kentle ilgili bulunan her şey, hatta bazı çalışmacılar buna modern zamanlar ismini de…

Yap-mama Uygulaması- 6.cı ders
Carlos Castaneda , Eğitimler / 31 Mayıs 2013

“Yap-mama çok basit ama çok zordur; sonra, görmeye anca, insanın yap-mama yöntemiyle dünyayı durdurmasından sonra erişilebilir.” “Tuhaftır şu gölgeler,” dedi birden.”Bir tanesi bizi izlemekte farkındaysan.” “Öyle bir şeyin farkında filan değilim ben,” diye yüksek sesle karşı çıktım.Don juan, ısrarla karşı çıkmama rağmen bedenimin izleyen varlığın farkına varmış olduğunu söyleyerek kendinden emin bir sesle bir gölge tarafından izlenmenin anormal bir yanı olmadığını söyleyerek beni sakinleştirmeye çalıştı. “Yanlızca bir erktir o,” dedi. “Bu dağlar onlarla doludur, geçen gece seni korkutan o varlıklar gibidir onlarda.” Tam önümüzde duran yüksekçe bir kayayı gösterdi. “Şu kayanın gölgesine bak,” dedi. “Gölgesi o kayadır, ama değildir de.Kayanın ne olduğunu anlamak için kayaya bakmak, yapmadır; ama onun gölgesine bakmak da, yap-mamadır.” “Gölgeler kapıya benzer, yap-mamanın kapıları.Örneğin bir bilgi adamı, gölgesine bakarak insanların en gizli duygularını bilebilir.” “Hareket eder mi gölgeler?” diye sordum. “Devindiklerini yada dünyanın çizgilerinin onların içinde gösterildiğini söyleyebiliriz.” “Ama gölgelerin içinden duygular nasıl çıkabilir ki, don juan?” “Gölgelerin salt gölge olduklarına inanmak yapmadır,” diye açıkladı don juan. “Aptalca bir inançtır bu.Şu şekilde düşün bide; dünyadaki her bişey göründüğünden çok daha fazlasını içerdiğine göre gölgelerde herhal birşeyler içermeli.Öyle ya, onları gölge kılan şey yalnızca bizim yapmamamızdır.” Kendisi o iki kayadan on metre kadar uzakta, yüzü batıya dönük,…

Ufuktaki Enerji Etkileşimi-5.ci ders
Carlos Castaneda , Eğitimler , esinti / 15 Mayıs 2013

Gerçek zihnin, yaşam boyu sürmüş bi uyuşukluktan uyanarak ortaya çıkıyor. “Sonsuzuk seni eline geçiriyor”  diye devam etti Don Juan, “bunu sana göstermek için kullandığı yolların başka hiç bir nedeni, amacı ya da değeri olamaz. Ancak senin yapman gereken, sonsuzluğun saldırıları için hazırlıklı olman. Muazzam büyüklükteki bi darbe için sürekli hazır tutmalısın kendini. Bu, büyücülerin aklı başında, sağduyulu biçimde sonsunsuzlukla yüz yüze gelme yoludur.” Bu olayın ardından Castaneda çok huzursuzluk duyar ancak her zamanki gibi kendini işlere gömerek bu tasadan kurtulmaya bakar. Bi gece yine yazdıklarıyla meşgulken aniden bir hal içine girer, bunun bi bayılma, ya da psikolojik bi nöbet olduğunu sanır ancak az sonra gözlerinin önüne muazzam bir narçiçeği leke gelir ve sonra okuyabildiği sözcükler halinde patlar. Çok hızlı devinmekte olduğundan bi çok detay aradan kaçar Castaneda için. Bu yaşadıklarının heyecanı içinde merakla Don Juan’a koşar her zamanki gibi ve olanları anlattığında; “Sonsuzluk ilk kez üzerine böyle çöküyor. Yııldırım çarpması gibiydi, melekelerini tümüyle ele geçirdi. İmgelerinin süratine gelince, onu ayarlamayı kendin öğrenmek zorundasın. Bazı büyücüler için bu yaşam boyu süren bir iştir. Ama şimdiden sonra enerji sana bi sinema perdesine yansıtılıyormuş gibi görünecek. Yansıtmayı anlayıp anlamaman başka bir konu. Doğru yorumu yapabilmek için deneyime gereksinmen var. Tavsiyem, çakingen davranmayıp hemen…

