Dataizm dini ve etme bulma dünyası
Blog , Felsefe ve Kuantum / 10 Ağustos 2017

“Yükselen en ilginç din, ne tanrılara ne de insana hürmet ediyor, sadece veriye tapıyor: Dataizm dini!” Diyor Harari Ve gördüğüm kadarıyla Terminatör filmindeki insanların durumuna yakın bir tedirginlik hatta ürküntü içerisinde. Bunu görmek benim için ilginç oldu! Konuyu bilirdim, gelmekte olan veri dinini görüyordum fakat henüz bunu kendi düşünce sistemim içine bariz biçimde yatırıp ifadesini almamıştım. Belki vakti gelmemişti, belki gözüme Harari’ye göründüğü açıdan görünmüyordu. Hatta belki de gizli gizli “etme bulma dünyası” diye hissediyordum. Neticede Sapiens tüm devri boyunca, diğer varlıklara dataizmin onlara yapacağı söylenen algoritmalara dönüştürme tavrını sergilemedi mi? Büyük balık küçüğü yutar, sindirir. Genelleme tanrısına taparak başka nereye varılabilirdi? Sapiens Doğayı öldürmekte hiç bir sakınca görmüyordu, Dataizm ise sapiensi öldürmüyor, yalnızca önemsizleştiriyor. Fakat bu önem kaybı egosu güçlü sapiens için ölümden beter değil mi? (İster istemez sinsi sinsi güldüğüm için özür dilerim) Dataizm konusunda henüz kelimelere dökmediğim, hatta haberim bile olmayan fikirlerim olduğunu hissediyorum. Belki zamanı gelmiştir. Görece-iz 🙂 * Biraz da Homo Deus’tan alıntı yapalım aklımızdayken: Dataizm insan deneyimine veri işleme mekanizmalarındaki işlevi üzerinden değer biçen katı bir işlevsel yaklaşım benimser. Dolayısıyla aynı işlevi yerine getirebilecek bir algoritma geliştirildiğinde insan deneyimi de önemini yitirir. Eğer taksi şoförleri ve doktorlarla yetinmeyip avukatların, şairlerin ve müzisyenlerin yerine de…

DEĞİŞİM sürekliliğin tek güvencesidir.
Blog , YENİ DÜNYA / 31 Temmuz 2017

Enerjideki öngörülemeyen değişimlerin efendisi Uranüs, 15 Mayıs 2018 itibariyle Boğa Burcu’na geçiyor. 7 Kasım 2018 – 6 Mart 2019 arasında retro etkisi nedeniyle tekrar Koç Burcu’na rücu etse de, Temmuz 2025’e kadar Boğa Burcu’nda kalıyor. Biz kalıcılığın GÜVENLİ olduğunu düşünürüz… Oysa DEĞİŞİM sürekliliğin tek güvencesidir. ”ÖNGÖRÜLEMEZLİK” her şeyi kontrol etmek ve kendi sınırlı algısı çerçevesinde sürdürmek isteyen insan zihni tarafından, tehlike gibi algılanır. Oysa, insanın kendi içinde, sahip olduğu yetenekler ve nitelikler hazinesinde de, şimdi öngöremediği nice güzellik vardır. BOĞA’ya giren URANÜS’ün bunları tetikleyip, ortaya dökmesi dileğiyle… Bu süreçte hangi konularda değişim yaşanabilir; Finans yönetimi için oluşturulmuş bakış açıları beklenmedik başarısızlıklara uğrayacağı için derinden sorgulanabilir ve yeni finans yönetim kuramları geliştirilebilir. Finansal risk, verimlilik gibi konularda, daha gelişkin kompüterize analiz araçları devreye girebilir. Verimli kaynaklara sahip bölgelerin kontrolü için askeri ya da finansal güç mücadeleri yaşanabilir. Daha önceki Uranüs Boğa sürecinde 2. Dünya Savaşı yaşanmıştı. Bu defa öyle yıkıcı ve uzun bir savaş olması gerekmez ama güç mücadeleleri yeni çağın yöntemleri ile yapılacaktır. Kapital birikimi ve finansal güç el değiştirebilir. Dünyayı kontrol eden ailelerin ve ülkelerin bazıları güç kaybedebilir ve yeni güç odakları oluşabilir. Dini ve sosyal değerler sorgulanabilir. Sistemi ayakta tutmak için kurumsal bir bakış açısı ile uygulanan ve…

Yeni Ay Karakteristiği
Blog , esinti / 03 Mayıs 2017

Yeni Ay Karakteristiği ve Hilal fazı Karakteristiği Siz hangi ay fazında doğdunuz? Dolunay Fazı için Tıklayınız Astrolog Öner Döşer’den alıntıdır, teşekkürlerimizle.