Yeryüzünün Son Savaşı-4.cü ders
Carlos Castaneda , Duyuru , Eğitimler / 29 Nisan 2013

“Yaşamının sonsuza kadar sürmeyeceğini biliyorsan ne diye bekliyorsun? Değişmek için nedir bu ikirciklenmen? Bana hak vermen yetmez, eyleme geçmelksin. Her şeyi göze al. Değiş! Sözünü ettiğim değişme asla azar azar olmaz; ansızın oluverir. Topyekün bir değişimi getirecek o ani olaya hazırlamıyorsun kendini. İnsanın yapmakta olduğu herhangi bir şeyin belki de bu yeryüzündeki son eylemi olabileceğini iyice bilerek eyleme geçmesinde benligini tutuşturucu yabansı bir mutluluk vardır. Bu ürkünç, gizemli dünyada senin süreklilik dediğin şeyin de bi anlamı yok. Demem şu; senin o sürekliliğin seni ne mutlu kılar ne güçlü.” BU DERS Don Juan’ın Castaneda’YA öğrettiği üzere inşa etmiş oldugu tuzağa bi tavşanın düşmesiyle eyleme dönüşür. Saatler geçmiştir ve acıkmışlardır, DJ ona tavşanı öldürmesini söyler. Tuzağın içinde çaresizce kendini oradan oraya çarpmakta olan beyaz güzelim tavşancığı yakalayıp elleriyle öldürmesi gerekmektedir Cc’nin.  Castaneda buna karşı çıkar, uzun süre asla yapamam diye diretirse de sonunda tavsanı öldürür ve DJnin talimatınca yaktıgı ateşte onu pişirir. “DJ, avımı kutsamam için tavşanın etinden, bir lokma olsa bile yemem gerektiğini söyledi. Kesinlikle olmaz dedim ama diretemedim. DJ, bizler o güçlerın elinde bir oyuncağız diye yapıştırdı, kendini önemsemeyi bırak da, sana sunulan armaganın hakkını ver. Tavşandan bi parça ağzıma attım, sıcaktı. DJ kulağıma eğilip fısildadı: Senin tuzağın, o tavşanın…

Bir Danışmandır Ölüm- Üçüncü ders
Carlos Castaneda , Eğitimler , esinti / 16 Nisan 2013

Don Juan, Castaneda’ya çömez olmadan önce, engellenme, gerginlik, düş kırıklığı anlarında gösterdiği en doğal tepkisini sorar. Kendi tepkisinin gazap olduğunu belirtir. Castaneda’da kendine acıma der. Don Juan kendine acıma her şeyine tanıklık etmiş,  sana danışmanlık edebilmek için her an hazır ve nazırmış. Oysa aynı biçimde, yanıbaşında duran kaçınılmaz sonunu hissetmeyi ve kendi ölümün düşüncesini her an hazır ve nazır kılabilirsin. Bir danışman olarak, kendine acıma ölüm ile karşılaştırıldığında bir hiçtir. “Burada ikimizden birinin değişmesi gerek, hem de çabuk. İkimizden birinin, ölümün bir avcı olduğunu, onun hep solumuzda bir yerde durduğunu öğrenmesi gerek, ölümüne danışması, yaşamlarını ölüm onları hiçbir zaman tıpışlamayacakmışcasına sürdüren insanların o acınası kepazeliğini bırakması gerek.” “Ölüm bizim en bilge danışmanımızdır. Her ne zaman işlerinin yolunda gitmediğini duyumsadığında, hemen ölümüne dön ve ona danış. Ölümün sana yanıldığını söyleyecektir  ; onun sana dokunuşu dışındahiçbir şeyin önemi olmadığını söyleyecektir sana. Ölümün sana diyecektir ki: Ben daha sana dokunmadım ki!” Not: A Thousand Words filmi, içsel sessizlik ve ölümün danışmanlığı konsepti üzerine bi komedi. Bence hedefine ulaşmıştır http://www.imdb.com/title/tt0763831/