Son kitabımız Laniakea çıktı
Blog / 11 Mayıs 2016

Gelin gibi süzülerek beş aydır sessizce bekleyen kitabımız birden bire bugün çıkıverdi! Anayurt Lemurya üçlemesinin ilk kitabı LANİAKEA şu andan itibaren tüm internet kitapçılarında ve D&R’ larda satışı sunuldu. Okuyucuyla buluşmak için Hıdrellez gününü seçen (Bu konuda hiç bir dahlim olmadı) Laniakea’mızı anneler günü münasebetiyle kendi anneciğime ve tüm annelere armağan ediyorum. Bereketi bol ve açık olsun, keyif ve sevinç versin dilerim. İçinde hiç savaş olmayan bir Bilimkurgu (interstellar gibi) nasıl olur acaba diye merak edenler için bir öneridir Laniakea. Laniakea’nın hazırlık ve yazım sürecinde yaklaşık iki yıl boyunca, fikirleri, onay ve geri bildirimleri ile teknik ve manevi desteklerini esigemeyen tüm arkadaşlarıma ve özellikle çok yakınımdaki Rezzan, Hanife, Ahmet, Feryal,Berrin, Ayten ve Josu‘ya teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca beş aylık güzellik uykusunda bize coşku ve sevgiyle eşlik eden çarşamba sohbetleri katılımcılarına minnetarım. Özellikle gövdenin oluştuğu 2015 yazında çektiklerime şahit olmak durumunda kalan annem ve çınar ağacına kendimi affetireceğime söz veriyorum.  Aloha                                                   Ve işte Annem hediyesini inceliyor:) Yapısı itibariyle heyecanlı bir fantastik-Bilimkurgu olan Laniakea, içinden Lemurya bilgeliği olan Huna Bilgisini geçiriyor, yani urban shaman rüyası görüyor. Hayrolsun diyoruz

2016 Oscar’a adaylardan başladık- The Revenant

The Revenant’ı dün akşam izledik. Uzun filmler sınıfında olduğu ve karmaşık bir olay yapısı olmadığı için sıkılacağını veya sıkıldığını söyleyenler olsa da ben sıkılmadım. Her bir kare fotoğraf sanatı mantığında çekilmiş bir dönem filmi. Kızılderilileri ve beyazları kendi açılarından fazla da eleştirmeden değerlendirebileceğiniz, doğanın acımasız şartlarını hayatta kalma mücadelesini tek tek yaşayabileceğiniz gibi bir film çünkü tipik amerikan filmi gibi gürültü ve aksiyonla hipnoz edilmiyorsunuz. Nerdeyse tek başına seyretmişim gibi hissettim doluya yakın salonda. Ve resmen üç saate yakın sürede çıt çıkmadı salondan. Bu kadar sade bir konudan ne kadar çok sahnenin akılda kalması ise ilginç. Spoiler olmasın diye belirtmiyorum ancak ayı sahnesi ölünceye kadar aklımdan çıkmaz sanıyorum. O iptidai kaleden birden Tommiks, Rudy, kaptan Swing veya Çelik Bilek, Suzi ya da profesör çıkıverecek gibiydi! Hay bin kokmuş Oscar köftesi! Oscar alır mı, almaz mı onu bilemeyiz, şimdilik bahisler açıldı sadece 🙂 Ha bir de filmde “güzel kadın” yok! Hatta diCaprio bile çirkinleştirilebilmiş 🙂 Filmden resmen yorulmuş çıktık ve uzun bir uykuyla ancak kendime gelebilmişim,Film bizi içine aldı, dicaprio ile birlikte bizim de bedenimiz ruhumuz yo-ğ-ruldu. Filmde akılda kalan bazı sözler: ”İntikam tanrı’nın işidir. Bir diğeri de ”Fırtına çıktığında ağacın dallarına bakarsan ağacın her an yıkılacağı hissine kapılırsın, gövdesine bakarsan…

Biyolojik kaliplardan arinmak/Nirahara Samyama nedir?
Blog , Duyuru / 07 Şubat 2014

Hubbard’in  Dianetic kitabini yirmikusür yil önce okudugumda bi çesit şok yaşadigimi söyleyebilirim, bunca yildir unutmadigim bi oneriydi. Simdi Sri Nithyananda Swami’den ögrendigimiz yiyeceklerin en buyuk pattern tasiyici olduklarini ilk kez bu kitapta ve bilimsel arastirmalarla ogrenmistim, tabi yalniz yiyecekler degil kokularin da muazzam bi etkisi var, hem duygusal hem zihinsel kaliplarin yiyecekler ve kokularla hafizaya birlikte kaydedilmesi ve biz farkinda olmadan tum hayatimizi esir almasi durumu! O yiyecegi her yediginde veya o kokuyla eşlesen durumu her yasadiginda sebebini bilmeksizin ayni aci ya da haz kalibina girilmesi bi cesit lanet gibi cunku ne tip ne de baska iyilestirici yöntemlerin yakalayamayacagi şekilde bio memorimize saklanmis durumdalar! Bu sebeple bio memorinin temizlenmesini saglayan Nirahara Samyama prosesi öncelik verilmesi şart bir uygulama, 21 gün icin bir banyan agaci gibi hissetmek, yalnizca sivi beslenerek ve nefesimizle aldigimiz praya ile kendimizi her turlu dianetic etkisinden, acgözlülükten kurtarabilecegimiz kolay ve şahane bir sey. Agizin cignemeyi unutmasi ve çenenin ve agzin birdenbire boşlukta kalmasi bile ne buyuk bir fark yaratiyor denemeden bilemezsiniz. http://bfoodfree.org/nirahara-samyama/food-is-maya-you-dont-need-food-to-live/ Samyama çok kolay:  20 gün boyunca sadece sıvı tüketilecek. Buna tanesiz çorbalar da dahildir. Süt, ayran ve meyve suyu ana yiyecek oluyor, mide sağlamsa çay/bitki çayları, kahve olabilir, ben mikserden geçirerek muhtelif çorbalar ve hatta cacık…

Nirahara Samyama nedir, Nasil uygulanir?
Blog / 06 Şubat 2014

Http://bfoodfree.org/nirahara-samyama-process/nirahara-samyama-programs/ Nirahara Samyama nedir? Nasil uygulanir? Bildigimiz bilmedigimiz potansiyellere sahip zeki orjinal biyolojik varligimiza yedigimiz orjinal olmayan yiyeceklerle sınır koyduk ve hatta bir çok tamamlanmamislik duygu ve zihin kaliplari da bu yiyeceklerle kodlandi ve onlari her yiyisimizde biz farkinda olmadan yeniden canlanip devreye girmekteler. Bu kisir donguyu kirmak icin 21 gunluk nirahara samyama prosesini uygulamakla buyuk bir adim atabiliriz. Denedim ve sonuclarini biliyorum. Ilk uygulamada ki sanirim gectigimiz temmuz ayi idi, en dikkatimi çeken şeylerden biri, ekmek ve etin beslenme icinde olmayisinin muazzam etkisiydi ve ben bunu kendi anadolu kökümuzün buğday uygarligina dayanisi sebebiyle onbinlerce yildir bu yiyecegin üzerinde biriktirmis oldugumuz duygusal ve zihinsel kaliplardan özgürleşmenin derhal hissedilen bir fark yaratması idi. Introduction to Hunger Free Meditationwww.youtube.com İkinci kez Nirahara samyamaya basladigimin resmidir :   Gurular en zor temizlenen bolumumuzun biyolojik yapimiz oldugunda hemfikirler. Yani bildigimiz tum yontemlerle zihinsel ve duygusal dongulerimizi notrlesek dahi bio memoryde kalanlar hic bi sekilde anlam veremeyecegin bi karmasada ha bire yeniden uyaniyorlar ve sonra insan soyle diyor: “yahu ne oluyor bana, özetlemelerimi yaptim, bütunlendim, bombosum da simdi ne oluyor, yoksa kendimi mi kandirdim?” Bu da kendinden suphe paterni olarak derhal çökertici bi etki yapiyor, oysa olay tamamen farkli, dogru seyleri yaptik, her sey fevkalade gidiyor,…

Bu Kızgınlık Nerden Geliyor?
Blog / 05 Şubat 2014

Genç zen öğrencisi yamaoka tesshu ustadan ustaya gidip aydınlanmaya çalışıyormuş. bir gün zen üstadı dokuon’un yanına gelmiş. Bilgisini ve hünerini göstermek için konuşmaya başlamış:“akıl, buddha ve bütün diğer kutsal, ulu varlıklar aslında, gerçekte yoklar. Görülen şeylerin gerçek doğası boşluktur. Aslında kavrayış, yanılgı, sıradanlık yoktur. Alıp verilecek bir şey, gerçekte yoktur.onu sakince dinleyip piposunu içmekte olan dokuon bir şey dememiş. Birden kalkıp bambu piposuyla yamaoka’ya sertçe vurmuş. canı yanan genç öğrenci kızgınlıkla dokuon’a bakmış.“eğer gerçekte hiç bir şey yoksa” demiş dokuan, “bu kızgınlık nerden geldi?”

Bulaşıkları yıkamadan olmaz
Blog / 04 Şubat 2014

Bir zen öğrencisi zen üstadına gitmiş:“üstadım, çok çalışıp aydınlanmak istiyorum. ne yapmam gerekir aydınlanabilmem için? bana yol gösterin.”bunu duyan üstad öğrencisine sormuş:“yemeğini yedin mi?”“evet” demiş öğrenci.“o zaman git tabağını temizle ve bulaşıkları yıka.”